Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/9734 E., 2025/4049 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9734 E., 2025/4049 K. (10.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9734
Karar No
2025/4049
Karar Tarihi
10.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/9734 E. , 2025/4049 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/444 D.İş - 2023/445 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının sevk ve idaresindeki bisiklete çarpması sonucunda 15.12.2020 tarihinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesiyle talebini 410.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı tarafça cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin faizden sorumlu olmadığını, faize karar verilmesi halinde yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 60.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, tazminat hesabının Yargıtay kararları doğrultusunda progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle yapılmış olmasına, kusur takdirinin kazanın oluş şekline uygun olmasına göre buna yönelik itirazların reddine, davalı lehine hükmolunması gereken vekalet ücretinin AAÜT gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğinden buna yönelik itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3.bendindeki vekalet ücretinin 12.080,00 TL şeklinde değiştirilmesine ve kararın düzeltilmiş şekliyle aynen icrasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki bisiklete çarpması sonucu meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle hesap yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, somut olayda müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum ve olgunun bulunmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; a) Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 15.03.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin lomber bölge ve servikal bölge lezyonları nedeniyle %20 oranında olduğu kabul edilmiştir. Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde beyin ve sinir cerrahisi uzmanının olmadığı görülmüş olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirilmek ve önceki tüm raporların irdelenmesi ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacının yerleşim yerine veya tedavi gördüğü yere en yakın Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde beyin ve sinir cerrahisi uzmanının da bulunduğu heyetten davacının davaya konu kaza sonucunda oluşan arazları da değerlendirilerek olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. b-Davaya konu kazaya ilişkin olarak kolluk görevlilerince tutulan kaza tespit tutanağında; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın sürücüsünün sağa doğru manevra yaptığı esnada aracının sağ yan kısmı ile davacının sevk ve idaresindeki bisiklete çarpması suretiyle kazanın meydana geldiği ifade edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, çift taraflı işbu kazaya ilişkin olarak kusur raporu alınmadan davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 266. ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak tüm deliller değerlendirilmek ve varsa dava konusu kazaya ilişkin ceza dosyası da getirtilmek suretiyle ceza dosyasından alınan kusur raporları da irdelenerek ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d22ddef42fa07cca db087d8c97f3e09c This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/9734 E. , 2025/4049 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/444 D.İş - 2023/445 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının sevk ve idaresindeki bisiklete çarpması sonucunda 15.12.2020 tarihinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesiyle talebini 410.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı tarafça cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin faizden sorumlu olmadığını, faize karar verilmesi halinde yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 60.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, tazminat hesabının Yargıtay kararları doğrultusunda progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle yapılmış olmasına, kusur takdirinin kazanın oluş şekline uygun olmasına göre buna yönelik itirazların reddine, davalı lehine hükmolunması gereken vekalet ücretinin AAÜT gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğinden buna yönelik itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3.bendindeki vekalet ücretinin 12.080,00 TL şeklinde değiştirilmesine ve kararın düzeltilmiş şekliyle aynen icrasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki bisiklete çarpması sonucu meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle hesap yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, somut olayda müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum ve olgunun bulunmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; a) Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 15.03.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin lomber bölge ve servikal bölge lezyonları nedeniyle %20 oranında olduğu kabul edilmiştir. Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde beyin ve sinir cerrahisi uzmanının olmadığı görülmüş olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirilmek ve önceki tüm raporların irdelenmesi ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacının yerleşim yerine veya tedavi gördüğü yere en yakın Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde beyin ve sinir cerrahisi uzmanının da bulunduğu heyetten davacının davaya konu kaza sonucunda oluşan arazları da değerlendirilerek olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. b-Davaya konu kazaya ilişkin olarak kolluk görevlilerince tutulan kaza tespit tutanağında; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın sürücüsünün sağa doğru manevra yaptığı esnada aracının sağ yan kısmı ile davacının sevk ve idaresindeki bisiklete çarpması suretiyle kazanın meydana geldiği ifade edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, çift taraflı işbu kazaya ilişkin olarak kusur raporu alınmadan davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 266. ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak tüm deliller değerlendirilmek ve varsa dava konusu kazaya ilişkin ceza dosyası da getirtilmek suretiyle ceza dosyasından alınan kusur raporları da irdelenerek ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d22ddef42fa07cca db087d8c97f3e09c ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı