Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/5253 E., 2025/2534 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5253 E., 2025/2534 K. (17.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5253
Karar No
2025/2534
Karar Tarihi
17.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/5253 E. , 2025/2534 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1042 E., 2022/1043 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-52964 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/215203 İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu araçla, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 28.07.2021 tarihli kazada davacının yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 21.06.2022 tarihli dilekçeyle toplam talebini 156.395,44 TL'ye ve 202.293,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, talebin kısmen kabulü ile 139.206,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvurana ödenmesine, fazlaya ilişkin 63.086,63 TL'nin reddine ve nispi tarifeye göre hesaplanan 21.880,96 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçeisnde; davacının gelir ortalaması alındığında asgari ücretin 1,16 katı çıktığını, hesap raporunda ise asgari ücretin 1,03 katı üzerinden hesaplama yapıldığını, davalıya sigortalı aracın tam kusurlu kabulü gerektiğini, HMK. 107. maddesinde dava değerinin bir kez artırılabileceği belirtilmişse de ıslah hakkının da olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, müterafik kusur sebebiyle tazminattan indirim uygulanması gerektiğini, hesap raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacı vekili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava kısmi dava olarak açıldığından sadece bir kez ıslah dilekçesi verilebilecek olmasına, hesap raporunun mevzuata ve dosya kapsamına uygun olmasına, tazminat miktarının usulüne uygun olarak belirlendiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 28.01.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak davacının vücudunda oluşan yaralanma ve oluşan skarın vücut yüzeyine oranının da belirtilmemiş olmasına göre belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp davalının kazanılmış hakları da dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 106d337660efce63 d84a95ffe5ad4fb5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı