Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/8603 E., 2025/5758 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/8603 E., 2025/5758 K. (14.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8603
Karar No
2025/5758
Karar Tarihi
14.04.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/8603 E. , 2025/5758 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/314 E., 2024/525 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tatvan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2023/173 E., 2023/590 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. İlk Derece Mahkemesince davacılardan ... dışındaki diğer davacılardan ... için 112.735,02 TL, ... için 97.799,20 TL, ... için 67.236,07 TL, ... için 9.100,60 TL maddi tazminata hükmedilmiş; davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre davacı ... dışındaki anılan davacılar lehine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile HMK'nın 362. maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin anılan davacılara yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin davacı ...'a yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 20.09.2022 tarihinde davalı ... nezdinde trafik sigortalı araç sürücüsünün davacılar desteği ...'a çarpmak suretiyle ölümüne sebep olduğunu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde birinci derecede asli kusurlu olduğunu, davacılar desteğinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, desteğin ölümü sonucu geride anne ..., eş ... ve diğer davacı çocukların kaldığını, desteğin vefat tarihinde asgari ücret üzerinden gelir elde ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eş ... için 2.000,00 TL, oğul ... için 100,00 TL, kızı ... için 100,00 TL, oğul ... için 100,00 TL, oğul ... için 100,00 TL, anne ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000,00 TL cenaze defin giderinin 20.09.2022 kaza tarihinden itibaren, aksinin kabulü halinde ise sigorta şirketine başvuru tarihi olan 11.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta teminat limiti dahilinde davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 08.11.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini eş ... yönünden 712.129,11 TL'ye, anne ... yönünden 112.735,02 TL'ye, oğul ... yönünden 97.799,20 TL'ye, kızı ... yönünden 67.236,07 TL'ye, oğul ... yönünden 9.100,60 TL'ye artırmış ve cenaze defin gideri olarak 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun şekilde yapılmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, davacılar desteğinin asli kusurlu olduğunu, olay nedeniyle sigorta şirketinin sorumluluğunun varsa kusur ve ZMSS poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, destekten yoksunluk zararının oluşmadığını, ispat yükünün davacıya düştüğünü, davacılardan ...'ın kaza tarihi itibariyle destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı bulunmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,65 teknik faize göre yapılabileceğini, desteğin anne babasının hayatta olup olmadığının araştırılması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödeme olup olmadığı belirlenerek varsa ödemelerin tenzili gerektiğini, usulüne uygun şekilde temerrüte düşürülmeyen davalı yönünden kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığının 31.07.2023 tarihli kusur raporunun kaza tespit tutanağı ve ceza soruşturması kapsamında alınan rapor ile çelişmediği ve araç sürücüsünün %90, davacılar desteğinin ise %10 kusurlu olduğunun tespit edildiği, düzenlenen raporun olayın oluşuna ve dosya içeriğine uygun olduğu, yargılamada alınan kusur raporu kapsamında destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için düzenlenen aktüer bilirkişi raporunda ZMSS dikkate alınarak yapılan hesaplamalara itibar edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 712.129,11 TL, davacı ... için 112.735,02 TL, davacı ... için 97.799,20 TL, davacı ... için 67.236,07 TL, davacı ... için 9.100,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinin sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ve temerrüt tarihi olan 23.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacılara ödenmesine, 1.000,00 TL cenaze, defin, taziye gideri alacağının davalı ... şirketinin poliçe limiti dâhilinde temerrüt tarihi olan 23.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, kusura ve hesaba dair oluşa, usul ve yasaya uygun, denetime açık, bilimsel verilere dayalı raporların mahkemece benimsenmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan kusur oranının hatalı olduğunu, her ne kadar ceza dosyasında da sigortalı araç sürücüsünün asli, desteğin tali kusurlu olduğu yönünde bir değerlendirme var ise de bu hususta mübayenetin giderilmediğini, zira her iki değerlendirmenin aynı kurum tarafından yapıldığını, bu nedenle İTÜ veya KGM Fen Heyetinden rapor alınması taleplerinin dikkate alınmadığını, hesaplama yapılırken esas alınan iskonto yönteminin hatalı olduğunu, davacı ...'nın kaza tarihinde 22 yaşında olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı bulunmadığını, cenaze ve defin giderleri yansıma bir zarar olup davalıya yükletilemeyeceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 20.09.2022 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze defin gideri talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin değerlendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle ceza mahkemesince alınan kusur raporu ile eldeki yargılamada alınan kusur raporunun birbiriyle örtüşmesine, eldeki yargılamada alınan kusur raporunun kaza anına ilişkin kamera görüntüleri de incelenerek düzenlenmesine göre başkaca kusur raporu alınmamasında bir isabetsizlik görülmemesine, hükme esas alınan aktüer raporda hesaplama yönteminin yerinde olmasına göre usul ve yasaya uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalının davacılardan ... dışındaki davacılara yönelik temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalının davacı ...'a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f1a5992f8fc91d54 3ebb9bcd9cc53afa

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı