Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/6 E., 2025/3729 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6 E., 2025/3729 K. (05.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6
Karar No
2025/3729
Karar Tarihi
05.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/6 E. , 2025/3729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1539 - 2022/131 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/599 - 2019/412 Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; 02.04.2015 tarihinde, ...’nın içerisinde yolcu olarak bulunduğu, davalı ...’ın sürücüsü olduğu, .... San. Tic Ltd Şti’nin işleteni olduğu ve davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın kazasında ...'nın vefat ettiğini, ölenin müvekkili ...’in eşi, ...’ın babası, ...’ın ise oğlu olduğunu, müvekkillerinin ölenin desteğinden mahrum kaldıkları gibi manevi olarak da ızdırap çektiklerini, maddi zararlarından davalıların tamamının, manevi zararlarından ise sigorta haricindeki davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 1.500,00 TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminatın sigorta şirketinden dava tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihinden müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine, müvekkili ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; asıl davada bahsi geçen kazada, kaza yapan aracın kasko poliçesi kapsamında İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) ile davalı .... tarafından sigortalı olduğunu, sürücüsü ... olan aracın davalı ASKİ Genel Müdürlüğüne ait açık bırakılan rögar kapağına düşmesi sonrasında, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle aracın tünele düşmesi neticesinde meydana gelen kazada müvekkili Sudenez’ın babası, ...’in eşi ve ...’ın oğlu olan ...’nın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde rögar kapağının açık tutulması nedeniyle davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nün de kusurunun bulunduğunu ve davalının müvekkilinin maddi zararlarından sorumlu olduğunu, ...nin de İMSS kapsamında manevi zararlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.500,00 TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 12.04.2019 tarihli dilekçesi ile destek tazminatı taleplerini ... için 24.334,39 TL, ... için 67.815,99 TL, ... için 170.619,57 TL olarak ıslah ettiklerini belirtilerek toplam 262.334,39 TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminatın davalı ...'nden dava tarihinden itibaren avans faizi ile diğer davalılar sürücü işleten ve Aski Genel Müdürlüğü'nden kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Asıl davada davalı .... San. Tic. Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde; davanın görülmesinde tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkili ile vefat eden arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, bu durumun Kaza Tespit Tutanağında da belirtildiğini, kazanın ASKİ’ye ait rögor kapağının düzgün yerleştirilmemesinden kaynaklandığını, ceza soruşturmasında da, ASKİ’nin asli kusurlu, araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, İş Güvenliği Bilirkişisi tarafından ise müvekkiline ait araç sürücüsüne kusur izafe edilmediğini, bu nedenle kusuru kabul etmediklerini, talep edilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu, davacıların destek zararını ve ölenin gelirini kanıtlaması gerektiğini, ayrıca davanın ASKİ ve Allianz Sigorta A.Ş.’ye ihbarını da talep ettiklerini, savunarak davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza yapan aracın müvekkili tarafından ZMSS ile sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacıların kusuru ve zararını kanıtlaması gerektiğini, varsa müterafik kusur ve hatır taşımasının da nazara alınması gerektiğini, hesaplamanın ZMSS Genel Şartlarına göre yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin üzerinden geçtiği rögar kapağının açılarak aracın altına girmesi sonrasında, aracı havaya kaldırarak sol tarafta bulunan tünel içerisine düşmesi ile kazanın meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı ASKİ Genel Müdürlüğü cevap dilekçesinde; yolların bakım ve onarımının Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesine ait olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca kazanın da araç sürücüsünün hız limitlerine uymaması nedeniyle meydana geldiğini, kurum içi yazışmalara göre söz konusu yerdeki rögar kapağının yapım işinin ihale ile alan .... San. A.Ş. tarafından yerine getirildiğini, bu nedenle müvekkiline husumet yönetilemeyeceğini, esasa ilişkin olarak ise; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, asıl davada belirtilen kusuru da kabul etmediklerini, kazaya araç sürücüsünün sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; kaza yapan aracın müvekkili tarafından sigortalı olduğunu ve manevi tazminat ile sorumluluklarının 90.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini, davacıların talep ettiği manevi tazminatın ise fahiş olduğunu, davacının müvekkilinden ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile; maddi tazminat istemi yönünden; davacı ... için 67.815,99 TL, davacı ... için 170.619,57 TL, davacı ... için 24.334,39 TL destekten yoksun kalma tazminatının asıl davada tüm davalılar ile birleşen davada davalı Aski Genel Müdürlüğünden müşterek ve müteselsilen (asıl davada davalı ... şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde) tahsiline, hükmedilen tazminatlara asıl davada davalı ... şirketi yönünden asıl dava tarihi olan 13.04.2016'dan, asıl ve birleşen davadaki Aski Genel Müdürlüğü ... ve ... Ltd. Şti.yönünden kaza tarihi olan 02.04.2015'ten itibaren, asıl davada davalı ... şirketi için avans, asıl ve birleşen davadaki Aski Genel Müdürlüğü, ... ve ... Ltd. Şti. için yasal faiz işletilmesine; davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 40.00,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın asıl davada davalılar ... ve ... Ltd. Şti. ile birleşen davada davalı ...den müşterek ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde) tahsili ile hükmedilen tazminatlara birleşen davada davalı ... şirketi yönünden 30.05.2018 tarihinden itibaren avans, asıl davada davalılar ... Ltd. Şti. İle ... yönünden olay tarihi olan 02.04.2015'ten itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve birleşen davada davalı ... vekili ile birleşen davada davalı ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, bununla birlikte tüm zarardan sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu, kendilerinin avans asıl kusur sorumluları diğer davalıların yasal faizden sorumlu tutulduklarını, müvekkilinin ASKİ’ye %85 kusura göre rücu etmek istediğinde avans faizi ile ne şekilde tahsil edebileceğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğuna, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında hükmedilmesi gerektiğini, davacılar için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin de hatalı olduğunu, aktüer hesap raporuna itirazlarının da değerlendirilmediğini, gelecekteki zarar için faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu beyan etmektedir. Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, müvekkilinin, yapmış olduğu yapım işi ihalesi kapsamında söz konusu rögar kapağının .... San. A.Ş. ye yaptırıldığını, müvekkili tarafından henüz işin kesin kabulü yapılmadığından teslim alınmadığını, ihale sözleşmesi kapsamında sorumluluğun dava dışı yüklenici firmada olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumlu olduğunun kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte müvekkili hakkındaki manevi tazminat talebinin reddedilmesine rağmen müvekkili hakkında vekalet ücreti takdir edilmemesinin de hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketleri tarafından ZMSS ve İMSS poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın yaptığı trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2022 yılı için 107.090,00 TL’dir. HMK 362/1-a ve 362/2 nci maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 107.090,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Dosya içeriğine göre; davacı ... ve davacı ... hakkında hükmedilen tutarlar (davacılar lehine kabul edilen ve temyize konu edilen miktarlar) Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacı ... yönünden temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekili ve davalıAnkara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekilinin maddi tazminat yönünden davacı ... ve davacı ... hakkında hükmedilen tutarlar ve manevi tazminat yönünden temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı ... vekili ve davalıAnkara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ASKİ'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 15d3fd5cbb5cd40c c219a3cad143c13a This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/6 E. , 2025/3729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1539 - 2022/131 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/599 - 2019/412 Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; 02.04.2015 tarihinde, ...’nın içerisinde yolcu olarak bulunduğu, davalı ...’ın sürücüsü olduğu, .... San. Tic Ltd Şti’nin işleteni olduğu ve davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın kazasında ...'nın vefat ettiğini, ölenin müvekkili ...’in eşi, ...’ın babası, ...’ın ise oğlu olduğunu, müvekkillerinin ölenin desteğinden mahrum kaldıkları gibi manevi olarak da ızdırap çektiklerini, maddi zararlarından davalıların tamamının, manevi zararlarından ise sigorta haricindeki davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 1.500,00 TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminatın sigorta şirketinden dava tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihinden müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine, müvekkili ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; asıl davada bahsi geçen kazada, kaza yapan aracın kasko poliçesi kapsamında İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) ile davalı .... tarafından sigortalı olduğunu, sürücüsü ... olan aracın davalı ASKİ Genel Müdürlüğüne ait açık bırakılan rögar kapağına düşmesi sonrasında, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle aracın tünele düşmesi neticesinde meydana gelen kazada müvekkili Sudenez’ın babası, ...’in eşi ve ...’ın oğlu olan ...’nın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde rögar kapağının açık tutulması nedeniyle davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nün de kusurunun bulunduğunu ve davalının müvekkilinin maddi zararlarından sorumlu olduğunu, ...nin de İMSS kapsamında manevi zararlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.500,00 TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 12.04.2019 tarihli dilekçesi ile destek tazminatı taleplerini ... için 24.334,39 TL, ... için 67.815,99 TL, ... için 170.619,57 TL olarak ıslah ettiklerini belirtilerek toplam 262.334,39 TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminatın davalı ...'nden dava tarihinden itibaren avans faizi ile diğer davalılar sürücü işleten ve Aski Genel Müdürlüğü'nden kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Asıl davada davalı .... San. Tic. Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde; davanın görülmesinde tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkili ile vefat eden arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, bu durumun Kaza Tespit Tutanağında da belirtildiğini, kazanın ASKİ’ye ait rögor kapağının düzgün yerleştirilmemesinden kaynaklandığını, ceza soruşturmasında da, ASKİ’nin asli kusurlu, araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, İş Güvenliği Bilirkişisi tarafından ise müvekkiline ait araç sürücüsüne kusur izafe edilmediğini, bu nedenle kusuru kabul etmediklerini, talep edilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu, davacıların destek zararını ve ölenin gelirini kanıtlaması gerektiğini, ayrıca davanın ASKİ ve Allianz Sigorta A.Ş.’ye ihbarını da talep ettiklerini, savunarak davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza yapan aracın müvekkili tarafından ZMSS ile sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacıların kusuru ve zararını kanıtlaması gerektiğini, varsa müterafik kusur ve hatır taşımasının da nazara alınması gerektiğini, hesaplamanın ZMSS Genel Şartlarına göre yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin üzerinden geçtiği rögar kapağının açılarak aracın altına girmesi sonrasında, aracı havaya kaldırarak sol tarafta bulunan tünel içerisine düşmesi ile kazanın meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı ASKİ Genel Müdürlüğü cevap dilekçesinde; yolların bakım ve onarımının Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesine ait olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca kazanın da araç sürücüsünün hız limitlerine uymaması nedeniyle meydana geldiğini, kurum içi yazışmalara göre söz konusu yerdeki rögar kapağının yapım işinin ihale ile alan .... San. A.Ş. tarafından yerine getirildiğini, bu nedenle müvekkiline husumet yönetilemeyeceğini, esasa ilişkin olarak ise; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, asıl davada belirtilen kusuru da kabul etmediklerini, kazaya araç sürücüsünün sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; kaza yapan aracın müvekkili tarafından sigortalı olduğunu ve manevi tazminat ile sorumluluklarının 90.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini, davacıların talep ettiği manevi tazminatın ise fahiş olduğunu, davacının müvekkilinden ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile; maddi tazminat istemi yönünden; davacı ... için 67.815,99 TL, davacı ... için 170.619,57 TL, davacı ... için 24.334,39 TL destekten yoksun kalma tazminatının asıl davada tüm davalılar ile birleşen davada davalı Aski Genel Müdürlüğünden müşterek ve müteselsilen (asıl davada davalı ... şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde) tahsiline, hükmedilen tazminatlara asıl davada davalı ... şirketi yönünden asıl dava tarihi olan 13.04.2016'dan, asıl ve birleşen davadaki Aski Genel Müdürlüğü ... ve ... Ltd. Şti.yönünden kaza tarihi olan 02.04.2015'ten itibaren, asıl davada davalı ... şirketi için avans, asıl ve birleşen davadaki Aski Genel Müdürlüğü, ... ve ... Ltd. Şti. için yasal faiz işletilmesine; davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 40.00,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın asıl davada davalılar ... ve ... Ltd. Şti. ile birleşen davada davalı ...den müşterek ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde) tahsili ile hükmedilen tazminatlara birleşen davada davalı ... şirketi yönünden 30.05.2018 tarihinden itibaren avans, asıl davada davalılar ... Ltd. Şti. İle ... yönünden olay tarihi olan 02.04.2015'ten itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve birleşen davada davalı ... vekili ile birleşen davada davalı ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, bununla birlikte tüm zarardan sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu, kendilerinin avans asıl kusur sorumluları diğer davalıların yasal faizden sorumlu tutulduklarını, müvekkilinin ASKİ’ye %85 kusura göre rücu etmek istediğinde avans faizi ile ne şekilde tahsil edebileceğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğuna, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında hükmedilmesi gerektiğini, davacılar için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin de hatalı olduğunu, aktüer hesap raporuna itirazlarının da değerlendirilmediğini, gelecekteki zarar için faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu beyan etmektedir. Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, müvekkilinin, yapmış olduğu yapım işi ihalesi kapsamında söz konusu rögar kapağının .... San. A.Ş. ye yaptırıldığını, müvekkili tarafından henüz işin kesin kabulü yapılmadığından teslim alınmadığını, ihale sözleşmesi kapsamında sorumluluğun dava dışı yüklenici firmada olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumlu olduğunun kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte müvekkili hakkındaki manevi tazminat talebinin reddedilmesine rağmen müvekkili hakkında vekalet ücreti takdir edilmemesinin de hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketleri tarafından ZMSS ve İMSS poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın yaptığı trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2022 yılı için 107.090,00 TL’dir. HMK 362/1-a ve 362/2 nci maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 107.090,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Dosya içeriğine göre; davacı ... ve davacı ... hakkında hükmedilen tutarlar (davacılar lehine kabul edilen ve temyize konu edilen miktarlar) Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacı ... yönünden temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekili ve davalıAnkara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekilinin maddi tazminat yönünden davacı ... ve davacı ... hakkında hükmedilen tutarlar ve manevi tazminat yönünden temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı ... vekili ve davalıAnkara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ASKİ'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 15d3fd5cbb5cd40c c219a3cad143c13a ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı