4. Hukuk Dairesi 2023/6626 E. , 2025/3114 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/107 D.İş, 2023/107 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-5976 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/331189 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.07.2020 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı aracın, davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak en az %5 oranında malul kaldığını, 120 gün geçici iş göremezliği ve 30 gün bakıcı ihtiyacı oluştuğunu, kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kusura ve maluliyete dair fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sunulan raporların hükme esas alınmasını talep etiklerini belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 7.800,00 TL sürekli ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan 327,00 TL adli rapor ücretiyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 17.10.2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik için 163.322,35 TL, geçici iş göremezlik için 9.298,80 TL ve bakıcı gideri için 2.943,00 TL olmak üzere toplam talebi 175.564,15 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunulduğunu, davacının aynı taleple daha önce 2021.E.84073 sayılı dosyada yaptığı başvurunun reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, kesin hüküm nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, kaza nedeniyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsiz olup bu husus netleştirilerek müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinden davalının sorumlu olmadığını, hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının zamanaşımı ve kesin hüküm itirazının yerinde olmadığı, alınan hesap ve kusur raporunun hükme esas alındığı, başvuran araçta yolcu konumunda olup kaza tespit tutanağına göre emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belli olmadığı, bu nedenle başkaca somut delil bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmadığı, davalının hatır taşımasına yönelik soyut beyanlarına itibar edilmediği, rapor ücretinin davalı tarafından karşılanması gerektiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 163.322,35 TL sürekli ve 9.298,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 2.943,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 175.564,15 TL'nin 02.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; komisyona başvuru öncesinde davalıya başvuru yapıldığı, sigorta şirketi tarafından bu başvuruya karşı eksik evrak istemiyle cevap verildiğine dair bir delil sunulmadığı, gerekli evrakların davalıya sunulduğu, maluliyet raporunun yetkili bir resmi sağlık kuruluşu tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre fiziki muayene yapılarak hazırlandığı, davalı tarafından sunulan tıbbi uzman görüşünde davacıda oluşan yaralanmanın %0-5 arasında bir maluliyete neden olacağı görüşü bildirilmiş olup bu açıdan tıbbi uzman görüşü ile sağlık kurulu raporu arasında bir çelişki görülmediği, tazminatın hesaplama yönteminde bir hata bulunmadığı, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinden davalının sorumlu olduğu, emniyet kemerinin takılı olup olmadığına dair dosya kapsamında hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı, adli rapor ücretinin zararın belirlenmesi amacıyla yapılan makul gider kapsamında olup davalının bu giderden sorumlu olduğu, tam vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun olmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, bir kısım evrakın davalıya ibraz edilmediğini, tek taraflı olarak sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, yeni bir rapor alınması gerektiğini, maluliyet raporunun aldırılan medikal raporla çeliştiğini, raporun ilgili yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, progresif rant yöntemi kullanılmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden davalının sorumlu olmadığını, adli rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsiz olup bu husus netleştirilerek müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 05.07.2020 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, başvurunun usulüne uygun olmasına, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmesine, müterafik kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan "27.334,62" ibaresi çıkartılarak yerine "9.200,00" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.