Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/12525 E., 2025/4276 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/12525 E., 2025/4276 K. (13.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12525
Karar No
2025/4276
Karar Tarihi
13.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/12525 E. , 2025/4276 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/68 - 2022/61 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının maluliyeti oluştuğunu, davalının kaza nedeniyle eksik ödeme yaptığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 293.984,00 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacıya ibraname ile ödeme yapıldığını ve sorumluluğun sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kabulüne, esastan yapılan inceleme neticesinde davanın kabulüne, 293.984,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; talebin zamanşımına uğradığını, davacıya tahkim dosyası ile ödeme yapıldığını, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacıya ibraname ile ödeme yapıldığını, sorumluluğun sona erdiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesap raporunun ve hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olabileceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya 26.09.2019 tarihinde başvuru yapıldığını ancak hatalı olarak 20.01.2022 tarihinden itibaren faiz işletildiğini beyanla kararın düzeltilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zararın tazmini talebine ilişkindir. 1-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, talebin zamanaşımına uğramamış olmasına, maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre belirlenmiş olmasına, bu raporu esas alarak aktüer bilirkişinin hazırladığı raporun ve hesaplama tekniğinin gerekçeli, mevzuata ve denetime uygun olması sebebiyle karar vermeye yeterli olmasına, kesin hüküm itirazına konu dosyanın geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talebine yönelik olması nedeniyle itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararının düzeltilerek onanması gerekir. 3- Davacı vekilinin temyiz itirazının incelemesinde; 2918 sayılı KTK’nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Somut olayda; İtiraz Hakem Heyetince usule uygun düzenlenen maluliyet raporunun dosyaya sunulduğu tarihten yola çıkarak bu rapora göre düzenlenen hesap raporunun davalı vekiline tebliğ tarihi dikkate alınarak 20.01.2022 tarihi temerrüt tarihi olarak belirlenmiş ise de yapılan değerlendirme yukarıda belirtilen yasal düzenlemeye aykırıdır. Zira davacının, davadan önce davalı ... şirketine 26.09.2019 tarihinde başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde, davalı ... yönünden faiz başlangıç tarihinin temerrüde düştüğü 09.10.2019 tarihi olarak kabul edilmesi gerekirken eksik inceleme ile 20.01.2022 tarihinden itibaren davalının faizle sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İitraz Hakem Heyeti kararının 6.4. bendinde yer alan "29.028,88 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.805,78 TL" ibaresinin yazılmasına, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İitraz Hakem Heyeti kararının 6.2. bendinde yer alan "20.01.2022" ibaresi çıkartılarak yerine "09.10.2019" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b46b7156196226d5 3d5e0dc6b01fee20

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı