Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/10397 E., 2025/6241 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/10397 E., 2025/6241 K. (21.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10397
Karar No
2025/6241
Karar Tarihi
21.04.2025

4. Hukuk Dairesi 2024/10397 E. , 2025/6241 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/652 E., 2024/1383 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; direnme kararı verilmiştir. Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesince; tasarrufun iptali isteği bakımından öncelikle İİK’nin 278. maddesi hükmü uyarınca bedel farkı nedeniyle tasarrufun iptali yoluna gidildiği, ayrıca davalı ... tanığı ...’ın “...davalı ... eski patronum, davalı ... da müşterimizdi. Vekâleten satışı ben yaptım, bedelin nasıl alındığına dair bilgim yok” beyanı gözetilerek davalıların önceden birbirini tanıyan kişiler oldukları, davalı ...’ın borçlunun mali durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi konumunda bulunduğu dikkate alınarak iptal koşullarının var olduğu gerekçesiyle bozma ilamına direnilmişse de; İİK’nın 278. maddesi hükmüne göre mutad hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez. Somut olayda icra takibi sırasında İİK’nın 105. maddesi anlamında geçici aciz vesikası niteliğinde yapılmış bir fiili haciz bulunmamaktadır. Tasarruf ise alınan aciz belgesinden geriye doğru 2 yıl içinde kalmamaktadır. Bu nedenle bedel farkından dolayı iptale karar verilemez. Ancak davacı tarafından İİK'nın 278, 2 79... . maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). Bölge Adliye Mahkemesince; davalıların önceden birbirlerini tanıyan kişiler olduğu, davalı ...’ın borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu anlaşıldığından davalı ...’ın bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı belirtilmişse de; davalılar arasında nasıl bir ticari ilişki ya da müşteri ilişkisi bulunduğu mahkemece tüm yönleriyle araştırılarak ortaya konmamıştır. Yargılama sırasında dinlenen tanıklar beyanlarında; davalı borçlu ...’in elektronik mağazası bulunduğunu, davalı 3.kişi ...’ın ise bu elektronik mağazasının müşterisi olduğunu beyan etmişlerse de, davalı ..., kendisinin Sivas’ta ikamet ettiğini, davalı borçlunun ise Kayseri’de yaşadığını, aynı ilde birlikte yaşamadıkları için borçlunun mali durumunu bilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 03.11.2007 tarihinde kendisinin ticari faaliyetine son verdiğini, diğer davalı ile arasında satış tarihi ve önceki tarihte herhangi bir ticari alışverişi olmadığını beyan ettiğinden, mahkemece öncelikle davalı borçlu ve 3.kişinin ne iş yaptıklarının saptanması, şirketlerinin bulunması halinde bu şirketlere ait ticari defterlerin getirtilerek davalılar arasında bir ticari ilişki bulunup bulunmadığının bilirkişi vasıtasıyla incelenerek tespit edilmesi ve sonucuna göre davalı 3. kişi ...’ın davalı borçlu ...’in mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden 28.06.2021 tarihli ve 2021/14959 Esas, 2021/3734 Karar sayılı bozma kararına direnilmesi yerinde görülmeyip; Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 08b0c7f176197cab 4596750ee0bbae52

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı