Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/12789 E., 2025/11920 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/12789 E., 2025/11920 K. (08.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12789
Karar No
2025/11920
Karar Tarihi
08.09.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/12789 E. , 2025/11920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/147 E., 2024/519 K. Mahkeme kararı, davacılar vekili ve davalılar ..., ..., ... Gıda Tüketim ... Limited Şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın sürücüsü olduğu, davalı ... adına kayıtlı, davalı şirket tarafından işletilen aracın, yaya olan davacıya çarpması neticesinde davacının kafatası çökme kırıkları nedeniyle bitkisel hayata girdiğini ve %99 oranında maluliyeti oluştuğunu ve davacının daimi bakıma muhtaç olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere iş gücü kaybı ve bakım gideri olarak şimdilik 1,00 TL maddi tazminat ile 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 227.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete husumet düşmeyeceğini, gerek yolun trafiğe açılması nedeni ile araçların yol üzerinde olmaları, gerekse de halk pazarının seyyar satıcılarının sokaklara taşarak yolu daralttığı için trafiğin kapalı olduğunu görünce başkaca bir imkanı olmadığı için ağır ağır, kontrollü ve dikkatli bir biçimde geri manevra yaparak sokaktan çıkmaya çalışırken davacı yayanın dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu kazanın meydana geldiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.03.2016 tarih ve 2013/27 Esas, 2016/124 Karar sayılı kararıyla; davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 162.045,46 TL maddi tazminatın (maluliyet nedeni ile iş gücü kaybı zararı ile bakım giderinin) olay tarihi olan 21.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 65.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan)17. Hukuk Dairesinin 21.05.2019 tarih ve 2016/10548 Esas, 2019/6480 Karar sayılı ilamıyla, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "...Davacı ...’un kazadaki yaralanması nedeniyle, ... Devlet Hastanesi’nin 18.09.2007 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu raporu gereği davacının % 99 oranında tüm vücut fonksyon kaybı olmasına göre sürekli bakıma muhtaç olduğunun ve bakıcı gideri ödemek zorunda kalacağının kabulü yerinde olmakla birlikte; bakıcı gideri olarak ödenecek bedelin net asgari ücret üzerinden belirlenmesine ilişkin hesaplama doğru değildir. Davacı ...’un bakıcı gideri için yapılacak hesaplamanın, kaza tarihinde yürürlükte olan brüt asgari ücret tutarı üzerinden yapılması gerektiği dikkate alınarak bu konuda bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.... 6098 sayılı TBK.'nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.... Davalılar vekili Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin İş Mahkemesi sıfatıyla 2012/385 E. sayılı dosyası ile dava konusu kaza ile ilgili olarak davalı ...’a karşı davacıya SGK tarafından ödenen maddi yardımın rücuen tahsili davası açıldığına yönelik savunmasına göre, mahkemece ilgili dosyanın iş kazası ve rücuya konu olmasına göre akibetinin ve neticesinin araştırılarak dosyanın tartışılması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır..." gerekçeleriyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, ıslah edilen alacak kalemleri üzerinden taleple bağlı kalınarak hüküm tesis edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü - kısmen reddi ile, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat istemli davanın kabulü ile 227.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 21.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan manevi tazminat istemli davanın kabulü ile 100.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 21.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. C. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 26.09.2023 tarihli ve 2022/11645 Esas, 2023/9839 Karar sayılı ilamıyla, "... Somut olayda; davacı ... vekili tarafından, davaya konu kazada yaralandığı ve malul kaldığı ileri sürülerek sürekli iş göremezlik tazminatı, sürekli bakıcı gideri ve manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Hükme esas alınan 03.02.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının, muhtemel bakiye ömür sonunun 2028 yılı olarak kabulüyle bu tarihe kadar sürekli iş göremezlik tazminatı ve sürekli bakıcı gideri hesaplanmıştır. Ne var ki adı geçen davacının vukuatlı aile nüfus kaydına göre karar tarihinden çok önce 12.02.2016 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Gerçek durum varken, varsayımlara dayalı tazminat hesabı yapılamaz. Açıklanan tüm maddi ve hukuki vakıalar karşısında mahkemece; henüz karar kesinleşmeden, yargılamanın devamı sırasında ölen davacı ...'un vefat ettiği tarihe kadar sürekli iş göremezlik tazminatı ve sürekli bakıcı giderinin hesaplanması için, her iki tazminat kalemi yönünden meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi açısından ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla, sürekli iş göremezlik tazminatı açısından davacının bugüne kadar 101.132,00 TL ödeme almış olduğu bu nedenle, bu talep yönünden davanın reddi gerekeceği, sürekli bakım gideri talebi yönünden ise; Yargıtay ilamı doğrultusunda hazırlanan denetime elverişli raporda yapılan hesaplama sonucu 73.532,00 TL'nin işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; maddi tazminat ile ilgili zararlarının tam olarak karşılanmadığını, hükmedilen manevi tazminatın ise çekilen acı elem, günün ekonomik koşulları, enflasyon nedeni ile çok düşük kaldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ... Gıda Tüketim ... Limited Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozması sonucu yeniden yapılan yargılamada aldırılan 05.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda "mütevveffa davacının maluliyeti sebebi ile uğradığı maddi zararının yapılan ödemenin mahsubu halinde mevcut olmadığı belirtildiği halde mahkemece dayanağı olmayan 73.532,00 TL maddi tazminatın davacılar lehine hükmedilmesinin isabetli olmadığını, davacının talebinin maddi tazminata yönelik olup bu yönü ile 73.532,00 TL'ye karar karar verilmiş olduğundan bu miktar üzerinden harç ve giderlerin hesaplanması gerekirken fazla hesap yapılarak temyiz harcının fazla ödenmesine sebep olunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 21.04.2006 tarihinde davalıların sürücüsü, kayıt maliki ve işleteni olduğu aracın çarpması sonucu yaralanan ve maluliyeti oluşan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı, sürekli bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ve davalılardan alınmasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 86218e6d44f566ac ff06c542aaaa4922

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı