4. Hukuk Dairesi 2024/14777 E. , 2025/2687 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/240 E., 2023/265 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2023-1035 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/33744 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.08.2018 tarihinde, müvekkilinin yolcusu olduğu araçta meydana gelen trafik kazasında yaralandığını ve vücudunda % 29 oranında maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 234.377,73 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyeti ve kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, geçici iş göremezlik 16.391,65 TL, sürekli iş göremezlik 213.927,08 TL ve bakıcı gideri 4.059,00 TL maddi tazminatın 31.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte başvurana ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; itirazın vekalet ücreti yönünden kabulüne, sair itirazların reddine, kararda geçen 24.856,00 TL ibaresinin 4.971,20 TL olarak değiştirilmesine karar verilmiş, karar davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 20.09.2022 tarihli ve 2022/69 Esas, 2022/10659 Karar sayılı ilamıyla; maluliyet raporunun hatalı mevzuata göre alındığı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde rapor alınması gerektiği, gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekiline ara karar ile verilen 20 günlük sürede rapor sunmadığı için davanın usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ara kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davanın usulden reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan davacı yolcunun uğradığı cismani zarara dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda öngörülen süreler, nitelikleri bakımından, taraflar için ve mahkemeler için konulmuş süreler olmak üzere ikiye, taraflar için konulmuş süreler ise kanunda belirtilen süreler ve hakim tarafından belirtilen süreler olmak üzere ikiye ayrılır. Kanunda belirtilen süreler; kanun tarafından öngörülmüş (cevap süresi, temyiz süresi gibi) süreler olup, bu süreler kesindir ve işlemin kanuni süresi içinde yapılıp yapılmadığı, mahkemece re’sen gözetilir. Hakimin tespit ettiği süreler ise kural olarak kesin değildir. Hakim, kendi tayin etmiş olduğu süreyi, 6100 sayılı Kanunun 90/2’nci maddesine göre iki tarafı dinledikten sonra haklı nedenlere dayanarak, azaltıp çoğaltabilir ve bu sürenin, kesin olduğuna da karar verebilir. (HMK m.94/2, HUMK m.159). Hakimin verdiği sürenin kesin olması için ya hakimin kesin olduğunu belirtmeksizin verdiği ilk sürede işlemin yapılmaması nedeniyle ilgili tarafın yeniden süre talep hakkının varlığı karşısında, bu talep üzerine hakimin verdiği ikinci sürenin kanundan kaynaklanan şekilde kesin olması (HUMK m.163, c.4, HMK 94/2); ya da hakimin tayin ettiği ilk sürenin kesin olduğuna karar vermiş olması gerekir. Hakimin tayin ettiği bu ilk sürenin kesin süre olarak hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararının kanuna ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının ilgili tarafa ihtar edilmesi gerekir. Kesin süreye ilişkin ara kararının verilmesiyle karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmaktadır. Başka bir deyişle; ister kanun, ister hâkim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir. Öte yandan 6100 sayılı Kanunun 94. maddesi uyarınca kesin süreye ilişkin ara kararın hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması, taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. Ayrıca 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin 22 nci fıkrasında bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmektedir. Somut olayda İtiraz Hakem Heyetince bozma kararı uyarınca davacı vekiline 01.03.2023 tarihli ara karar ile davacının sürekli iş göremezliğinin tespitine ilişkin olarak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması için 20 gün süre verildiği, ara kararın davacı vekilinin elektronik mail adresine e-posta ile gönderildiği görülmüş ancak ara kararda, verilen sürede karar gereğinin yerine getirilmemesi durumunda sonuçlarının ihtar edilmediği ve zaten verilen sürenin de kesin süre olmadığı anlaşılmıştır. Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince; maluliyet raporunun sunulmasına ilişkin ara kararın yukarıdaki izah edilen yasal düzenlemelere uygun hazırlanmadığı, bu nedenle verilen sürenin bağlayıcılığının olmadığı gözetildiğinde, davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 68bdc2cd55efba78 2fc891a8f0872104