Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2023/729 E., 2025/14427 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/729 E., 2025/14427 K. (21.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/729
Karar No
2025/14427
Karar Tarihi
21.10.2025

4. Hukuk Dairesi 2023/729 E. , 2025/14427 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2559 E., 2022/2539 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/384 E., 2022/527 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisinin davalı bankadan kredi kullandığını ve murisin vefatı sonrasında kredi borcunun hayat sigortası yapan sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini beyanla belirsiz alacak davası olarak davacıların murisi tarafından yapılan ödemelerin, hayat sigortası poliçe ile teminat altına alınan miktardan mahsubu sonucunda artan kısımdan bakiye kalan kısmın fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 500,00 TL'nin işleyecek ... Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi ile birlikte tahsiline ve davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisi ile banka arasındaki ilişkinin sadece kredi sözleşmesinden kaynaklandığını ve bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ile davacıların murisi arasındaki ilişkinin 3 yıldan fazla süredir devam etmiş olmasının TTK'nın 1503. maddesinin uygulanmasını gerektirmediği belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigorta sözleşmesinden kaynaklanan hakları talep etme hakkının davalı bankada olduğunu ve bu nedenle davacıların aktif husumetinin bulunmadığını, davalı bankanın sigorta sözleşmesinde dain-i mürtehin sıfatının bulunduğunu ve bu nedenle davacılar tarafından dava açılması için muvafakatinin alınması gerektiğini, müvekkilinin hayat sigortası bedeli ile sorumlu olduğunu, davacıların murisinin intihar etmiş olması nedeniyle poliçe bedelinin ödenmeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2022/384 Esas, 2022/527 Karar sayılı kararıyla davanın davalı banka yönünden husumet yokluğundan reddine ve ... ve ... A.Ş. yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacıların murisine davalı banka tarafından ilk olarak kullandırılan kredinin 41. ayında ödenen kredi miktarının da dikkate alınması suretiyle ikinci bir kredi kullandırıldığı ve aynı tarihte ilk kredinin kapattırıldığı, bu işlemlerin aynı tarihte ve aynı saatlerde peş peşe yapıldığını, davacıların murisinin kredi borçluluğunun devam ettirildiğini, yapılan işlemin yenileme mahiyetinde olduğunu, murisin intihar nedeniyle öldüğünün kabulü halinde dahi TTK'nın 1503. maddesinin uygulama alanı bulacağını, bu maddede yer alan 3 yıllık sürenin, davalı banka tarafından imzalanan sözleşme ile 2 yıla düşürüldüğünü, TTK'nın 105/2. maddesi uyarınca ve davalı bankaya borçlu olunmadığının tespitine ilişkin taleplerinin de dikkate alınması gerektiğini ve bu nedenle davalı bankaya yönelik davaları yönünden davanın husumetten reddine karar verilemeyeceğini, nitekim davalı bankanın müterafik kusurunun da bulunduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacıların murisi ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesine bağlı hayat sigortasından kaynaklanan bakiye kredi borcundan dolayı davacıların davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespiti ve yapılan ödemelerin mahsubu sonucunda bakiye kalan kısmın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı