4. Hukuk Dairesi 2024/6515 E. , 2025/10240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/741 E., 2024/309 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 20.04.2013 tarihinde, davalılardan ...'in sürücüsü, ...'in işleteni olduğu, ... Sigorta AŞ'ye trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacıların murisi yaya ...'a çarpması sonucunda meydana gelen kazada murisin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 1.000,00 TL cenaze ve defin giderleri olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın sürücü ve işleten yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacılara verilmesine, davacı eş için 75.000,00 TL, her 3 çocuk için 25.000,00’er TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sürücü ve işletenden tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 04.11.2014 tarihli dilekçesiyle davalı ... şirketince maddi zararın karşılandığını belirterek maddi tazminat yönünden davadan feragat etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; varılan mutabakat uyarınca 19.09.2013 tarihinde 23.968,00 TL, 23.09.2013 tarihinde 3.063,00 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili ve davalı ... vekili cevap dilekçelerinde; özel halk otobüs sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.03.2015 tarihli ve 2013/282 Esas, 2015/221 Karar sayılı kararı ile davadan önce ödeme yapılması nedeniyle maddi tazminat davasının reddine, davacılar murisinin %80 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin 19.03.2015 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.04.2018 tarihli ve 2015/8987 Esas, 2018/3693 Karar sayılı ilamıyla; davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, tarafların kusur durumu dikkate alındığında kararda yazılı gerekçelerle davacılar için manevi tazminat taleplerinin tümden reddinin doğru olmadığı, hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 30.10.2019 tarihli ve 2018/810 Esas, 2019/826 Karar sayılı kararıyla bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı eş ... için 10.000,00 TL, davacı çocuklar ..., ..., ...'in her biri için 3.500,00'er TL olmak üzere toplam 20.500,00 TL manevi tazminatın 20.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin 30.10.2019 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 31.10.2022 tarihli ve 2021/16589 Esas, 2022/13345 Karar sayılı ilamıyla; davalı ...'in temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine, davalı ...'in tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, bozma ilamında, maddi tazminata ilişkin davacıların temyiz itirazları reddedilmiş olup bozma üzerine kurulan hükümde maddi tazminata ilişkin daha önce verilen hüküm kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken bozma öncesi verilen hükmün yeniden kurulması ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, bozmadan önceki ilk kararda davacıların manevi tazminat istemlerinin reddi ile davalı taraf yararına tek vekalet ücretine hükmedilerek kararın bu yönden davalılarca temyize konu edilmediği ve ilk karardaki vekalet ücreti belirleme şekli bakımından davacılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, bozma sonrası verilen ikinci kararda ise müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunan davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedildiği görülmekle davalılar ... ve ... her ne kadar kendilerini ayrı vekillerle temsil ettirmişler ise de ret sebebi ortak olan ve işleten ve sürücü olarak müştereken ve müteselsil sorumlulukları bulunan davalılar yararına tüm davacılar yönünden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, zarara neden olan araç ticari amaçla kullanılan özel halk otobüsü olup araç ruhsatında kullanım amacının ticari olduğu, bu nedenle faiz türü olarak avans faizine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün davacılar yararına bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında belirtilen kararı ile bozmaya uyularak maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL, çocuklar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 3.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, kazada davacıların eş ve babalarını kaybettiğini, hükmedilen tutarların alım gücü yönünden hakkaniyetle bağdaşmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 20.04.2013 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olan aracın davacılar desteği yayaya çarpması sonucu ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacıların manevi tazminat tutarına ilişkin temyiz itirazının kesinleşen yöne ilişkin olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 44944cff79e4e485 5c26ef3870bdb597