4. Hukuk Dairesi 2023/4924 E. , 2025/7038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1910 E., 2023/63 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı-borçlu ...arasında aktedilen ve diğer davalı-borçlu ...’in müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu 03.05.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve bu sözleşme kapsamında borçlular tarafından düzenlenen 03.05.2017 düzenleme ve 08.03.2018 vade tarihli 3.000.000,00TL bedelli bonodan kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağın davacıya ödenmediğini, borçlular aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı-borçlu ...’ne ödeme emrinin 19.09.2018 tarihinde, davalı-borçlu ...’e ise 20.09.2018 tarihinde tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini, borçluların borca yetecek malvarlığının bulunmadığının haciz sırasında tespit edildiğini, davalı-borçlu ...'nin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 128 ada 3 parsel nolu bağımsız bölümde kayıtlı iki katlı kargir binayı ...’a 22.01.2018 tarihinde, ... ili, ... ilçesi, ... Mh. 128 ada 4 parsel nolu bağımsız bölümde kayıtlı iki katlı kargir binayı ...’a 22.01.2018 tarihinde, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü 124 ada 9 parsel nolu bağımsız bölümde kayıtlı iki katlı betonarme et üretim tesisi, bir katlı karma donmuş muhafaza deposu ve arsasını ...’ya 01.02.2018 tarihinde, Kastamonu ili, Merkez ilçesi, Budamış Mahallesi 236 ada 1 parsel nolu bağımsız bölümde kayıtlı arsa ve bodrumlu tripleks meskeni ...’ya 22.01.2018 tarihinde, davalı-borçlu ...’in Kastamonu ili, Merkez ilçesi ... Mahallesi ... Mevkii, 220 ada 31 parsel nolu bağımsız bölümde kayıtlı betonarme bina ve arsayı ...’na 30.01.2018 tarihinde, ... İli, ... ilçesi ... Mahallesi 1034 ada 47 parsel nolu bağımsız bölümde kayıtlı kargir apartmanı 3 nolu meskeni ...’a 20.01.2018 tarihinde, ... ili, ... ilçesi ... Mahallesi 1034 ada 47 parsel nolu bağımsız bölümde kayıtlı kargir apartmanı 1 nolu meskeni ...’a 20.01.2018 tarihinde, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... Mevkii, 695 ada 5 parsel nolu bağımsız bölümde kayıtlı arsa ve dubleks daireyi ...’e 23.01.2018 tarihinde satarak devrettiklerini öğrendiklerini, davalıların davacıdan mal kaçırmak ve alacaklarını ızrar kastı ile yapılan satış/devir işlemlerinin kötü niyetli ve muvazaalı olduğunu, açıklanan bu nedenlerle, İİK.277. ve devamı maddeleri hükümlerine göre batıl olan satış tasarruflarının iptaline, iptal talebi kabul edilmez ise muvazaa nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı hariç diğer davalılar ile aralarında ne zorunlu ne de ihtiyari dava arkadaşlığının bulunmadığını, dava konusu gayrimenkulleri geleceğe yönelik yatırım amaçlı aldığını, müvekkili ile gayrimenkulleri satın aldığı şirket arasında herhangi bir akrabalık, yakın ilişki ve muvazaalı işlem yapmalarını gerektirecek bir husus olmadığını, birbiri ile ilgisiz ve aralarında hiçbir irtibat bulunmayan davalılar tek esas altında birleştirerek dava açılmasının usulsüz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalıların satın aldığı taşınmaz üzerinde alım işlemi yapılırken herhangi bir şerh ve haciz bulunmadığını, haklarında herhangi bir yasal takip dosyasının bulunmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini istemiştir. 3.Davalılar ... ve...vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu satışı yapılan taşınmazları ticareti döndürmekte zorlandırdıklarını, gerek piyasaya, gerek bankalara olan borçlarını ödemek maksadıyla gayrimenkullerini sattığını, bu satışları mal kaçırmak maksadı ile yapmadıklarını, gayrimenkullerin tamamının ödemelerinin alıcılar tarafından müvekkiline banka aracılığı ile yapıldığını, gelen paralar ile davacı taraf da dahil piyasaya olan borçlarını ödediklerini, müvekkillerinin ne davacıdan ne de diğer davalılardan mal kaçırmadığını, birbiri ile ilgisiz ve aralarında hiçbir irtibat bulunmayan davalılar tek esas altında birleştirerek açılan davanın ve müvekkilinin haksız ihtiyati haciz nedeniyle uğradığı maddi-manevi zararlar için dava hakları saklı kalmak kaydı ile haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; davacı ... ... A.Ş. vekili tarafından davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın, 02.12.2020 tarihli celsesinde işlemden kaldırıldığı, 25.12.2020 tarihinde davacı vekili tarafından yenilendiği, 02.06.2021 tarihli celse de yeniden işlemden kaldırıldığı anlaşılmakla HMK 150/6 maddesi gereğince "işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz, aksi hâlde dava açılmamış sayılır" hükmü gereğince basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın H.M.K.'nun 150/6. maddesi uyarınca 02.06.2021 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince, davanın 2004 sayılı İİK'nin 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu, 2004 sayılı İİK.nın İptal Davalarında Yargılama Usulü Başlıklı 281/1. maddesinde "Mahkeme, iptal davalarını basit yargılama usulü ile görüp hükme bağlar ve bu davalara mütaallik ihtilafları hal ve şartları gözönünde tutarak serbestçe takdir ve halleder." hükmüne yer verildiği, 6100 sayılı HMK'nin basit yargılama usulüne ilişkin 320/4. maddesinde "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." düzenlemesine yer verildiği, somut olayda, davanın 2004 sayılı İİK'nin 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olup davanın Kanun'un 281/1. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi olduğu, davanın 02.12.2020 tarihli duruşmada ilk kez, 02.06.2021 tarihli duruşmada da ikinci kez işlemden kaldırıldığı ve 6100 sayılı HMK'nin 320/4. maddesi uyarınca açılmamış sayılma koşulları gerçekleştiği gözetilerek yazılı şekilde karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde, İİK m.277 ve devamı maddeleri hükümlerine göre batıl olan satış tasarruflarının iptaline, bu talep kabul edilmez ise tasarrufun muvazaa nedeniyle iptaline karar verilmesinin talep edildiğini, davanın terditli olduğunu, bir kez yenilendiğini, muvazaa nedeniyle iptal davasının yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, bu durumda davanın, basit yargılama usulüne göre değerlendirilerek, açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların davacıdan mal kaçırmak ve alacaklarını ızrar kastı ile yapılan satış/devir işlemlerinin kötü niyetli ve muvazaalı olduğu iddiasıyla, İİK.'nun 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali, bu talep kabul görmez ise TBK.'nın 19. maddesine dayalı olarak muvazaalı işlemlerin iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “Hukuki dinlenilme” başlıklı 27. maddesi ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukukî dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerek karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Hak sahibinin kendisi ile ilgili yargılama ve yargılamanın içeriği hakkında tam bir şekilde bilgi sahibi olması sağlanmalıdır. Tarafın bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler yargılamada esas alınamaz. Bilgilenmenin şekli bakımından, hukukî dinlenilme hakkına uygun davranılmalı, ilgilinin bilgilenmesi şeklen değil, gerçek anlamda sağlanmaya çalışılmalıdır. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren hukukî dinlenilme hakkının ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkânı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek, bildirim giderlerini de yatırarak duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. O hâlde duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği, gerekli masrafın karşılanıp karşılanmadığı incelenerek; gelen tarafın bu mazeret dilekçesine karşı beyanına göre, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da yargılamaya devam edilmesine karar verilecektir. Anılan hususların uygulanabilmesi için, her şeyden önce tarafların usulüne uygun davet edilmiş olmaları gerekmektedir. Yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP’ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan 03.04.2012 tarihli ve 28253 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 52. maddesi ile 06.08.2015 tarihinde 29437 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2012 tarihli Yönetmeliği yürürlükten kaldıran Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 212. maddesi gereğince tebligat işlemlerinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu (Tebligat Kanunu) ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fizikî ya da elektronik ortamda yapılacağı düzenlenmiştir. Tebligat Kanunu'nun "Tebligatın yapılması" kenar başlıklı 1. maddesinde elektronik ortam da dâhil tüm tebligatların bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılacağı; "Tebligatın memur vasıtasıyla yapılması" kenar başlıklı 2. maddesinde ise özel hüküm bulunması hâlinde tebligatın kendi memurları veya mahalli mülkiye amirinin emriyle zabıta vasıtasıyla yaptırılacağı kabul edilmiştir. Tebligat Kanunu anlamında elektronik tebligat, PTT tarafından kurulan ve işletilen UETS’den (Ulasal Elektronik Tebligat Sistemi) alınan elektronik tebligat adresine, tebligat yapabilecek mercilerin, tebligatın mevzuatına uygun bir şekilde yapabildiği tebligatı ifade eder. Elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dahil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat Yönetmeliği hükümleri incelendiğinde duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Eldeki davada İlk Derece Mahkemesince 10.03.2021 günlü duruşmada davacı vekilinin vermiş olduğu mazeret dilekçesinin kabul edildiği, davacı vekilinin talebi gibi yeni duruşma gününü UYAP sistemi üzerinden öğrenmesine karar verildiği ancak yukarıda açıklandığı üzere mevzuatımızda bu yönde bir tebligat uygulaması bulunmadığından ve Tebligat Kanunu hükümlerine uygun şekilde yeni duruşma günü davacı tarafa tebliğ edilmeden, 02.06.2021 tarihli celse de davacının davayı takip etmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi, SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 948e1e7fce5221d7 e9d9bca84a65f76a