Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/5461 E., 2025/2112 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5461 E., 2025/2112 K. (10.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5461
Karar No
2025/2112
Karar Tarihi
10.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/5461 E. , 2025/2112 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/145 Değişik İş, 2023/145 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-7598 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/291859 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortaladığı aracın, yaya olan davacıya 22.01.2021 tarihinde çarpması sonucunda yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa yapılan başvuru sonucunda davalı tarafça 21.02.2021 tarihinde 306.241,00 TL ödeme yapılsa da yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL bakıcı gideri ve 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 150,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 123.691,22 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından davalıya 21.02.2022 tarihinde 306.308,78 TL ödeme yapıldığını ve ödeme ile birlikte davalının sorumluluğunun son bulduğunu, davacının ibraname imzaladığını, davaya konu kazanın davacının görevi esnasında meydana geldiğini ve davacının polis olması nedeniyle 2330 sayılı Kanun kapsamında davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, ilgili kurumlara başvuru yapılmamış ise başvuru yapılması için davacıya süre verilmesi gerektiğini, başvurunun reddine karar verilmesi halinde açılacak davanın bekletici mesele yapılması gerektiğinden dosyadan el çekme kararı verilmesi gerektiğini, dava öncesinde davacı tarafça müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davaya konu kazanın aynı zamanda iş kazası niteliğinde olması nedeniyle davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin teminat dışı olması ve SGK'nın sorumluluğunda olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatından ve bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, aksi kanaat halinde hesaplanan bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin faizden sorumlu olmadığını, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne 73.566,54 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.056,99 TL bakıcı gideri ve 43.067,69 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 123.691,22 TL'nin 18.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 19.553,68 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, tazminat hesabının progresif rant yöntemine göre yapılmasının Yargıtay kararları gereği olmasına, davacı tarafa SGK tarafından ödeme yapıldığına dair somut bir delil olmamasına göre buna yönelik itirazların reddine, davacının polis memuru olarak görev yapması nedeniyle çalışamadığı dönemde de maaşını alacak olması nedeniyle geçici iş göremezlik yönünden davalının itirazının kabulüne, davacının ıslah dilekçesiyle 123.691,22 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edildiğinden, taleple bağlılık ilkesi gereğince ve başvuran lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulü ile davacının davasının kısmen kabulü ile 123.691,22 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 123.741,22 TL'nin 18.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu kazanın davacının görevi esnasında meydana geldiğini ve davacının polis olması nedeniyle 2330 sayılı Kanun kapsamında davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, ilgili kurumlara başvuru yapılmamış ise başvuru yapılması için davacıya süre verilmesi gerektiğini, başvurunun reddine karar verilmesi halinde açılacak davanın bekletici mesele yapılması gerektiğinden dosyadan el çekme kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından davalıya 21.02.2022 tarihinde 306.308,78 TL ödeme yapıldığını ve ödeme ile birlikte davalının sorumluluğunun son bulduğunu, bakiye tazminat tutarı belirlenirken müvekkilince yapılan ödemenin rapor tarihine kadar güncelleştirmesi yapılmadan mahsup işlemi yapılmasının hatalı olduğunu, davaya konu kazanın aynı zamanda iş kazası niteliğinde olması nedeniyle davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,65 iskonto yönteminin kullanılması suretiye hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle hesap yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, aktif ve pasif dönem başlangıcına ve bitişine yönelik açık temyiz bulunmamasına, davacı tarafından yapılan ödemenin, ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınması suretiyle davacının talep edebileceği tazminat miktarına göre yeterli olmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacının polis memuru olduğu ve trafik kazasının görevi sırasında gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince, uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle davacıya 2330 sayılı Yasa kapsamında nakdi tazminat ödenip ödenmediği hususunda herhangi bir araştırma yapılmadan hüküm kurulmuştur. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun dahilinde davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmışsa ödenen bedelin neye ilişkin olduğu (maddi-manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı belirtilmesi) araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.02.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Sürekli iş gücü kaybı tazminatının belirlenmesinde, davacının son gelir durumu ile birlikte muhtemel yaşam süresinin ve bu sürenin ne kadarında aktif çalışma hayatının devam edeceği, ne kadarında pasif dönemde bulunacağının tespiti önem arzetmektedir. Çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu; sürekli iş gücü kaybı nedeniyle tazminatın hesabında, pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır. Özel yasaları gereği çalışma süreleri ayrık olarak düzenlenenler dışında kalan kişiler yönünden, aktif- pasif devre ayrımı anılan şekilde yapılmakla birlikte; asker, polis gibi özel yasaları ile çalışma süreleri farklı belirlenen kişiler için sürelerin bu yasalardaki düzenlemelere göre belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda; davacı polis olup, kazadaki yaralanması sonucu iş gücü kaybına uğramıştır. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından hükme esas alınan aktüer raporunda, davacının 60 yaşına kadar çalışacağı ve aktif devresinin devam edeceği; 60 yaşı ile muhtemel bakiye ömür süresi sonu arasındaki dönem için de pasif devrede olacağı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Oysa, yukarıda açıklandığı üzere, kendi özel yasaları gereği daha erken emekli olma (aktif devresi sona erme) imkanı bulunan meslek gruplarından birinde yer alan davacı için, herhangi bir araştırma yapılmadan, 60 yaş sonunun aktif devre sonu olarak kabulü mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle; polis olan ve 60 yaşından önce emekli olma ihtimali bulunan davacının çalıştığı kuruma ve SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak, davacının yaşı ile mesleki kıdemine göre muhtemel emeklilik yaşının kaç olduğunun sorulması; yazı cevabının gelmesinden sonra, bildirilen muhtemel emeklilik yaşı da dikkate alınarak, bildirilen yaşa kadar aktif devre ve bu yaş ile muhtemel ömür sonu arası süre için AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden pasif devre hesabının yapılması için ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerektiğini düşündüğünden sayın çoğunluğun 1. bentteki temyiz itirazlarının reddi kararına katılmıyorum.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı