4. Hukuk Dairesi 2024/1952 E. , 2025/8502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/19 Değişik İş, 2024/22 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalanan ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın, diğer bir araca çarpması sonucunda 30.03.2022 tarihinde iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla kısmi alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle talebini 462.475,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkilinin ZMSS poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur durumunun tespiti için rapor alınması gerektiğini, davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 462.475,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 70.746,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış olmasına, kusur takdirinin kazanın oluş şekline uygun olmasına, tazminat hesabının progresif rant yöntemi kullanılarak yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, müterafik indirimi yapılmasını gerektirir bir durum ve olgunun olmamasına, davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olmasına göre davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, kusur raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden davalının sorumlu olmadığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın, diğer bir araca çarpması suretiyle meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum veya olgunun somut olayda bulunmamasına, temerrüt tarihinin 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesine uygun olarak belirlenmiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan ... Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 03.04.2023 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sağ patella kırığına bağlı olarak %10 oranında olduğu kabul edilmiştir. Dosya içerisinde yer alan ve kaza nedeniyle davacı için düzenlenen epikriz raporunda davacının patella kırığı nedeniyle ameliyat olduğu yaklaşık bir yıl sonra takılan implantların çıkarıldığı ifade edilmiş ise de hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının kaza nedeniyle görmüş olduğu tedavilere ait bilgi ve belgeler denetime açık bir şekilde incelenip değerlendirilmemiş ve yine davacıda kaza nedeniyle oluşan patella kırığının denetime elverişli olarak davacıda ne gibi bir sürekli araza sebep olduğunun ifade edilmediği görülmüştür. Bu haliyle davacı tarafça dosya sunulan ve hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle en yakın ... Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3-Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı tarafından sigortalanan ve davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 84/g maddesinde düzenlenen şeride tecavüz etme kuralını ihlal ettiğinin ve diğer araç sürücüsünün ise 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b maddesinde düzenlenen aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiğinin ifade edildiği görülmüştür. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iki taraflı işbu kazaya ilişkin olarak kusur raporu alınmış ve alınan bilirkişi raporunda; davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/c hükmünü ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, diğer aracın sürücüsünün ise kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu ifade edilmiş ve hakem heyetince bu kusur oranları esas alınarak karar verilmiştir. Hükme esas alınan kusur raporunda diğer araç sürücüsünün neden kusursuz olduğu denetime elverişli bir şekilde irdelenmemiş olup, kusur raporu bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için üç uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 4- Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2.maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, çift taraflı trafik kazasında davacının araçta yolcu konumunda olduğu, kaza tespit tutanağında davacının yolcu olduğu davalıya sigortalı araç sürücüsünün karşı şeride girmesi nedeniyle asli kusurlu, karşı araç sürücüsünün ise hız kurallarına uymamak nedeniyle tali kusurlu olduğu; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu olaya ilişkin kusur durumuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olma durumu söz konusu değildir. Davacının yolcu olup müteselsil sorumluluk gereğince sorumluların her birinden tazminatın tamamını isteme hakkı bulunması nedeniyle kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum.