4. Hukuk Dairesi 2023/4850 E. , 2025/2614 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/85 E., 2023/85 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2023/2387 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/293839 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.03.2021 tarihinde davacı yayaya davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın davacı yayaya çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla, 7.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.000,00 TL geçici bakıcı giderinin telerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, kusur oranının uzman bilirkişi eli ile belirlenmesi gerektiğini, aldıkları medikal firma görüşünde maluliyet oluşmadığının belirlendiğini, maluliyet raporunun iyileşme süreci beklenmeden düzenlendiğini, maluliyet raporunun yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve genel şartlardaki hükümler dikkate alınarak yapılması gerektiğini, geçici bakıcı gideri talebinin sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen 27.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda maluliyet oluşmadığının tespit edilmiş olmasına göre davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 27.10.2022 tarihli maluliyet bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sundukları maluliyet raporunun davacı muayene edilerek, kaza ile maluliyet arasında illiyet kurularak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve maluliyetin sürekli olduğu belirtilerek düzenlendiğini, bu raporun kabul edilmeyerek talebin reddinin yerinde olmadığını, sigorta şirketine bu rapor ile başvuru yapıldığını, başvuru şartının yerine getirildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 27.03.2021 tarihinde meydana gelmiştir. Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan ve davacı tarafından sunulan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalının 10.03.2022 tarihli raporu ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yollamasıyla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ekindeki cetvellere göre davacı için %5 engellik oranı belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince ara kararla aldırılan raporda ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca skar dokusunun boy ve kilo esas alınarak yapılan vücut yüzey alanı hesaplamasına göre vücut yüzeyinin %1'ini geçmediği, söz konusu yönetmelik hükümlerine göre skar dokularının sekel olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiş, davacı bu maluliyet raporuna itiraz etmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu raporlardan ikincisine itibar olunarak hüküm kurulmuştur. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.