4. Hukuk Dairesi 2023/4487 E. , 2025/6917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/54 D.İş, 2023/68 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-58258 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/193052 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.12.2019 tarihinde plakası belirlenemeyen aracın karıştığı trafik kazası neticesinde başvuranın yaralandığını ve malul kaldığını belirterek belirsiz alacak davası olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle taleplerini ıslah ile 156.392,64 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan ödeme ile başkaca sorumluluklarının kalmadığını ve ödemenin güncellenerek düşürülmesi gerektiğini, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, araca ve kazaya ilişkin delil bulunamadığını, kusur durumunun tespit edilmesini, tazminat hesaplamasında % 1,65 teknik faiz kullanılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) ödeme alınıp alınmadığının sorgulanması gerektiğini, avans faize hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının talebinin kabulü ile 156.392,64 TL tazminatın 29.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mevcut kusur raporu, maluliyet raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamalar ile başvuran lehine takdir edilen vekalet ücretinin mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan ödeme ile başkaca sorumluluklarının kalmadığını ve ödemenin güncellenerek düşürülmesi gerektiğini, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, araca ve kazaya ilişkin delil bulunamadığından kararın kaldırılması gerektiğini, kusur durumunun hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasında % 1,65 teknik faiz kullanılması gerektiğini, SGK'dan ödeme alınıp alınmadığının sorgulanması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, başvuran lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini, başvuran tarafın %80 oranında zihinsel engelli olup ailesinin denetim ve gözetim yükümlülüğü altında olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; kazaya dair Kaza Tespit Tutanağının düzenlenmediği, dosya içerisinde bulunan ve hazırlık soruşturması sırasında Cumhuriyet Başsavcılığınca trafik bilirkişisinden alınan kusur raporuyla; firari sürücünün Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 52/1b maddesini ihlal ettiğinden tali kusurlu, davamız davacısının KTK'nın 138 inci maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğunun belirlendiği; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından aldırılan 24.07.2022 tarihli kusur bilirkişi raporu ile de yolda yapım onarım olduğu ve bu yolu üzerinde seyreden plakası tespit edilemeyen faili meçhul araç sürücüsü ile taşıt yolu üzerinde karşıdan karşıya geçiş yapan veya yol üzerinde bulunan yayanın güvenliklerini ön planda tutacak şekilde ve dikkatinde ilerlemedikleri esnada kazanın cereyan ettiği, dolayısıyla her iki yol kullanıcısı sürücü ve yayanın aynı kanunun diğer maddelerinin ihlalleri baz alındığından ötürü, kazanın oluşumunda eşit derecede kusurlu sayılabilecekleri ve yaya ...'ın trafik kazasının oluşumunda %50 (Yüzde Elli) nispetinde kusurlu sayılabileceği, faili meçhul plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün de %50 (Yüzde elli) nispetinde kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, ancak Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu raporlardan ikincisine itibar olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anla��ılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b5b449e622b0089f d1baa99029c3252b