4. Hukuk Dairesi 2023/5673 E. , 2025/3551 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/851 Değişik İş, 2022/840 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin 14.09.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 1.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve geçici iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 265.492,32 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı ve tedavi gideri bakımından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, hesaplamalarda net asgari ücretin esas alınmasını, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davacının kask ve koruyucu kıyafet kullanmadığı sabit olduğundan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, savcılık aşamasında uzlaşmanın tespiti halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT'de belirtilen vekalet ücretinin 1/5'i tutarında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne ve 265.492,32 TL'nin 13.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin avukatlık ücretine ilişkin itirazının kabulü ile, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının avukatlık ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, maluliyet raporundaki oran ile medikal rapordaki oran arasında fahiş fark bulunduğunu, davacının muhtemel yaşam süresinin hesaplama tarihindeki yaşına göre belirlenmesi gerekirken bilirkişi raporunda davacının kaza tarihindeki yaşına göre hesaplama yapıldığını, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı ve tedavi gideri bakımından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kask takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; kazaya ilişkin kolluk görevlilerince tanzim edilen kaza tespit tutanağında ve soruşturma aşamasında alınan kusur raporunda davalı ... nezdinde sigortalı araç sürücünün asli kusurlu olduğunun davacının kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, Hakem Heyetince kusur yönünden bilirkişi raporu alınmadan soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporundaki kusur durumuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan Sağlık Bakanlığı Kartal .... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 22.06.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmış, Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılayıp karşılamadığı hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı, vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu heyetten, davacının tedavi gördüğü hastaneden ya da ikametgahına en yakın üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.