Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/5684 E., 2025/3063 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5684 E., 2025/3063 K. (24.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5684
Karar No
2025/3063
Karar Tarihi
24.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/5684 E. , 2025/3063 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1131 D.İş 2022/1137 K SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-59342 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/202105 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 30.12.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.300,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 350,00 TL tahkim başvuru ücretinin, ATK rapor ücretinin ve tahkim masraflarının tahkim başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.08.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 111.271,93 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından başvurunun reddi gerektiğini, aksi taktirde hem Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve % 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, başvuranın kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giyip giymediğinin tespiti ile giymediğinin tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi ücreti talebinden sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin komisyona başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, aleyhe hüküm kurulması ihtimalinde vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanacak miktarın beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ile hesaplanan tazminatın %20'lik kısmının Grup Merkez Hasar Yön. Dan. Ve Güv. Sis. A.Ş'ye temlikname ile devredildiği, 2021.E.101177 sayılı dosyada başvurana temlikname örneğinin iletildiği, ancak beyanda bulunmadığı, bu sebeple tazminattan temliknamede belirtilen %20 oranına denk gelen 22.254,39 TL'nin tenzili gerektiği, rapor ücretine ilişkin belge sunulmadığı gerekçesiyle başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulüne, 89.017,54 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Sompo Sigorta A.Ş'den alınarak başvuru sahibine verilmesine, fazlaya ilişkin 22.254,39 TL talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2021.E.101177 sayılı dosyada alınan ve kesinleşen kusur raporuna göre karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın içtihatlara uygun olduğu, davacının yaralanması dikkate alınarak müterafik kusur itirazının yerinde görülmediği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince tahsiline karar verilen tutar nazara alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30/17. maddesi ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti yargılamasında ve başvuru aşamasında temlikten vazgeçme ile ilgili bir beyan bulunmaması karşısında verilen kararda isabetsizlik görülmediği, itiraz aşamasında sunulan ve yetkili kişi tarafından düzenlenerek imzalandığı anlaşılmayan her zaman üretilebilecek bir belge olduğundan sunulan belgeye itibar edilmediği gerekçesiyle Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 18.08.2022-K-2022/202105 sayılı kararına karşı başvuru sahibi vekilinin itirazının reddine, Sompo Sigorta A.Ş vekilinin yapmış olduğu itirazların kısmen kabulüne, itiraza konu kararın 5. Karar bölümü 3. maddesindeki "12.372,28 TL vekalet ücretinin" ibaresinin "5.100,00 TL vekalet ücretinin" şeklinde düzeltilmesine ve kararın bu şekilde infazına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, aksi kanaat halinde hem Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazın görmezden gelindiğini, savunma haklarının kısıtlandığını, bilirkişi tarafından progresif rant hesap yöntemine göre alınan hesap raporunun hükme esas alınmayacağını, tazminat hesabında Genel Şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınmasını talep ettiklerini, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, başvuranın kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giyip giymediğinin tespiti ile giymediğinin tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ile rapor ücreti talebine ilişkindir. 1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir. MÖHUK’un 48. maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır. Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17. maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup hakem heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Kanun’un 48. maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 212b557c1dea448a e148376a3c54f3b0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı