4. Hukuk Dairesi 2024/4474 E. , 2025/5756 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3528 E., 2023/1553 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 05.10.2022 SAYISI : 2022/1147 E., 2022/1384 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların daha evvel ... Tarım Otomotiv Tic. Ltd. Şirketinin üç ortağı olduğunu, bu şirketin ... traktör markasının Tükiye Satış Distribitörlüğünü aldığını, bu markaya ait 9 adet traktörün davalılardan ....'ın, ... ... Tic. Ltd. Şirketinin sahibi ve yetkili müdürü davalı ... ile anlaşmak suretiyle ... Tarım Ltd. Şti. unvanını sahte kaşe ile ve bu sahte kaşe üstüne de davalı ... 'ın imza atmak suretiyle 14.08.2013 tarihinde ... seri nolu irsaliyeli faturayla satışı yapılmış gibi hileli dolandırıcılık işlemi yapılarak bu firmaya verildiğini, ....'ın traktörleri de aynı tarihte davalı şirkete ve şirketin yetkilisi ...'e teslim ettiğini, davacıların ... Tarım Ltd. Şirketindeki hisselerini ... Noterliğince düzenlenen 03.12.2014 tarih ve .... yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile ...'a devrettiklerini ve bu devirden önceki şirket alacaklarının devredenlere ait olduğunun düzenlendiğini, ancak davacıların bu zararının karşılanmadığını, adı geçen davalı gerçek kişiler hakkında Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/7095 sayılı soruşturma dosyasında şikayetçi olduklarını ve fazlaya dair maddi zarar ile manevi tazminat haklarını saklı tuttuklarını belirterek sahte satış faturasıyla satılan traktörlerin bedeli olan 740.880,00 TL'nin sahtecilik tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle bilikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ticaret mahkemesinin davada görevli olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, davaya konu satış işleminin dava evvel Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/517 esas sayılı dosyasında yargılamaya konu olduğunu, davacı ... Tarım Ltd. Şirketinin davadan feragati sonucu davanın reddine karar verildiğini, bu davanın davalısının ise ... ... Ltd. Şti. olduğunu, huzurdaki davayla ilgili kesin hüküm bulunduğundan davanın usulden de reddi gerektiğini, davacıların huzurdaki davada taraf sıfatı bulunmadığını, davaya konu satış işleminin davalı ... ... Ltd. Şti. ile dava dışı ... Tarım Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişki münasebetiyle yapıldığını, işlemin yapıldığı 14.03.2013 tarihinde davacılardan ... ve ... ...'ın şirket ortağı olup 03.12.2014 tarihli pay devir sözleşmesiyle şirket paylarının tamamının ...'a devredildiğini, şirketin tüm hak ve alacaklarının anılan dava dışı ...'a intikal ettiğini, intikal işlemi neticesinde davacıların şirketle herhangi bir irtibatı kalmadığından şirketin hak ve alacaklarına ilişkin dava ve talep haklarının bulunmadığını, kaldı ki dava konusu satış işleminin tarafların ticari ilişkisi çerçevesinde yapıldığını ve davalı müvekkillerinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle taraf sıfatı yokluğundan reddi gerektiğini, keşide edilen 14.08.2013 tarihli irsaliyeli faturayla 9 adet muhtelif evsaflı traktörün müvekkiline satılarak fiilen teslim edildiğini, faturanın davalı ... tarafından sahte imza ile düzenlendiği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davalıya gönderilen faturaya göre satış bedeli 740.880,00 TL olup bu bedelin davalı ... ... Şirketi tarafından taraflar arasındaki barter sözleşmesi kapsamında ... nolu 23.08.2013 tarihli ve 372.283 USD tutarlı barter çekiyle ödendiğini, 23.08.2013 tarihli protokol ile tarafların karşılıklı edimlerinin yerine getirildiğini ve bu süreçte araçlarda ortaya çıkacak herhangi bir arızadan ... Tarım ile davacılar tarafından vekil tayin edilen ...'ın sorumlu olacağının kayıt altına alındığını, araçların dava dışı ... Tarım şirketinden davalı şirkete intikalinin yasa ve ticari teamüllere uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin de edimini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davacıların dava dışı ... Tarım şirketiyle pay devri ve alacak ilişkileriyle ilgili olarak anılan şirketin şimdiki yönetimi ile anlaşmazlığa düştüğünü ve iç ilişki kapsamında uğradığı zararları davalılardan tahsil etmek amacıyla kötüniyetli olarak eldeki haksız davayı ikame ettiğini belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2018/1298 Esas, 2019/881 Karar sayılı ve 25.12.2019 tarihli kararıyla dava açma ehliyetinin ... Tarım Şirketine ait olduğu, davacıların aktif husumetinin bulunmadığı, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/517 Esas sayılı dosyasında işbu davaya konu zararla ilgili ... Şirketi tarafından dava açıldığı ve davadan feragat edildiği dikkate alındığında işbu davada da davalı olan ... ... Şirketi yönünden de kesin hüküm nedeniyle dava şartı eksikliği bulunduğu, traktör satışının 14.08.2013 tarihinde gerçekleştiği, ceza zamanaşımı süresinin uygulanması için cezayı gerektiren bir fiilin varlığının yeterli olduğu, fakat dava konusu satış işleminin dolandırıcılık suçunun unsurlarını oluşturmadığı kanaatine varıldığından davada uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması olanağı bulunmadığı, davacıların Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/517 Esas sayılı dava dosyas��nda satış işlemini öğrendiği ve 12.11.2015 tarihinde temyiz başvurusunda bulundukları, davacıların dava konusu satış işlemini 12.11.2015 tarihinde öğrendikleri dikkate alındığında işbu davanın açıldığı 20.07.2018 tarihinde 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF A. Birinci Kaldırma Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinin 2020/1934 Esas, 2020/1234 Karar sayılı ve 04.12.2020 tarihli kararı ile davanın dava şartı yokluğundan mı husumetten mi zamanaşımından mı reddedildiğini belirsiz bırakacak şekilde hükmü fıkrası oluşturulduğu, somut olayda hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir gerekçe ve hüküm bulunmadığı, mahkeme hükmünün infazda tereddüt yaratacak nitelikte olup HMK'nın 297. maddesinde düzenlenen şartları taşımadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a.6 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve dosyanın davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacıların istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesince Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 2021/9 Esas, 2021/180 Karar sayılı ve 24.02.2021 tarihli kararıyla dava konusunda dava açma ehliyetinin ... Tarım Şirketine ait olduğu, davacıların aktif husumetinin bulunmadığı, davalı ... ... Şirketi yönünden de kesin hüküm nedeniyle dava şartı eksikliği bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. İkinci Kaldırma Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/1992 Esas, 2022/199 Karar sayılı ve 10.02.2022 tarihli kararıyla 04.12.2020 tarihli kaldırma kararının gereğinin yerine getirilmediği, mahkemece biri aşılıp çözüme kavuşturulmadan diğeri değerlendirilemeyecek olan yahut biri hakkında hüküm kurulmakla diğerinin tartışılmasına gerek bulunmayan usul hukukuna ve maddi hukuka ilişkin nedenlerin gerekçede birlikte tartışıldığı, davanın dava şartı yokluğundan mı taraf sıfatı yokluğundan mı reddedildiğini belirsiz bırakacak şekilde hüküm fıkrası oluşturulduğu, yine HMK'nın 297.madesine uygun hukuki ve maddi vaka denetimine elverişli bir gerekçe ve hüküm fıkrası oluşturulmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, kararın kaldırılma nedenine göre davalılar vekilinin istinaf isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. D. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesince Verilen Üçüncü Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/517 Esas sayılı dosyasında işbu dava konusu zararla ilgili ... Tarım Şirketi tarafından dava açıldığı ve davadan feragat edildiği, ancak söz konusu davanın tarafları eldeki davadaki taraflardan farklı olup kesin hükme ilişkin dava şartı yokluğundan bahsetmenin mümkün olmadığı, ayrıca 03.12.2014 tarihinde noterde düzenlenen pay devir sözleşmesine göre şirketin sözleşme tarihine kadar olan alacaklarının devredenlere ait olacağının düzenlendiği, dava konusu uyuşmazlığın temelini oluşturan traktörlerin satışının gerçekleştiği tarih dikkate alındığında davacıların pay devri öncesinde doğan bu alacağa ilişkin taraf sıfatının bulunduğu, dava konusu traktörlerin satışının 14.08.2013 tarihinde gerçekleştiği, ceza zamanaşımı süresinin uygulanması için kamu davasının açılmış olması veya mahkumiyet kararı verilmiş olmasının aranmadığı, cezayı gerektiren fiilin varlığının yeterli olduğu, ancak dava konusu satış işleminin dolandırıcılık suçunun unsurlarını oluşturmadığı ve davada uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanma olanağı bulunmadığı, davacıların Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/517 Esas sayılı dosyasında haksız eylem olarak iddia ettikleri satış işlemini öğrendiği ve 12.11.2015 tarihinde temyiz başvurusunda bulundukları, davacıların dava konusu satış işlemini 12.11.2015 tarihinde öğrendikleri dikkate alındığında işbu davanın da 20.07.2018 tarihinde açıldığı gözetildiğinde 2 yıllık zamanaşımı süresinde davanın açılmadığı, davalılar vekilinin de süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. E. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın çözümü için öncelikle Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde feragat ile sonuçlanan davanın eldeki davada kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesi, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasına ilişkin dava şartının bulunduğunun tespiti halinde ise davacıların işbu davayı açmakta aktif husumetlerinin bulunup bulunmadığının irdelenmesi, aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun belirlenmesi halinde ise maddi hukuka ilişkin iddia ve savunmaların değerlendirilmesi, buna göre evvela davada zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının irdelenmesi gerektiği, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/517 Esas sayıl dosyası incelendiğinde; dava konusunun, eldeki davaya da konu edilen 9 adet traktöre ilişkin olduğu; ... Tarım şirketini temsilen yetkilisi ... tarafından verilen vekâlete dayalı olarak davacı ... Tarım Şirketi vekili tarafından 29.05.2015 tarihinde, davalı ... ... şirketi aleyhine açılan davada 9 adet traktörün ... Tarım şirketi tarafından ... ... şirketine satımına ilişkin irsaliye faturasında yer alan imzanın ... Tarım şirketi yetkilisine ait olmadığı, traktörlerin devri nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edilerek, traktörlerin iadesi bunun mümkün olmaması hâlinde de bedeli olan 740.880,00 TL'nin işleyecek faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, ... Tarım şirketi vekilinin bilahare 20.07.2015 tarihinde davadan feragat ettiği, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.09.2015 tarih ve 2015/517 esas, 2015/605 karar sayılı kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği; karara karşı eldeki davanın davacıları olan ..., ... ve ... adına Av.... tarafından ve davacı şirket vekili olduğunu söyleyen Av. ... tarafından ayrı ayrı temyiz yoluna başvurulmuş ise de temyiz istemlerinin, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 13.06.2016 tarih ve 2015/17888 esas, 2016/10525 karar sayılı kararı ile; ... Tarım şirketi adına Av. ...'e vekâlet veren ... ...'ın dava tarihi itibarıyla şirkeki temsil yetkisinin sona ermiş olduğu, vekâletnamenin geçersiz olduğu; dava konusu alacağı temlik aldıklarını iddia eden ... ..., ... ... ve ...'ın davada taraf sıfatlarının bulunmadığı gerekçesi ile reddedildiği, temyiz isteminin reddine dair karara karşı yaptıkları karar düzeltme başvurularının da Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 02.04.2018 tarih ve 2016/16499 esas, 2018/1681 karar sayılı kararı ile reddedildiğinin anlaşıldığı, eldeki davanın davacılarının Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/517 Esas sayılı dosyasında taraf olmadıkları, buna göre Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.09.2015 tarih ve 2015/517 esas, 2015/605 karar sayılı kararının eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiğinin söylenemeyeceği, mahkemenin bu hususa yönelik değerlendirmesinin yerinde olduğu, davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesine gelince; davacıların, işbu eldeki davayı açarken aktif husumetlerinin varlığını, ... Tarım şirketindeki hisselerinin ...'a devrine ilişkin noter huzurunda yapılan 03.12.2014 tarihli hisse devri sözleşmesinde yer alan, "şirketin devir tarihine kadar olan alacaklarının devredenlere ait olacağı" hükmüne dayandırdıkları, her ne kadar Mahkemece, "03.12.2014 tarihinde noterde düzenlenen pay devir sözleşmesi ile şirketin sözleşme tarihine kadar olan alacaklarının devredenlere ait olacağının düzenlendiği, dava konusu traktör satışına ilişkin işlemin tarihi nazara alındığında, dava konusu alacağın pay devri sözleşmesinden önce doğduğu" gerekçesi ile davacıların taraf sıfatlarının bulunduğu kabul edilmiş ise de; davacıların ... Tarım şirketindeki hisselerinin dava dışı ...'a devrine ilişkin, devredenler ..., ... ve ... ile devralan ... arasında 03.12.2014 tarihinde noter huzurunda imzalanan "Limited Şirket Pay Devri Sözlemesi"nde yer alan, "şirketin devir tarihine kadar olan alacaklarının tamamının devreden taraf ait olduğuna" ilişkin düzenlemenin, devir sözleşmesinin tarafları arasında hüküm ifade edeceği, ... Tarım şirketinin üçüncü kişilerden olan hak ve alacak talepleri için davacılara hak bahşetmeyeceği, takip yetkisi vermeyeceği, dolayısıyla 20.07.2018 tarihinde açılan eldeki davada davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı, hâl böyle olunca, mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle ret kararı verilmesi usûl ve yasaya aykırı olup, davacıların istinaf başvurusunun, kamu düzenine ilişkin açıklanan bu nedenle yerinde görüldüğü gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; huzurdaki davada aktif husumet ehliyetlerinin bulunduğunu, hisse devri sözleşmesinde şirketin bazı alacaklarının devrin dışında tutularak temlik niyetiyle hareket edildiğini, hisse devir sözleşmesinin bir nevi alacağın temliki şeklinde yapıldığını, bir kısım alacağın takip yetkisinin davacılarda bırakıldığını, alacağın temlikinde borçlunun rızasının aranmayacağını, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından devir sözleşmesindeki düzenlemenin devir sözleşmesinin tarafları arasında hüküm ifade edeceği ve üçüncü kişileri bağlamayacağı şeklindeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, davalıların yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermemesine karşın süre uzatım dilekçesinin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle cevap dilekçesinin verilmemiş sayılmasına şeklinde ara kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilmesinin hatalı olduğunu, davalıların haksız şekilde zenginleştiklerini ve teslim aldıkları traktörlerin ödemesini yapmadıklarını, ödeme yapıldığına dair delil sunulmadığını, eldeki davada davalıların birlikte hareket etmeye devam ettiğini ve aynı vekilden hukuki yardım alındığını, davacıların zararının halen giderilmediğini, çekle yapılan ödemenin davacılara yapılmadığını, ...'a ödeme yapıldığı ileri sürülmekte ise de anılan kişinin traktörlerin satışı ve ödeme alma yetkisinin bulunmadığını, bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmadığını, davalı firmanın ticari defterlerinin incelenmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıların dava dışı ...Tarım Limited Şirketindeki hisselerinin dava dışı ...'a devrine ilişkin 03.12.2014 tarihli noterde düzenlenen limited şirket pay devri sözleşmesinde yer alan, şirketin devir tarihine kadar olan alacaklarının devreden tarafa ait olacağına ilişkin düzenleme uyarınca davalılar aleyhine haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemiyle açtıkları davada anılan düzenleme uyarınca davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 03.12.2014 tarihli Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinde yer alan ve devir tarihine kadar olan şirket alacaklarının devredenlere ait olacağına ilişkin düzenlemenin üçüncü kişilere karşı değil devir sözleşmesinin devralan tarafına karşı ileri sürülebilecek olmasına, davacı yanın aktif dava ehliyeti bulunmayıp sözleşmede yer alan bu düzenlemenin TTK'nın 595. maddesi ve diğer ilgili mevzuat kapsamında geçerli olup olmadığı hususunun da eldeki davada incelenemeyecek olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fbc0ef6d76805395 eced9284ac23334b