Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/1926 E., 2025/9038 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1926 E., 2025/9038 K. (02.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1926
Karar No
2025/9038
Karar Tarihi
02.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/1926 E. , 2025/9038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/38 D.İş- 2024/42 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ZMSS poliçesi bulunmayan ve davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin diğer bir araca çarpması sonucunda 09.12.2021 tarihinde iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 235.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; dosyada güncel vesayet kararı olmadığından ve davacının dava ehliyeti olmadığından davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesinde davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkilinin kazanın gerçekleştiği tarihteki ZMSS poliçe limitleri dahilinde ve ZMSS poliçesi bulunmayan motosiklet sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ceza dosyasında kazaya karışan tarafların uzlaşıp uzlaşmadıklarının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile 235.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 37.250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış olmasına, kusur raporunu kazanın oluş şekline uygun olmasına, tazminat hesabının progresif rant yöntemi kullanılarak yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum veya olgunun bulunmamasına göre davalının buna yönelik itirazlarının reddine, davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazın kabulüne ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan "37.250,00 TL" ibaresinin kaldırılarak yerine aynen "17.900,00 TL" ibaresinin yazılmasına karar vermiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, kusur raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ceza dosyasında kazaya karışan tarafların uzlaşıp uzlaşmadıklarının tespit edilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ZMSS poliçesi bulunmayan ve davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin diğer bir araca çarpması suretiyle meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılmasına, hükme esas alınan kusur raporunun oluşa uygun olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan ve davacı tarafça dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 13.12.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin ve nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski bulunanlar maddesine göre %5 oranında, uyluk ve baldır atrofisi nedeniyle %14 oranında, lomber omurga yaralanması nedeniyle %8 oranında, torakal omurga yaralanması nedeniyle %8 oranında olup balthazard tablosuna göre toplam %32 oranında olduğu kabul edilmiştir. Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde nöroloji uzmanının olmadığı ve ayrıca raporda davacının davaya konu kaza öncesinde tren kazasına bağlı olarak kafa travması geçirdiği ifade edilmiş ise de bu hususun denetime elverişli olarak irdelenmediği görülmüş olup bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının dava konusu olay nedeniyle ve davaya konu kaza öncesinde geçirdiği tren kazası nedeniyle tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirilmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde nöroloji uzmanının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacı, ZMSS poliçesi bulunmayan motosiklet sürücüsünün arkadaşı olduğunu beyan etmiştir. Davacının, ZMSS poliçesi bulunmayan motosiklette yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı tarafça süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Davacının yolcu olarak motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; ZMSS poliçesi bulunmayan motosiklette yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5dac1cb6babbf47c f8de370778c3bb61

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı