Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/11399 E., 2025/1126 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/11399 E., 2025/1126 K. (29.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11399
Karar No
2025/1126
Karar Tarihi
29.01.2025
Konu
Tazminat, Miras

4. Hukuk Dairesi 2024/11399 E. , 2025/1126 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/299 E., 2022/112 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı ...-... vekili davalı ... vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlula... ve ...'den mahkeme ilamı ile alacaklı olduklarını, icra takibinde mal varlığına rastlanmadığını, davalı borçlulardan ...'nın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazını davalı ...'e, ...nin ise davalı ...'ye sattığını belirterek, davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davacının dava şartı olarak kesin aciz vesikasını dosyaya dava açıldığı tarihte sunması gerektiği oysaki bunun yapılmadığını bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin zorunlu mesken ihtiyacı karşılanması için dava konusu taşınmazın emlakçı aracılığı ile satın alındığını, alım işlemleri için 10.000,00 TL harcanıldığını, ayrıca proje çizdirmek için ek masrafların olduğunu, müvekkili ile taşınmazın alındığı ... arasında hiçbir akrabalık ve arkadaşlığı olmadığını, iyiniyetli 3.kişi olduğunu, belirterek açılan davanın reddini savunmuştur. 2-Davalı ... vekili 06.12.13 tarihli cevap dilekçesinde, dava şartı olan aciz vesikasının bulunmadığını, müvekkilinin mal kaçırma kastı olmadan taşınmazı devrettiğini, diğer davalılarla da herhangi bir organik bağının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3-Davalı ... vekili, satışın gerçek olduğunu, müvekkilinin emlak komisyonculuğu yaptığını ve yatırım amaçlı olarak taşınmazı satın aldığını, davalıları tanımadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI VE YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 12.01.2016 gün, 2013/509 E - 2016/12 K sayılı kararı ile "borcun doğum tarihinin tasarruf tarihinden sonra olduğu, davalılar arasında akrabalık vs. bağı bulunmadığı, yine ivazlar arasında fahiş fark bulunmadığından İİK 278, haciz tarihi ile tasarrufların tarihleri arasında 1 yıldan fazla süre olduğu için İİK 279 ve davalı 3. kişiler ...ve...'in davalı borçlunun içinde bulunduğu malî durumu ve zarar verme kastını bilen ya da bilebilecek durumda olan kişilerden olduğu ve iyiniyetli olmadıkları ispatlanmadığından İİK 280. maddesinin de dava konusu olayda uygulama yeri bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine" karar verilmiştir. 2.Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 gün, 2016/7579 E- 2019/1206 K sayılı ilamı ile "bilirkişi raporları arasında fahiş fark bulunduğu ve üç kişiden oluşan heyetlerdeki iki bilirkişinin (ziraat ve harita ve kadastro mühendisleri) aynı kişiler olduğu, son raporda mülk bilirkişi değişerek 2. ek rapor adı altında rapor tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ile hüküm verilemez, yeni isimlerden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi heyetinden, taşınmazların satış tarihindeki gerçek değerleri tespit ettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi uygun bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi talep edilmiş, karar düzeltme talebi yargıtay tarafından reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2022 gün, 2021/299 E- 2022/112 K sayılı ilamı ile; "taşınmazların devir bedelleri ile rayiç bedelleri arasında mislini aşan farkın olduğu, davalıların taşınmazları gerçek bedelleri ile satın aldıklarının yasal deliller ile ispat edilemediği anlaşıldığından davanın kabulüne;.............,... Köyü 150 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davalılar ... ve ...arasında 01.03.2012 tarihli satış işlemine ilişkin tasarrufun iptali ile davacı tarafa iş bu taşınmaz hakkında Konya 6. İcra Müdürlüğünün 2013/5132 Esas sayılı takip dosyası üzerinden (takip doyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere) cebri icra yetkisi tanınmasına, ..., ...Köyü 112 ada 6 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davalılar ...ve ... arasında 03.02.2012 tarihli satış işlemine ilişkin tasarrufun iptali ile davacı tarafa iş bu taşınmaz hakkında Konya 6. İcra Müdürlüğünün 2013/5132 Esas sayılı takip dosyası üzerinden (takip doyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere) cebri icra yetkisi tanınmasına" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ...-... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada taraf teşkilinin usulüne uygun olarak sağlanamadığını, beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir. 2.Davalı ...-... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu ile dava konusu gayrımenkullerin değerinin yüksek belirlendiğini, mal kaçırma gayesi olmadığını, gerçek bir satış olduğunu, beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir. 3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu gayrımenkullerin değerinin yüksek belirlendiğini, davalılar arasında organik bağ bulunmadığını ve müvekkilin iyi niyetli olduğunu beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali davasıdır. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya hakkı satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. Borçlu ile işlemde bulunmayan dördüncü veya ondan sonraki kişiler hakkında dava açılıp açılmaması davacının isteğine bağlıdır ve bu kişiler yönünden iptal kararı verilebilmesi kötü niyetli olduklarının yani borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanmasına bağlıdır. İİK’nın 283/II maddesine göre iptal davasına konu mal ve hak, lehine tasarruf yapılmış olan 3. kişinin elinde ise iptal davasının konusu o mal veya hak üzerinde cebri icraya devam edilmesi, lehine tasarruf yapılan kişi o mal veya hakkı elinden çıkarmış ise o zaman 3. kişinin o mal veya hakkın değeri oranında tazminata mahkum edilmesi gerekir. Üçüncü kişinin mal veya hakkı dava sırasında elinden çıkarması veya elinden çıkardığının dava sırasında öğrenilmesi halinde davanın ıslahına gerek olmadan davacı alacaklı davaya bedel davası olarak devam edilmesini isteyebilir veya devralan 4.kişiyi davaya dahil ederek davaya devam edebilir. Dosya içerisinde yer alan belgeler incelendiğinde; Dava konusu, ......Köyü, 112 ada, 6 parselde kayıtlı arsanın davalı borçlu ... tarafından 03.02.2012 de davalı ...'a dava sırasında da dava dışı şahsa devredildiğinin anlaşılmış olmasına göre Mahkemece davacıya; söz konusu gayrımenkulü davalı ...'dan satın alan malikin/maliklerin davaya dahil edilip edilmeyeceği ya da, davalı ...'ın söz konusu gayrımenkulü elden çıkardığı tarihteki gerçek değerinden sorumlu tutulup tutulmayacağı yönünde seçimlik hakkı hatırlatılmaksızın iş bu gayrımenkul yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) nolu bendinde belirtilen sebeplerle davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ..., ... ve ...'a yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 70fca3a9492b3049 24141b50c640e32c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı