Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/11323 E., 2025/718 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/11323 E., 2025/718 K. (15.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11323
Karar No
2025/718
Karar Tarihi
15.01.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/11323 E. , 2025/718 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3262 Esas 2022/1097 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/550 Esas 2019/534 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.03.2012 tarihinde davacının desteği yolcu eşinin mali bünye zaafiyeti bulunan ........ Sigorta Şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi yapılan, davalı ...' ın maliki, davalı ...' un sürücüsü olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, davacının desteğini yitirmesi sonucu maddi ve manevi olarak büyük zarara uğradığını, sigorta şirketinin mali bünye zaafiyeti bulunması nedeniyle tüm sigorta branşlarında rahsatının iptal edilmiş olduğunu bu nedenle doğan maddi zarardan ...' nın da sorumlu olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...' tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, destekten yoksun kalma tazminatı talebini 109.564,81 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili; davalı yönünden davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, kusur durumunun ve destek zararının bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının ancak dava tarihi ve yasal faiz olabileceğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranıyla sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, kazada vefat edenin de kusurunun bulunduğunu, emniyet kemeri takmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2019 tarihli ve 2018/550 Esas, 2019/534 Karar sayılı kararıyla; tarafların iddia ve savunmalarına, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde 10.03.2012 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki, diğer davalı ...’a ait olan aracın içinde yolcu olarak bulunan davacının desteğinin kazada vefat ettiğinden bahisle maddi ve manevi tazminat talebi ile işbu davanın açıldığı, kaza tespit tutanağında davacının murisinin kusursuz davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirtildiği, kaza tespit tutanağının olayın seyrine tamamen uygun olduğu, meydana gelen kazada davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı için 109.564,81 TL talep edilebilir maddi zararın bulunduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilince faiz bakımından yasal faiz talep edildiği, bu sebeple yasal faiz uygulanması gerektiği, davalı gerçek kişiler yönünden faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olan 10.03.2012, davalı ... yönünden ise faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi olan 18.04.2018 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı yanın manevi tazminata yönelik taleplerinin incelenmesine gelince, dava konusu kazadan dolayı eşi vefat eden davacının TBK 56/2 maddesi uyarınca ölüme sebebiyet veren davalılardan manevi tazminat talep etme hakları bulunduğundan davacı eşin duyduğu elem ve acıyı kısmen de olsa gidermek amacıyla tarafların kusur durumu ile ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak takdiren davacı eş için 15.000,00 TL, manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücüden tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesi ile maddi tazminat talebinin kabulüne, 109.564,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...' den 10.03.2012 tarihinden, davalı ... yönünden 18.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminatın kısmen kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Kadir'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, davacının eşi ...ın kaza yapan araçta yolcu olması ve kazanın meydana gelmesinde kusursuz olması, sigortalı araç sürücüsü davalı ...’un kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olması, tarafların sosyal ekonomik durumu, davacının kazada eşini kaybetmesi nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, ödenecek tazminat miktarı, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir... kaza yapan araç olay tarihi itibari ile dava dışı ..... Sigorta A.Ş. tarafından trafik sigorta poliçesi ile sigortalanmış ise de, adı geçen sigorta şirketinin bütün branşlardaki ruhsatı iptal edildiğinden dava Güvence Hesabına yöneltilmiştir. ... Yönetmeliğinin 9-ç maddesi uyarınca motorlu aracın teminat altına alındığı trafik sigorta şirketinin ruhsatının iptal edilmiş olması halinde sigorta şirketinin sorumlu olduğu teminat ... tarafından üstlenilmiştir. Bu halde karayolu üzerindeki bir aracın işletme halindeyken, sürücünün eylemi ile meydana getirdiği zararlardan işletenin sorumlu olduğunun ve dolayısıyla işletenin sorumluluğunu karşılamak amacı ile yapılan zorunlu mali mesuliyet sigortasının (ve dolayısı ile tüm branşlardaki ruhsatı iptal edilen sigorta şirketinin sorumluluğunu üstlenen davalı ... Hesabının) da bu zararları karşılaması gerektiğinin kabulü gerekir. Açıklanan nedenle davacının sigorta şirketinin sorumlu olduğu teminatı üstlenen davalı ... Hesabına davayı yöneltmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının az olduğunu, manevi acının telafisine yeter nitelikte olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mali bünye zaafiyeti nedeniyle ruhsatları iptal edilen sigorta şirketleri tarafından sigortalanan araçların verdiği zararlar nedeniyle doğrudan Güvence Hesabına dava açılamayacağını, kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası................. Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığından bu sigorta şirketine karşı dava açılması gerektiğini, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müteveffanın emniyet kemeri takmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta şirketinin mali bünye zaafiyeti bulunması nedeniyle ruhsatları iptal edildiğinden davalı ... Hesabından, aracın işletininden ve sürücüsünden tek taraflı trafik kazasında vefat eden yolcunun desteğinden yoksun kalan eşinin destekten yoksun kalma tazminatı ile sürücü ve malikten manevi tazminat talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ...'nın tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, maddi bir zararın karşılanması niteliği taşımayıp zarara uğrayanda manevi huzur ve tatmini sağlamayı amaçlayan özgün bir nitelik taşır. Bu itibarla manevi tazminat, cezalandırma aracı olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması olarak da nitelendirilemez. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı kararına, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına ve çağdaş hukuk anlayışına göre manevi tazminat miktarı belirlenirken zarar görenin yakınlarının duyduğu acı, üzüntü, keder gibi duyguları hafifletmenin ve dindirmenin yanında, zarar vereni gerekli dikkat ve özeni gösterme konusunda etkileyecek ölçüde caydırıcı olması da gözetilmelidir. O halde takdir olunacak miktar belirlenirken; bir yandan maddi tazminatı tamamlayan bir denkleştirme unsuru olarak zarara uğrayanın tatmin edilmesi, diğer yandan zarar verenin daha dikkatli ve özenli davranıp zarar verici eylemlerden sakınması için caydırıcı etki sağlayacak bedel ödettirilmesi göz önünde tutulmalıdır. Öte yandan manevi tazminatın miktarı belirlenirken hukuka aykırı eylem ile birlikte somut olayın özellikleri, olay ve olgular, tarafların kusuru, tarafların kusuru olmasa bile zararın artmasındaki etkileri de dikkate alınmalıdır. Ayrıca miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler kararda gerekçeleri ile gösterilmelidir. Zira Türk Medeni Kanunu' nun 4. Maddesi uyarınca Kanun' un takdir yetkisi tanıdığı konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar vermek zorundadır. Somut olayda; davacının ölenin eşi olması, davalı tarafın tam kusurlu ölenin kusursuz olması ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde manevi tazminat çok azdır.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Hesabına yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a687feae3336440c cceaf98150ddb6e5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı