4. Hukuk Dairesi 2023/7595 E. , 2025/2886 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/344 - 2023/344 SAYISI : 2023/İHK-24688 SAYISI : K-2023/91034 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 08.04.2021 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu aynı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanıp maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 110.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16.03.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini, 379.243,60 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %6 oranındaki maluliyeti, davalının %100 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 379.243,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru aşamasında sunulan maluliyet raporunda davacının maluliyetinin %5 olarak belirlendiği, bu oran esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği, davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne, 316.036,33 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüer raporun denetime elverişli olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince: Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda; davacı tarafından başvuru aşamasında sunulan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.02.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası oluşan sağ el bileği eklem hareket kısıtlılığına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %5 olarak hesaplandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu raporun yetersiz bulunduğu, bu nedenle alınan 13.03.2023 tarihli rapora göre davacının maluliyet oranının %6 olarak belirlendiği ve bu oran esas alınarak hesaplama yapıldığı, davalı tarafın itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, 13.03.2023 tarihli raporda davacının fiziken muayene edilmediği ve denetime elverişli olmadığı, ancak başvuru aşamasında sunulan 20.02.2023 tarihli raporun yeterli bulunduğu ve tespit edilen %5 oranının hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre İtiraz Hakem Heyetine, hükme esas alınan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.02.2023 tarihli sağlık kurulu raporunun, davacıda meydana gelen yaralanma ve maluliyetin niteliği dikkate alındığında denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, eksik inceleme ile oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve davacıdaki yaralanma ve belirlenen maluliyetin mahiyeti dikkate alındığında içinde ortopedi ve travmatoloji uzmanının da bulunduğu, davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden rapor alınıp (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17., Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; hakem heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, 08.04.2021 tarihli kaza nedeniyle 25.07.2022 tarihinde düzenlenen ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı raporda el bileği arazı nedeniyle maluliyeti olduğu tespit edilen davacının bizzat muayene edildiği, heyette 1 adli tıp uzmanı ve 2 ortopedi uzmanının bulunduğu, hakem heyetince alınan 13.03.2023 tarihli maluliyet raporunda ise yine Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı, heyette 1 ortopedi ve 1 adli tıp uzmanının bulunduğu ve davacının % 6 oranında maluliyeti bulunduğunun tespit edildiği, İtiraz Hakem Heyetince % 5 oranındaki maluliyet esas alınarak hesaplama yapıldığı, 2 rapor arasında oransal bakımdan makul kabul edilemeyecek bir fark bulunmadığı anlaşıldığından yeniden maluliyet raporu alınmasına gerek bulunmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (2) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum.