4. Hukuk Dairesi 2024/4584 E. , 2025/9015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/378 E., 2024/15 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize gelen davacının adli yardım talebinin mahkemece 02.03.2017 tarihli ara kararıyla kabul edilmiş olduğu ve adli yardımın HMK'nın 335/3. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine kadar devam ettiği görülmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; 16.03.2009 tarihinde davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın neden olduğu çift taraflı trafik kazasında ağır şekilde yaralandığını, yaralanma sebebiyle 90 gün çalışamadığını, kazada davalı yanın tam kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle ruh sağlığının bozulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 25.08.2014 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat istemini toplam 83.020,20 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP Davalı şirket vekili; müvekkilinin davadan ilk olarak adli tıp raporunun tebliği sonucu haberdar olduğunu, müvekkili şirkete gönderilen dava dilekçesi ve duruşma günü tebligatının 05.06.2009 tarihinde çalışan ...'e yapıldığını, bu kişinin şirketin çalışanı olup yetkili kişi olmadığını, müvekkili şirketin tek yetkilisinin ... olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket hakkında cevap verme süresinin yeni başladığını, davanın haksız fiilin işlendiği veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi olan Küçükcekmece Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılması gerektiğini, müvekkilinin olayda kusursuz olduğunu, maluliyet oranını kabul etmediklerini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiş; 14.11.2014 tarihli duruşmada alınan beyanında raporları kabul etmediğini, kaza sırasında davalı şirkette çalıştığını, daha sonra ayrıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.02.2022 tarihli ve 2021/408 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verildiği belirtilerek davacının maddi tazminat istemi yönünden 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden, 58.114,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat davası yönünden evvelce verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 10.02.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 17.10.2022 tarihli ve 2022/9632 Esas, 2022/12276 Karar sayılı ilamıyla; davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, mahkemece bozma ilamına uyulmakla birlikte bozma ilamının gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, davacının dava dilekçesinde 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, 25.08.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 83.020,00 TL'ye yükselttiği, bozmamızda ıslah dilekçesiyle talep edilen miktar üzerinden davacı yanın %30 kusuru oranında indirim yapılarak hüküm kurulması gereğine değinildiği, mahkemece ise bozmadan sonra 83.020,00 TL maddi tazminattan %30 oranında kusur indirimi yapıldığında belirlenen tutar 58.114,00 TL olmasına karşın hesap hatası yapılarak davalı aleyhine olacak şekilde toplam 59.114,00 TL maddi tazminatın ve bu yanlış miktar üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı; mahkemece, hüküm altına alınması gereken maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan karar harcından, peşin alınan harç ve ıslah harcının mahsubu ile bakiye kısmının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bakiye karar harcının bir kısmından davacı yan sorumlu tutularak davacıdan tahsiline şeklinde karar verilmesinin de doğru olmadığı, davacının dava dilekçesinde 10.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunduğu, mahkemece manevi tazminat istemi kısmen kabul edilerek 7.000,00 TL manevi tazminatın davalardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, ancak kendisini vekille temsil ettiren davalı şirket lehine reddedilen manevi tazminat yönünden AAÜT'nin 13... . maddelerine uygun şekilde vekalet ücreti takdir edilmemesi nedeniyle kararın bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozmaya uyularak bu kez de davalı şirket lehine 450,00 TL vekalet ücreti takdir edildiği, bu durumda mahkemece, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 13/2. maddesi uyarınca davalı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, maktu ücretin altında kalmayacak şekilde ve reddedilen manevi tazminat miktarını da geçemeyeceği gözetilerek takdir edilmesi gerekirken, davalı şirket aleyhine olacak şekilde eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre, bozma sonrası yargılama gideri yapılabileceği de gözetilerek, davalı şirket vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda kusur indirimi yapılmak suretiyle maddi tazminat talebi yönünden 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren, 57.114,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebi yönünden 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ve resen tespit edilecek nedenlerle bozulması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 16.03.2009 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, davacının sevk ve idaresindeki araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacının adli yardım talebi mahkemenin 02.03.2017 tarihli kararıyla kabul edilmiş ise de HMK'nın 339. maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından temyiz harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 44bd8e5c45b89941 cb8201c43ba8c65f