4. Hukuk Dairesi 2024/13972 E. , 2025/9802 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/112 E., 2024/306 K. Avukat ..., Avukat ... Avukat ..., Avukat ... Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; birleşen davanın reddine, asıl dava hakkında verilen hüküm kesinleştiğinden o dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; 18.02.2015 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat eden ...'nın hak sahiplerine ödeme yapıldığını, araç sürücüsünün alkollü olduğunu, asıl dava dosyası kapsamında sürücü ... ve maliki ...'dan tahsili için... İcra Müdürlüğü'nün 2016/3589 Esas sayılı dosyası ile 53.682,23 TL üzerinden icra takibine girişildiğini ancak davalının itiraz dilekçesi ile hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini, itirazın haksız olduğunu belirterek... İcra Müdürlüğü'nün 2016/3589 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, birleşen dava kapsamında 116.527,16 TL ödeme yapıldıktan sonra sürücü ... ve araç maliki ...'ya rücu edilip... İcra Müdürlüğü'nün 2016/2628 Esas sayılı takip dosyası üzerinde takibe giriştiklerini, ancak davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın tamire bırakılan yerden izinsiz ve kimsenin haberi olmadan ... tarafından alındığını, müvekkilinin haberi ve izni olmadan aracı zilyetliğinde bulunduran sürücünün oluşturduğu zarardan sorumlu tutulmasının Karayolları Trafik Kanunu'nun 107. madde hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2019 tarihli ve 2017/45 Esas, 2019/39 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın kabulü ile davalı ...'nın... İcra Müdürlüğü'nün 2016/3589 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, başlatılan takibin kaldığı yerden devamına, İİK'nın 62 maddesi uyarınca davalı/borçlu ...'nın takip konusu miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, birleşen davanın kabulü ile davalı ...'nın... İcra Müdürlüğü'nün 2016/2628 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, başlatılan takibin kaldığı yerden devamına, davalı/borçlu ...'nın takip konusu miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2020 tarihli ve 2020/762 Esas, 2020/641 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 02.10.2023 tarihli 2021/10241 esas ve 2023/10064 karar sayılı ilamıyla; ''..1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesi uyarınca birleştirilen dava dosyaları bağımsızlıklarını koruyacağından davalının temyiz istemi her iki dava yönünden ayrı ayrı değerlendirilecektir. Asıl davada davalı aleyhine başlatılan takipteki borç miktarı 53.973,44 TL olup, İlk Derece Mahkemesi'nce asıl davanın kabulü ile takibin devamına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce de davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... ve ihbar olunanlar tarafından asıl davada temyize konu edilen miktar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı ... vekili ve ihbar olunanların asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Diğer taraftan, çalınan veya gasbedilen araçlarda sorumluluğu düzenleyen KTK 107 nci maddesi ''Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse isleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmıs veya gasbedilmis oldugunu bilen veya gereken özen gösterildigi takdirde ögrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kisilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadıgını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.'' şeklindedir. ZMSS Genel Şartları'nın A.3-J maddesi gereği, çalınan veya gasbedilen araçların sebep oldukları ve KTK'ya göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talep ile çalan ve gasbeden kişilerin talepleri, teminat dışındadır. ZMMS Genel Şartları'nın A.6-h maddesinde; çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararların, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gasp eden kişilerin taleplerinin teminat dışında kaldığı düzenlenmiştir. Somut olayda;... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/2 08... /537 Karar sayılı kararı ile; ''sanık ile katılan ...'ın... sanayisinde çalıştığı ve ayrı ayrı dükkanları olduğu ve birbirlerini tanıdıkları, katılan ...'nin kendisine ait Mercedes marka aracın tamir edilmesi için katılan ...'ın dükkanına bıraktığı, Cd. inceleme tutanağına göre olay günü gece diliminden sayılan saat 18:40'ta sanığın aracının bozulması nedeni ile sanayide bir arkadaşına bıraktığı, ardından da katılan ...'ın dükkanına gelerek aralarındaki samimiyeti güvenmek suretiyle iş yeri önünde katılan ...'e ait suça konu aracı katılan ...'ın zannederek ... ait iş yeri içerisine girmek suretiyle aracın anahtarını aldığı ve kilitli olan aracı açmak suretiyle araçta ile birlikte olay yerinden uzaklaşarak ... iline gittiği ve burada kaza geçirdiği, daha sonra taraf1arın kazadan haberdar oldukları ve katılanların alınan beyanlarında sanıktan şikayetçi oldukları, sanığın alınan savunmasında üzerine atılı eylemleri kabul ederek suç işleme kastı olmadığını, belirttiği ve atılı suçlamayı kabul etmediği, sanığın ikrarı, katılan beyanları ve cd inceleme tutanağı birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar sanık katılan ... ile olan samimiyetine güvenerek özel bir suç işleme kastı ile hareket etmemiş ise de üzerine atılı suçların genel kast ile işlenebilen suçlardan olduğu ve sanığın bu suçları unsurları oluşturacak fiili gerçekleştirdiği anlaşıldığından atılı suçları işlediği kanaatine varıldığı, her ne kadar sanık suça konu aracı katılan ...'ın zannedip onun dükkanından almış ise de katılan ...'ın aracın zilyedi olmadığı, tamir için kendisine bırakıldığı, ancak zilyet yardımcılığı sıfatının olabileceği, hırsızlık suçunun malik ya da zilyede karşı işlenebileceği, bu nedenle hırsızlık suçu yönünden ...nın suçtan zarar gördüğü ve katılma talebinin kabul edildiği, sanığın atılı hırsızlık suçunu katılan ...ın dükkanında bulunan katılan ...'e ait aracını anahtarlarını haklı ve meşru bir gerekçesi olmaksızın kendince kurguladığı bazı şeylere istinaden almak suretiyle aracı bulunduğu yerden aldığı'' gerekçesiyle sanık/ araç sürücüsü ...'ın cezalandırılmasına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davacı sigorta şirketinin davalı ...'ya karşı rücu hakkı ve imkanı bulunmadığı gözetilerek rücu şartları oluşmadığından birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen (Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/89 esas) davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin rücu hakkının kanundan kaynaklandığını, mahkemenin davalının sorumluluğunun olmadığı yönündeki yorumunun kabul edilebilir olmadığını, bir an için aksi kabule göre dahi müvekkiline yüklenecek bir kusur olmadığından aleyhe vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini, asıl dava yönünden usuli kazanılmış hak ilkesi gereğince hüküm tesis edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan araçta yolcu olan ve kaza sonucu vefat eden ...'nın hak sahiplerine yapılan ödemenin rücuen tahsili istemi ile başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VIl. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cf396219cddfa309 599c62dab38a1b37