Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/8788 E., 2025/2824 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8788 E., 2025/2824 K. (19.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8788
Karar No
2025/2824
Karar Tarihi
19.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/8788 E. , 2025/2824 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/428 E., 2023/431 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-31190 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/159360 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Quick Sigorta A.Ş. tarafından sorumluluğu temin edilen aracın 17.09.2017 tarihinde başvuran sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle belirsiz alacak olarak 8.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 900,00 TL rapor ücretinin 10.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsilini talep etmiş, 28.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 330.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin kabulüne, 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; KTK.86.'nın maddesi gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağını, gerek rapor formatı, gerek heyet teşkili bakımından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelike aykırı olarak hazırlanan raporun formata uygun olmaması nedeniyle hükme esas alınmasının doğru olmadığını, söz konusu başvuruda kazanın Erzincan il sınırları içinde meydana geldiğini, ancak davacının yerleşim yeri olan İstanbul' da sağlık raporu verebilecek kurumlar mevcutken hiçbir ilgi ve alakası bulunmayan İzmir ilindeki İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Kurulu Raporunu sunduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı kullanılarak yapılması gerektiğini, hesap hatası bulunan hesap raporunun hükme esas alınmış olmasının hukuk, usul ve hakkaniyete aykırılık yarattığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında davacı sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun'un 53/b maddesinde geçen "sağa ve sola dönecek olan sürücüler aşağıdaki kurallara uyarlar; sola dönüşlerde sürücüler sola dönüş işareti vermeye, yolun gidişe ayrılmış olan kısmının soluna yaklaşmaya, hızını azaltmaya, dönüşe başlamadan, sağdan gelen taşıtlara ilk geçiş hakkını vermeye, dönüş sırasında, karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklemeye, gireceği yolun gidişe ayrılan kısmına girmek üzere, dönüşünü yaparken, arkadan gelen ve sola dönecek diğer taşıtları engellememek için, geniş kavisle dönüş yapmaya, zorunludurlar" kuralını ihlal ettiği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise dava konusu trafik kazasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun'un 56/1-c maddesinde geçen "sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar" kuralını ihlal ettiği gerekçesi ile olayda kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Hakem heyetince alınan kusur bilirkişi raporunda 24 EH 936 plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun'un 56/1-c maddesini ihlal ettiğinden %100 oranında asli kusurlu olduğu, tescilsiz araç sürücüsünün ise kazanın oluşumuna etki edecek herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince kusur raporuna itibar olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca rapora neden itibar edildiği, kaza tespit tutanağının neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya kaza tespit tutanağı ve kusur raporu arasındaki çelişkiyi gideren ikinci bir rapor alınmalıdır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve kusur raporundaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrası uyarınca "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı yararına hükmedilecek vekalet ücreti için yukarıda adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilerek AAÜT'nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR 1-Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Yukarıda (2) ve (3) no'lu bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a638b1173f63ce6e 156a2728c92b76bc

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı