Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3583 E., 2025/9833 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3583 E., 2025/9833 K. (23.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3583
Karar No
2025/9833
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/3583 E. , 2025/9833 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/113 D.İş, 2024/113 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.06.2022 tarihinde davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 25.09.2023 tarihli dilekçesiyle talebini 500.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, 12 aylık rehabilitasyon süresi tamamlandıktan sonra rapor alınması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde başvuranın kusurlu olduğunu, davacıya yapılan ödemelerin ve uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun geçerli yönetmelik uyarınca düzenlendiği, kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, hesaplanan tazminattan nakdi tazminat komisyonunca yapılan ödeme düşüldüğünde kalan tutarın teminat limitinin üzerinde kaldığı, tam vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun usulüne uygun olduğu, gerekli belgeler ile başvuru yapıldığı, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe uygun olup karar vermeye yeterli ve elverişli görüldüğü, polis memurları tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirlendiği, tutanağın aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğu, tutanağın aksinin kabulünü gerektirecek somut bir kanıt ve belge sunulmadığı, hesap yönteminde hata olmadığı, davalıya 14.02.2023 tarihinde maluliyet raporunun sunulduğu, 12.08.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olmadığı, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 1. maddesindeki "12.08.2022" ibaresi çıkarılarak yerine "27.02.2023" ibaresinin yazılmasına, kararın 3. maddesindeki "76.000,00 TL" ibaresi çıkarılarak yerine "17.900,00 TL" ibaresi yazılarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, kusur raporu alınmadan hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hesap raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, hesaplamanın %1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, sürekli iş göremezlik zararının geçici iş göremezlik süresinin bitiminden itibaren hesaplanması gerektiğini, asker olan başvuranın 55 yaşında emekli olacağının dikkate alınması gerekirken 60 yaşı pasif dönem başı olarak hesap yapıldığını, uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 15.06.2022 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, başvurunun usule uygun olmasına, maluliyet raporunun geçerli mevzuata göre düzenlenmesine, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı gereği yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden uygulanmasının mümkün olmamasına, vekalet ücretine ilişkin hükmün düzeltilmesine karar verildiğinden davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazında hukuki yararı bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda; kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu, davacının kusursuz bulunduğu, trafik kazasında tarafların kusur oranları belirlenmeden davacının kusursuz, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3- Sürekli iş gücü kaybı tazminatının belirlenmesinde, davacının son gelir durumu ile birlikte muhtemel yaşam süresinin ve bu sürenin ne kadarında aktif çalışma hayatının devam edeceği, ne kadarında pasif dönemde bulunacağının tespiti önem arz etmektedir. Çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu; sürekli iş gücü kaybı nedeniyle tazminatın hesabında pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır. Özel yasaları gereği çalışma süreleri ayrık olarak düzenlenenler dışında kalan kişiler yönünden, aktif-pasif devre ayrımı anılan şekilde yapılmakla birlikte; asker, polis gibi özel yasaları ile çalışma süreleri farklı belirlenen kişiler için sürelerin bu yasalardaki düzenlemelere göre belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda; davacı kaza tarihinde jandarma kıdemli çavuş olarak görev yaparken maruz kaldığı kazadaki yaralanması sonucu iş gücü kaybına uğramıştır. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından hükme esas alınan aktüer raporunda, davacının 60 yaşına kadar çalışacağı ve aktif devresinin devam edeceği; 60 yaşı ile muhtemel bakiye ömür süresi sonu arasındaki dönem için de pasif devrede olacağı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Oysa yukarıda açıklandığı üzere, kendi özel yasaları gereği daha erken emekli olma (aktif devresi sona eme) imkânı bulunan meslek gruplarından birinde yer alan davacı için, herhangi bir araştırma yapılmadan, 60 yaş sonunun aktif devre sonu olarak kabulü mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle; jandarma kıdemli çavuş olan ve 60 yaşından önce emekli olma ihtimali bulunan davacının çalıştığı kuruma ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne yazı yazılarak davacının yaşı ile mesleki kıdemine göre muhtemel emeklilik yaşının kaç olduğunun sorulması; yazı cevabının gelmesinden sonra, bildirilen muhtemel emeklilik yaşı da dikkate alınarak bildirilen yaşa kadar aktif devre ve bu yaş ile muhtemel ömür sonu arası süre için asgari ücret üzerinden pasif devre hesabının yapılması için ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8fcaa64acac9766e f5afac3df15cd98d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı