4. Hukuk Dairesi 2023/9485 E. , 2025/4530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/488 E.- 2023/487 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu motosiklet ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına aracın 09.10.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 300.204,17 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığını, usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranlarının tespiti için kusur raporu alınması gerektiğini, davacının kask ve koruyucu ekipmandan kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, rücuya esas ödeme varsa mahsubu gerektiğini, faizden sınırlı sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 14.10.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %6 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, alınan kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 300.204,17 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranlarının tespitinin isabetsiz olduğunu, yeniden kusur raporu alınması gerektiğini, davacının kask ve koruyucu ekipmandan kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak başvuru tarihinden itibaren ve yasal faiz ile sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının yolcu olduğu motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına, hesaplamanın doğru yapılmış olmasına, müterafik kusurun ispat edilememiş olmasına, vekalet ücretinin doğru takdir edilmiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; a.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 14.10.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %6 olarak hesaplanmıştır. Maluliyet raporunda olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanmış olsa da, tedavi evraklarının tamamlanmadığı anlaşılmış, bu husus doğru görülmemiştir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler uyarınca, davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı olan yetkili sağlık kuruluşundan, içinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı da olan heyetten, tedavi evraklarının tamamı tedavi gördüğü hastaneden temin edilmek ve fiziki muayenesi de yapılmak suretiyle yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağı düzenlendiği, buna göre davacının yolcusu olduğu motosiklet sürücüsünün kusurunun olmadığı, davalıya sigortalı araç sürücüsünün geçiş önceliğine uymadığı ve hız kurallarını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, hakemce alınan tek kişilik bilirkişi raporunun da kaza tespit tutanağı ile paralel olduğu, hakemce, kaza tespit tutanağı ile kusur bilirkişi raporunda yer alan kusur tayini dikkate alınarak davacının tazminat talebinin hesaplandığı anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince uzman bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik heyetten davaya konu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı, kusur bilirkişi raporu ile soruşturma aşamasına ilişkin tüm evraklar temin edilmek suretiyle, kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği, mevcut kusur oranlarının da dikkate alındığı rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,18.03.2025 tarihinde Başkan ... ile Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, çift taraflı trafik kazasında davacının yolcu olduğu, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, hakem heyetince alınan kusur raporunda da davalının sigortalının %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu olaya ilişkin kusur durumuna göre davalının sigortalısının kusursuz olma durumu söz konusu değildir. Davacının yolcu olup müteselsil sorumluluk gereğince sorumluların her birinden tazminatın tamamını isteme hakkı bulunması nedeniyle kusur raporu alınmasına gerek bulunmamaktadır. Ayrıca, 09.10.2020 tarihli kaza nedeniyle Sütçü İmam Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca 14.10.2022 tarihinde davacı bizzat muayene edilerek düzenlenen ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı ve iki adli tıp uzmanı, bir ortopedi uzmanının bulunduğu heyetten alınan raporun da mevzuata ve usule uygun olduğu, yeniden maluliyet raporu alınmasına da gerek bulunmadığı ve hükmün onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ea0f56c0566229d2 62096acd3056ad51 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/9485 E. , 2025/4530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/488 E.- 2023/487 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu motosiklet ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına aracın 09.10.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 300.204,17 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığını, usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranlarının tespiti için kusur raporu alınması gerektiğini, davacının kask ve koruyucu ekipmandan kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, rücuya esas ödeme varsa mahsubu gerektiğini, faizden sınırlı sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 14.10.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %6 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, alınan kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 300.204,17 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranlarının tespitinin isabetsiz olduğunu, yeniden kusur raporu alınması gerektiğini, davacının kask ve koruyucu ekipmandan kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak başvuru tarihinden itibaren ve yasal faiz ile sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının yolcu olduğu motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına, hesaplamanın doğru yapılmış olmasına, müterafik kusurun ispat edilememiş olmasına, vekalet ücretinin doğru takdir edilmiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; a.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 14.10.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %6 olarak hesaplanmıştır. Maluliyet raporunda olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanmış olsa da, tedavi evraklarının tamamlanmadığı anlaşılmış, bu husus doğru görülmemiştir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler uyarınca, davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı olan yetkili sağlık kuruluşundan, içinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı da olan heyetten, tedavi evraklarının tamamı tedavi gördüğü hastaneden temin edilmek ve fiziki muayenesi de yapılmak suretiyle yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağı düzenlendiği, buna göre davacının yolcusu olduğu motosiklet sürücüsünün kusurunun olmadığı, davalıya sigortalı araç sürücüsünün geçiş önceliğine uymadığı ve hız kurallarını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, hakemce alınan tek kişilik bilirkişi raporunun da kaza tespit tutanağı ile paralel olduğu, hakemce, kaza tespit tutanağı ile kusur bilirkişi raporunda yer alan kusur tayini dikkate alınarak davacının tazminat talebinin hesaplandığı anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince uzman bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik heyetten davaya konu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı, kusur bilirkişi raporu ile soruşturma aşamasına ilişkin tüm evraklar temin edilmek suretiyle, kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği, mevcut kusur oranlarının da dikkate alındığı rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,18.03.2025 tarihinde Başkan ... ile Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, çift taraflı trafik kazasında davacının yolcu olduğu, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, hakem heyetince alınan kusur raporunda da davalının sigortalının %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu olaya ilişkin kusur durumuna göre davalının sigortalısının kusursuz olma durumu söz konusu değildir. Davacının yolcu olup müteselsil sorumluluk gereğince sorumluların her birinden tazminatın tamamını isteme hakkı bulunması nedeniyle kusur raporu alınmasına gerek bulunmamaktadır. Ayrıca, 09.10.2020 tarihli kaza nedeniyle Sütçü İmam Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca 14.10.2022 tarihinde davacı bizzat muayene edilerek düzenlenen ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı ve iki adli tıp uzmanı, bir ortopedi uzmanının bulunduğu heyetten alınan raporun da mevzuata ve usule uygun olduğu, yeniden maluliyet raporu alınmasına da gerek bulunmadığı ve hükmün onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ea0f56c0566229d2 62096acd3056ad51 ... ...