Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3926 E., 2025/3723 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3926 E., 2025/3723 K. (03.05.2025) – 6100 sayılı HMK

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3926
Karar No
2025/3723
Karar Tarihi
03.05.2025
Konu
6100 sayılı HMK

4. Hukuk Dairesi 2024/3926 E. , 2025/3723 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/976 E- 2023/379 K Mahkeme kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; .... Bankası A.Ş. ile dava dışı ..... San. ve Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan kredi sözleşmesi olduğunu, davalı ...'in bu sözleşmede müştereken ve müteselsilen kefil sıfatının bulunduğunu, müvekkil tarafından banka alacaklarının temlik alınarak davada davacı sıfatını aldığını, davalı ... aleyhine Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2011/1737 E sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, adına kayıtlı gayrımenkuldeki hissesini erkek kardeşi olan diğer davalıya onun da yine kardeşi olan diğer davalıya mal kaçırma saiki ile devrettiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... Yüksel vekili davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 16.06.2016 tarihli ve 2015/263 E, 2016/319 K sayılı kararı ile "aciz vesikası yokluğundan " davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 08.05.2019 tarih, 2016718937 Esas ve 2019/5755 Karar sayılı ilamı ile; "Davacı alacaklı tarafından, temyiz aşamasında 25.08.2016 tarihinde borçlu adresinde haciz yapıldığı ve dairede borçlu ...'in ikamet ettiğini beyan ettiği, haciz tutanağını sunmuş olup, bu belge İİK'nun 105. madde niteliğinde olan aciz belgesi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Bu halde, ön koşul eksikliğinin giderildiğinin kabulü ile davanın esasına girilerek İİK'nun 277-279 ve 280 koşullarının tartışılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 17.10.2023 tarih, 2019/976 E., 2023/379 K sayılı uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde; "taşınmazı devralan davalılar ... ve ... ile davalı-kefil ...'in kardeş oldukları, haliyle satıcının kastını bilebilecek durumda bulunduğu, resmi akitte gösterilen bedeller ile mahkememizce yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuyla belirlenen değerler arasında fahiş fark olduğu, resmi akitte bedelin düşük gösterilmesi tek başına muvazaanın kanıtı olarak değerlendirilemez ise de toplanan diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde muvazaanın kanıtına yardımcı olabileceği, davalı ... tarafından diğer davalı-borçlu ...'ya satış bedelinin ödendiği hususunda herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, davalı ... tarafından da davalı ...'e satış bedelinin ödendiği hususunda herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, davalılar ... ve ...'nin taşınmaz hissesini satın alma gücü bulunduğu hususunda ve satış işleminin gerçek olduğu hususunda da dosyaya yansıyan bir bilgi ve belgenin davalılar tarafından ibraz edilmediği, tüm bu nedenlerle toplanan deliller kapsamında davanın kabulüne; Ankara ili, .... İlçesi, ... Mah. 6775 ada, 30 parsel, 56/1228 arsa paylı, zemin kat 4 no'lu bağımsız bölüm sayılı taşınmaza yönelik Ankara 25. İcra müdürlüğünün 2011/1737 Esas sayılı icra takibi yönünden asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla tasarrufun iptali ile bilgisi verilen taşınmaz için davacı tarafa cebri icra ve satış yetkisi verilmesine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; borç ödemeden aciz vesikasının dosyaya sunulmadığını, davalı borçlu adına miras yolu ile intikal eden gayrımenkul bulunduğunu, davacının taraf sıfatı bulunmadığını, dava konusu taşınmazın mal kaçırma sebebi ile değil aile içi vefa duygusu ile yapıldığını, Anayasa Mahkemesince kardeşler arasında yapılan tasarrufların iptale tabi bulunmadığının karara bağlandığını beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hisse oranında kabule karar verilmesi gerekirken tam kabule karar verilmesinin doğru olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Değerlendirme 1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, toplanan delillere, dosyaya ibraz edilen 25.08.2016 tarihli haciz tutanağının geçici aciz vesikası hükmünde olmasına, İİK madde 280/1 maddesine göre davalı ... ve davalı ...'ın davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun anlaşılmış olmasına göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Dosya içerisinde yer alan tapu bilgilerine göre ; dava konusu gayrımenkulün 1/4 hissesi davalı borçlu tarafından 03.09.2010 tarihinde 6.500,00 TL bedel ile ...'a, 02.10.2018 tarihinde davalı ... tarafından tam hisse olarak ...'a devredildiği anlaşılmıştır. Davalı borçlu ... tarafından 1/4 hissenin devredilmiş olmasına ve davanın konusunun ...'e ait 1/4 hisse olmasına göre, Mahkemece davalılara devredilen 1/4 hisse oranında tasarrufların iptaline karar verilmesi gerekirken tam hisse üzerinden iptale karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına, karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan sebeplerle ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle ... vekilinin diğer davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 1 nolu bendinde yer alan "4 nolu bağımsız bölüm sayılı" ifadesinden sonra gelmek üzere hükme "taşınmazın 1/4 hissesine yönelik tasarrufun" ifadesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... ile davalı ...'a iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8723148ae080da45 f48686d2b202a3de

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı