Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2023/8394 E., 2025/14567 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8394 E., 2025/14567 K. (23.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8394
Karar No
2025/14567
Karar Tarihi
23.10.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/8394 E. , 2025/14567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2890 E., 2023/1894 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/5 79... /659 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TC Cumhurbaşkanlığı ... Başkanı olarak görev yaptığını, davalının 03.12.2020 tarihinde ... TV'de yayınlanan ... Mahallesi isimli programda sarf ettiği söz ve ifadeler nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, müvekkili hakkında dava konusu konuşmaya konu olan bu iddia yönünden 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na Aykırılık suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın itiraz edilmeden kesinleştiğini, dava konusu arsa vasıflı taşınmazın ... Müdürlüğü ile yapılan sözleşme uyarınca kiralandığını, kurum tarafından yerinde yapılan tespitte kiralama sözleşmesine aykırı bir durum olmadığının tespit edildiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na göre dava konusu alanda yapılacak her türlü yapı yönünden izin alınması gerektiğini, davacının Boğaziçi İmar Müdürlüğünden dava konusu yerde pergole ve şömine yapmak için izin almadığını, bu konuda ... Belediyesi Boğaziçi İmar Müdürlüğü tarafından yerinde işlemler yapılarak yıkım işlemi yapıldığını, bu nedenle dava konusu beyanların gerçeğe uygun olduğunu, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının iddiasına konu eylem nedeniyle 03.09.2020 tarihinde Boğaziçi Kanunu'na aykırılık nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, somut olayda kaçak yapı ve yıkım kararının söz konusu olmadığı, davacının kişilik haklarına saldırı oluştuğu ve eleştirinin sınırının aşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 03.12.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair verilen karardan yaklaşık 3 ay sonrasında 03.12.2020 tarihindeki TV programında davalı tarafından, davacının boğazda kaçak yapı yaptığının ileri sürüldüğü; bu isnadın hiçbir dayanağının bulunmadığı, bu haliyle davacının kişilik haklarının hedef alındığı ve basın özgürlüğünden bahsedilmesinin hukuken mümkün olmadığı, kişilik hakları saldırıya uğrayan davacı lehine manevi tazminat şartlarının oluştuğu; hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen tazminat miktarının az olduğunu, caydırıcı olarak değerlendirilemeyeceğini, kamuoyu nezdinde müvekkilinin güvenilirliğinin ve itibarının zedelendiğini, iftiranın meşrulaştırılmasına teşvik niteliğinde olduğunu; davalının sosyal ekonomik durumu, olaydaki ağır kusurunun değerlendirilmesi gerektiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, tam kabul kararı verilmesi gerekirken kısmen kabule ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu programda aynı konu ile ilgili ... Gazetesinde yapılan haber nedeniyle gazete hakkında açılan davanın müvekkiline sorulduğunu, konuşmanın bu yönüyle bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar dayanak gösterilerek tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, mahkeme gerekçesinin dosya kapsamına uygun olmadığını, davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 03.12.2020 tarihinde ... TV'de yayınlanan ... Mahallesi isimli programda davalının sarf ettiği söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı hakkında 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na Aykırılık suçundan yürütülen ceza soruşturması neticesinde atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile 03.09.2020 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğinin, bu kararın kesinleşmesinden sonra 03.12.2020 tarihinde davalı tarafından sarf edilen söz ve ifadeler ile hukuka aykırı şekilde davacıya suç isnat edildiğinin, bu yönü ile dava konusu programda davalı tarafından sarf edilen ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin ve olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 268257743033b17d 5079163ae5488494 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/8394 E. , 2025/14567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2890 E., 2023/1894 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/5 79... /659 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TC Cumhurbaşkanlığı ... Başkanı olarak görev yaptığını, davalının 03.12.2020 tarihinde ... TV'de yayınlanan ... Mahallesi isimli programda sarf ettiği söz ve ifadeler nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, müvekkili hakkında dava konusu konuşmaya konu olan bu iddia yönünden 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na Aykırılık suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın itiraz edilmeden kesinleştiğini, dava konusu arsa vasıflı taşınmazın ... Müdürlüğü ile yapılan sözleşme uyarınca kiralandığını, kurum tarafından yerinde yapılan tespitte kiralama sözleşmesine aykırı bir durum olmadığının tespit edildiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na göre dava konusu alanda yapılacak her türlü yapı yönünden izin alınması gerektiğini, davacının Boğaziçi İmar Müdürlüğünden dava konusu yerde pergole ve şömine yapmak için izin almadığını, bu konuda ... Belediyesi Boğaziçi İmar Müdürlüğü tarafından yerinde işlemler yapılarak yıkım işlemi yapıldığını, bu nedenle dava konusu beyanların gerçeğe uygun olduğunu, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının iddiasına konu eylem nedeniyle 03.09.2020 tarihinde Boğaziçi Kanunu'na aykırılık nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, somut olayda kaçak yapı ve yıkım kararının söz konusu olmadığı, davacının kişilik haklarına saldırı oluştuğu ve eleştirinin sınırının aşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 03.12.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair verilen karardan yaklaşık 3 ay sonrasında 03.12.2020 tarihindeki TV programında davalı tarafından, davacının boğazda kaçak yapı yaptığının ileri sürüldüğü; bu isnadın hiçbir dayanağının bulunmadığı, bu haliyle davacının kişilik haklarının hedef alındığı ve basın özgürlüğünden bahsedilmesinin hukuken mümkün olmadığı, kişilik hakları saldırıya uğrayan davacı lehine manevi tazminat şartlarının oluştuğu; hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen tazminat miktarının az olduğunu, caydırıcı olarak değerlendirilemeyeceğini, kamuoyu nezdinde müvekkilinin güvenilirliğinin ve itibarının zedelendiğini, iftiranın meşrulaştırılmasına teşvik niteliğinde olduğunu; davalının sosyal ekonomik durumu, olaydaki ağır kusurunun değerlendirilmesi gerektiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, tam kabul kararı verilmesi gerekirken kısmen kabule ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu programda aynı konu ile ilgili ... Gazetesinde yapılan haber nedeniyle gazete hakkında açılan davanın müvekkiline sorulduğunu, konuşmanın bu yönüyle bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar dayanak gösterilerek tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, mahkeme gerekçesinin dosya kapsamına uygun olmadığını, davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 03.12.2020 tarihinde ... TV'de yayınlanan ... Mahallesi isimli programda davalının sarf ettiği söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı hakkında 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'na Aykırılık suçundan yürütülen ceza soruşturması neticesinde atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile 03.09.2020 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğinin, bu kararın kesinleşmesinden sonra 03.12.2020 tarihinde davalı tarafından sarf edilen söz ve ifadeler ile hukuka aykırı şekilde davacıya suç isnat edildiğinin, bu yönü ile dava konusu programda davalı tarafından sarf edilen ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin ve olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 268257743033b17d 5079163ae5488494 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı