Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/519 E., 2025/6743 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/519 E., 2025/6743 K. (28.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/519
Karar No
2025/6743
Karar Tarihi
28.04.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/519 E. , 2025/6743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/620 D.İş- 2023/654 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-46272 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/208383 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda 30.06.2021 tarihinde yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 281.889,87 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun ZMSS poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kusur durumunun tespiti için rapor alınması gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile 281.889,87 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış olmasına, tazminat hesabının progresif rant yöntemi kullanılarak yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına göre davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması suretiyle meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı tazminatı istemine ilişkindir 1- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 04.08.2023 tarihli raporda, davacının davaya konu kaza sonrası ilk tedavisinin yapıldığı ... Devlet Hastanesince düzenlenen bilgi ve belgeler denetime elverişli bir şekilde değerlendirilmeden ve irdelenmeden maluliyet değerlendirilmesi yapılmış ve hakem heyetince bu rapora itibar edilerek hüküm tesisi doğru olmamıştır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle en yakın Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2-Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı sigortalı aracın sürücüsü otel otoparkından yola katılmak istediğinde, kendi aracının sol ön köşe kısmına, davacının sevk ve idaresindeki motosikleti ile çarpması suretiyle gerçekleşen kazada davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 57/1-a maddesinde kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkân vermek zorundadırlar kuralını ihlal ettiği, davacının ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesinde düzenlenen hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak kuralını ihlal ettiğinin ifade edildiği görülmüştür. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, çift taraflı işbu kazaya ilişkin olarak kusur raporu alınmış ve alınan bilirkişi raporunda; davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-b hükmünü ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kaza öncesinde 17 metre fren izine rağmen duramamış olması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu ifade edilmiş ve hakem heyetince bu kusur oranları esas alınarak karar verilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan kusur raporunda; davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya sigortalanan aracın çarpışma noktaları ve davalı tarafından sigortalanan aracın yola katılımının hangi aşamada olduğu irdelenmeden kusur tespiti yapılmış olup kusur raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin var olması halinde ceza dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3--Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, çift taraflı trafik kazasında davacının motosiklet sürücüsü olduğu, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün geçiş hakkını vermeme, davacının ise hız azaltmama nedeniyle kusurlu olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporunda da aynı nedenlerle davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 75, davacının ise % 25 oranında kusurlu olduğu, bu haliyle kaza tespit tutanağı ve kusur raporunun uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda yeniden kusur raporu alınmasına gerek yoktur. Ayrıca, 30.06.2021 tarihli kaza nedeniyle ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca 04.08.2022 tarihinde düzenlenen ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı, bizzat muayene edildiği ve 5 adli tıp uzmanı, 1 romatoloji ve 1 ortopedi uzmanının bulunduğu heyetten alınan raporun da mevzuata ve usule uygun olduğu, incelenen tıbbi belgeler başlığı altında "... Devlet Hastanesine ait 30.06.2021 tarihli genel adli muayene raporu ve 30.06.2021 - 02.07.2021 tarihleri arasını kapsayan epikriz ve görüntüleme raporları" ifadesine yer verildiği, yeniden maluliyet raporu alınmasına da gerek bulunmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (1) ve (2) numaralı bentlerdeki bozma gerekçesine katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 983cd877d269045b 7c6e23c0e1088e8a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı