4. Hukuk Dairesi 2023/7129 E. , 2025/2122 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/176 Değişik İş, 2023/256 Karar SAYISI : 2023/İHK-5957 SAYISI : K-2022/321601 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.03.2020 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğu kazada yaya konumundaki müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 130,00 TL sürekli iş göremezlik ve 20,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile talebini 150.367,74 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve kusurunun somut delillerle ispat edilemediğini, KTK'nın 97. maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartı gerçekleşmediğinden başvurunun reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, SGK tarafından yapılan ödeme var ise bunun tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, sunulan sağlık kurulu raporunun yürürlükteki yönetmeliğe uygun olmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuranın talebinin kabulüne, 150.367,74 TL sürekli iş göremezlik ve HMK'nın 26. maddesi gereği taleple bağlı kalınarak 20,00 TL geçici iş göremezlik tazmnatının 28.08.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalı sigorta şirketi tarafından başvurana ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; itiraza konu 11.12.2022 tarih ve K-2022/321601 sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı sigorta şirketi vekilinin yapmış olduğu itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının hüküm bölümünde, vekalet ücreti ile ilgili (5.3) numaralı paragrafındaki "23.558,16 TL" rakamı çıkarılarak yerine '' 9.200.00 TL" rakamı yazılarak düzeltilmesine, kararın sair kısımlarının aynen icrasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve kusurunun somut delillerle ispat edilemediğini, KTK'nın 97. maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartı gerçekleşmediğinden başvurunun reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, SGK tarafından yapılan ödeme var ise bunun tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, sunulan sağlık kurulu raporunun yürürlükteki yönetmeliğe uygun olmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınması gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. 10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilmeyen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmasının ya da hükmün gerekçe kısmında kabul edildiği belirtilen bir yükümlülüğün hüküm fıkrasında reddedilmiş olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK'nın 294-297. maddelerinde, hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HMK'nın 297/2. maddesi; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır. Somut uyuşmazlıkta, İtiraz Hakem Heyetince gerekçe kısmında dosya kapsamında sigortalı aracın plakasının tespit edilememesi nedeniyle başvuran, Güvence Hesabına e-mail vasıtasıyla birden fazla mail göndermiş olup genel şartlar ekinde yer alan gerekli tüm evrakları en son 10.06.2022 tarihinde göndererek Güvence Hesabına başvurmuştur. ZMSS Genel Şartları B.2.1'de, “Sigortacı; hak sahibinin, kaza veya zararın tespit edilebilmesi için bu genel şartlar ekinde yer alan gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde tazminatı hak sahibine öder.” hükmü gereği, ... 23.06.2022 tarihinde temerrüde düşmüştür. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, 28.08.2021 tarihinden itibaren yasal faize karar verilmesi belirtilen nedenlerle yerinde olmayıp ... vekilince yapılan itirazın bu yönüyle kabulü ile hükmedilen tazminata 23.06.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek üzere karar verilmesi gerektiği şeklinde belirtilmiş olup hüküm kısmında ise ''İtiraza konu 11.12.2022 tarih K-2022/321601 sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı sigorta şirketi vekilinin yapmış olduğu itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının hüküm bölümünde, vekalet ücreti ile ilgili (5.3) numaralı paragrafındaki "23.558,16 TL" rakamı çıkarılarak yerine '' 9.200.00 TL" rakamı yazılarak düzeltilmesine, kararın sair kısımlarının aynen icrasına karar verilmiştir. Bu durumda kararın gerekçesi ile sonucu arasında çelişki yaratıldığı ve infazında tereddüt oluşturulduğu görülmektedir. Bu durum, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.04.1992 tarih ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı uyarınca, hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasındaki çelişkinin giderildiği infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.