Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/5898 E., 2025/5056 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5898 E., 2025/5056 K. (26.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5898
Karar No
2025/5056
Karar Tarihi
26.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/5898 E. , 2025/5056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/223 - 2023/224 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi kapsamınca sorumluluğu temin edilen aracın 09.11.2017 tarihinde karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere şimdilik 8.100,00 TL'nin 14.01.2022 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah ile talebini 329.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplamı 330.000,00 TL olarak belirlemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur ve müterafik kusur durumunun tespiti gerektiğini, kazanın oluş biçimine ilişkin çelişkili beyanlar olduğunu, sağlık kurulu raporunun usulüne uygun olmadığını, tazminatın ZMSS Genel Şartlarına uygun hesaplanması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT'nin 1/5'i olarak hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 330.000,00 TL olan talebinin 20.06.2022 tarihi itibarı ile hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 26.12.2022 tarih ve K-2022/334916 sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı sigorta şirketi vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, davacı vekilinin itirazlarının kabulüne, kararın kaldırılmasına davacının 330.000,00 TL olan tazminat talebinin 28.01.2022 tarihi itibarı ile hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, 9.850,00 TL vekalet ücretinin ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından yapılmış geçerli bir başvuru söz konusu olmadığından usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı giderinden davalı ... şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, şikâyetten vazgeçme ve uzlaşma hususunda gerekli araştırmanın yapılmadığını, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, kaza tarihinde geçerli olan Genel Şartlar kapsamında tazminat hesabında %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda davacı tarafından hakeme başvuru sırasında dosyaya sunulan Kocaeli Üriversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 28.11.2022 tarihli raporda; kaza tarihi olan 09.11.2017 tarihi itibariyle davacının maluliyet oranı Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %30,5 olarak belirlenmiştir. Davacıya ait ...Merkez Hastanesi, ... Hastanesi, ... Devlet Hastanesi tedavi evrakları incelenerek, davacının psikiyatri sağlık kurulunda değerlendirmesi ve fiziki muayenesi yapılarak düzenlenen raporda yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu, ağır stres tepkisi, uyum bozukluğu, zihinsel davranışsal bozukluğu nedeni ile %25, kas atrofisi (kas zayıflığı, sinirlerin zedelenmesi nedeni ile) nedeni ile %7, toplam %30,25 maluliyet oranı belirlenmiş, anılan raporu adli tıp ve fizik tedavi uzmanı imzalamıştır. Raporda kaza tarihinde yürülrükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellerin esas alınması yerindedir ancak belirlenen arazların davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceği hususunda bir tespit yapılmamıştır. Hakem heyetince yetersiz olan işbu rapora göre karar verilmiştir. Bu durumda, davacının kazadan kaynaklı olarak, maluliyetinin tespiti için tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek (eskik varsa tamamlanarak) üzere içerisinde psikiyatri uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden (ATK İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp bölümünden) kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere uygun şekilde, öncelikle psikiyatri konsültasyonu istenerek davacının psikiyatri tedavisi görüp görmediği, devam eden bir tedavisinin olup olmadığı araştırılarak varsa evraklar eklenmek suretiyle, kazadan sonra oluştuğu belirtilen "yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu, ağır stres tepkisi, uyum bozukluğu, zihinsel davranışsal bozukluğu" nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı ve varsa oranının ne olduğu, maluliyetinin davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceği hususlarında bizzat muayenesi de yapılarak ayrıntılı, gerekçeli, kaza ile illiyet bağı kuran, denetime elverişli ve psikiyatri uzmanının da bulunduğu heyetten yeni bir rapor alınarak (temyiz eden davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3.Davacı, kolluk ifadesinde servis aracında yolcu olduğunu ifade etmiştir. Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 4. fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı vekili, davaya konu olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, dava dışı SGK Başkanlığı tarafından davacıya yapılmış rücuya tabi ödeme olup olmadığının araştırılması ile yapılmış ödeme varsa tazminattan düşülmesi gerektiği savunmasında bulunmuş; hakem heyeti tarafından bu hususta araştırma yapılmadan karar verilmiştir. Bu durumda Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kaza sonucu davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığı; gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı; davacılara bağlanan rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu bu hususla ilgili rücu davası açılıp açılmadığının sorulması; alınacak cevaplar değerlendirilerek 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi gereği şartları var ise tazminattan düşülmesi suretiyle davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 58892eb071ac3762 0543d0542953d71b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı