Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/3216 E., 2025/6047 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3216 E., 2025/6047 K. (17.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3216
Karar No
2025/6047
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Tazminat, Miras

4. Hukuk Dairesi 2024/3216 E. , 2025/6047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/608 E., 2023/843 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; davalı ... idaresindeki ... Turizm Ltd. Şti.'ye ait araçla seyir halinde iken karşı yönden gelen ... idaresindeki araca şeride tecavüz ve taşıma sınırı üstünde yolcu almak kuralını ihlal etmek suretiyle kusurlu olarak çarpması sonucu davacı ...'nin eşi, ...ve ...'ın babaları olan ...'un ölümüne sebebiyet verdiğini, ...'in olayda asli ve tali kusurlu, davacıların murisi ...'ın içinde bulunduğu araç sürücüsünün ise kusursuz olduğunun belirlendiğini, davacıların murisi ...'ın emekli olduğunu, eşi ve çocuklarının geçimini temin etmek için pazarcılık yaptığını, davacıların murisin desteğinden yoksun kaldıklarını, murisin ölümü nedeniyle her ne kadar sigorta şirketi tarafından 45.916,24 TL tazminat ödemesi yapılmış ise de yoksun kalınan desteğin ödenen miktarın çok üzerinde olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken tahsiline, davacıların eş ve babalarının ölümü ile büyük acı ve ızdırap çekip üzüldüklerini belirterek ... için 100.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Turizm Ltd. Şti. ve Celal Ağdemir mirasçılarından müştereken tahsilini talep etmiş; maddi tazminat talebini 10.07.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle ... için 37.752,70 TL, ... için 2.010,77 TL'ye yükseltmiştir. Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/436 Esas sayılı dosyası ile destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat bakımından dava açıldığını, ilgili dava sonucunda müvekkilleri olan davacılar bakımından maddi ve manevi tazminata ve ek davada davacı konumunda olmayan ... bakımından sadece manevi tazminata hükmedildiğini, ilgili kararın taraflarınca temyiz edildiğini ve Yargıtay kararı ile maddi tazminatın eksik hesaplanması nedeniyle bozulmasına karar verildiğini, bilirkişi raporuna göre müvekkillerine eksik ödeme yapıldığını belirterek ... için 24.117,82 TL, ... için 2.633,03 TL'nin tahsilini talep etmiş; 19.10.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini ... için 116.034,81 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı ... Turizm Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kusuru bulunmadığını, kazanın yol çalışmaları nedeniyle yeterli aydınlatma ile zorunlu trafik işaret ve işaretçilerin bulunmamasından kaynaklandığını, ... ile ...'ın 18 yaşını doldurduklarını, bu nedenle murisin desteğine ihtiyaçları bulunmadığını, istenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, yapılan hesaplama sonunda ...'ye 43.594,34 TL, ...'a 2.321,90 TL ödendiğini, SGK tarafından yapılmış bir ödeme bulunması halinde bulunacak tazminat miktarından tenzil edilmesi gerektiğini, müteveffanın zararın artmasına sebebiyet verecek nitelikte kusuru bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili tarafından ödeme yapıldığından faiz talebinin yerinde olmadığını, manevi tazminat talebinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile ... için 37.752,70 TL, ... için 2.010,77 TL maddi, ... için 35.000,00 TL, ... ve ... için 25.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.12.2017 tarihli ve 2015/5598 Esas, 2017/11521 Karar sayılı ilamıyla; mahkemece aynı bilirkişiden PMF Yaşam Tablosuna göre ek rapor aldırılarak sonucuna göre (davacılar ... ve ... lehine oluşan kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince asıl davada manevi tazminat bakımından kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat bakımından davanın kabulüne, ... için 37.752,70 TL, ... için 2.010,77 TL'nin davalılardan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairenin 21.06.2022 tarihli ve 2022/3679 Esas 2022/9120 Karar sayılı ilamıyla mahkemece ilk kararı davacıların temyiz ettiği gözetilmeden, bozma sonrasında alınan 22.10.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda 2019 yılı asgari ücret verilerinin esas alınması gerekirken 2014 yılı asgari ücret verileri esas alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince asıl davada manevi tazminat bakımından kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat bakımından ... için 116.034,81 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 1.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 27.08.2013 tarihinden, 36.752,70 TL'sinin 10.07.2014 tarihinden ve 78.282,11 TL'sinin ise 19.10.2023 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... Turizm Ltd. Şti., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden ise olay tarihi olan 01.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı ...'ye ödenmesine, ... için 2.010,77 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 1.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 27.08.2013 tarihinden, 1.010,77 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 10.07.2014 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... Turizm Ltd. Şti., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden ise olay tarihi olan 01.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı ...'a ödenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; tazminatın düşük hesaplandığını, rapora itiraz ettiklerini belirtmiştir. Davalı ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunduklarını, 2 kez ıslahın söz konusu olamayacağını, müvekkillerinin murisinin kusuru bulunmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların sürücü, işleten ve ZMSS olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili ve davalı ..., ...ve ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamından, asıl davada davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu, ıslah dilekçesiyle davacı vekilinin talebini 37.752,70 TL'ye yükselttiği, birleşen davada adı geçen davacı için talebin 24.117,82 TL olduğu, birleşen davanın ıslahında ise talebin 116.034,81 TL'ye yükseltildiği, mahkemece asıl davada davacı ... için 116.034,81 TL'nin tahsiline, birleşen davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Birleştirilen davalar bağımsızlıklarını koruyacağından asıl davanın tarafları ve birleştirilen davanın tarafları (yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçları da) ayrı ayrı değerlendirilerek hüküm kurulması gerekir. Buna göre mahkemece asıl dava ve birleştirilen dava hakkında talepler kapsamında değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3. Mahkemece verilen ilk ve ikinci kararın davacılar vekili tarafından hesap raporuna ilişkin olarak temyiz edildiği ve Dairemizce de bu yönde bozma kararı verildiği halde bozma sonrasında karar tarihine en yakın (güncel) verilerle yapılması gerektiği gözetilerek rapor düzenleyen bilirkişiden güncel verilerle (güncel asgari ücret üzerinden) hesap yapılması hususunda ek rapor alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. HMK'nın 26. maddesi "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmünü haizdir. Mahkemece, asıl ve birleşen dava bakımından alınacak yeni rapor sonrasında tarafların talepleriyle bağlı kalınarak hüküm kurulması gerekir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı ..., ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı ..., ... ve ... vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılar ve davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı