Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/2176 E., 2025/8965 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2176 E., 2025/8965 K. (02.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2176
Karar No
2025/8965
Karar Tarihi
02.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/2176 E. , 2025/8965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/42 E., 2024/43 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.10.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.12.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 18.07.2023 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 390.000,00 TL' ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan raporun birden fazla yönetmeliğe göre hazırlanması sebebiyle geçerli olmadığını, aldıkları medikal firma görüşünde davacıda sürekli maluliyet oluşmadığının tespit edildiğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kusur oranının net bir biçimde tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, faizin kaza tarihinden itibaren istenmesinin yerinde olmadığını, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, davacıda kaza nedeniyle maluliyet oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sundukları maluliyet raporunun maluliyet oranını gösterdiğini, buna rağmen hakem heyetince maluliyet raporu alındığını, hakem heyetince alınan maluliyet raporunda davacının muayene edilmediğini, bu rapora itibarla hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kaldı ki iki rapor arasında çelişki bulunmakla bu çelişki de giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ibraz edilen ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından 17.01.2022 tarihinde düzenlenen raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği %25 sürekli maluliyet tespitinde bulunulduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve 26.08.2023 tarihli rapor ve 05.10.2023 tarihli ek raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet bulunmadığı kanaatine varıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu rapora itibar edilerek davanın reddedildiği ve İtiraz Hakem Heyetince de bu karara yapılan itirazların reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre, maluliyet bulunmadığının alınan rapor ile belirlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de; somut olayda, davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisinde birbiri ile çelişkili iki ayrı maluliyet raporunun bulunduğu, davacı tarafından sunulan raporda davacıda var olduğu iddia edilen maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının sabit olmadığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan raporun ise davacının güncel muayenesi yapılmaksızın hazırlandığı, raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeksizin hakem heyetince karar verildiği anlaşılmış olup, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Şu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına alındıktan sonra davacının muayenesi yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, travma sonrası stres bozukluğunun süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda içerisinde ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı da bulunan yetkili sağlık kurulundan dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c735704d768e68c6 75802ad72b24b76b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı