4. Hukuk Dairesi 2023/4406 E. , 2025/1587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1010 D.İş, 2022/1010 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-56748 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/245118 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.10.2020 tarihinde davacının sürücüsü olduğu araç ile kaza tarihinde trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanarak %24 oranında malul kaldığını, ayrıca 75 gün geçici iş göremezliği ve 25 gün bakıcı ihtiyacı oluştuğunu, kaza tespit tutanağıyla karşı aracın asli, davacı sürücünün tali kusurlu bulunduğunu, davalıya yapılan başvurudan sonuç alınamadığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 40.000,00 TL sürekli ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 40.200,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.09.2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle 125.552,95 TL sürekli iş göremezlik, 5.343,35 TL geçici iş göremezlik ve 1.839,38 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam talebini 132.736,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş bir sağlık raporuyla başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, davalıya 16.09.2021 tarihli maluliyet raporu için alınan medikal raporda geçerli yönetmeliğe göre maluliyet oranının %5 olabileceğinin, solunum yetmezliği nedeniyle maluliyet oluşmadığının bildirildiğini, daha sonra davacının sunduğu 07.12.2021 tarihli raporun da aynı yönde olduğunu, davacının müvekkilince sevk edildiği hastaneye rapor almak üzere başvuru yapmadığını, açıklanan nedenlerle usulüne uygun bir başvuru yapıldığından söz edilemeyeceğini, davalının sorumluluğunun kaza tarihinde ZMSS poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusuruyla sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur raporu alınması gerektiğini, öğrenci olan davacının geçici iş göremezlik zararının bulunmadığını, davacının alkollü araç kullanması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüte düşmeyen davalının faizden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan maluliyet raporu ile davalının medikal görüşü arasındaki çelişkinin alınan raporla giderildiği, bu raporda maluliyet oranının %5 olarak belirlendiği ve hükme esas alındığı, alınan kusur raporunda karşı sürücünün %75 ve davacının %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, hesap raporunun hükme esas alındığı, başvuru sahibinin davalı sigorta şirketine eksik evrakları tamamlayarak 15.02.2022 tarihinde başvurmuş olup bu tarihi izleyen 8 iş günü sonunda 26.02.2022 tarihinde temerrüte düştüğünün kabulü gerektiği, aracın hususi olması nedeniyle yasal faiz işletildiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 125.552,95 TL sürekli ve 5.343,35 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.839,38 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 132.735,67 TL maddi tazminatın 26.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 02.09.2022 tarihli raporla maluliyet oranı yönünden tüm tıbbi belgeler incelenerek tespitler yapılmış olup çelişki giderildiğinden gerekçeli ve denetime açık raporun yerinde olduğu, taraf vekillerinin bu rapora yönelik itirazlarının reddine karar verildiği, vekalet ücretine ilişkin hükümde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru sahibinin sunulması elzem olan ve ödeme için yeterli evraklarla usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı, kusur raporunun gerekçeli ve denetime açık olduğu, hesap yönteminin usul ve yasaya uygun olduğu, hesap raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, kazanın iş kazası olduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığı gibi böyle bir iddiada da bulunulmadığı, SGK'dan ödeme varsa araştırılması gerektiğine ilişkin itirazın yeinde olmadığı, geçici bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının yerinde olduğu, davacının 1,28 promil alkollü olduğu ve araç kullanma yeteneğini kaybettiğinin kabulü ile takdiren %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına karar verildiği, bu nedenle reddedilen miktar yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmediği, temerrüt tarihi yönünden sehven yapılan hatanın düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının itirazlarının reddine, davalının itirazlarının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 106.188,00 TL maddi tazminatın 26.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı kuruma usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerektiğini, sigortasız araç sürücüsünün kusur oranına itiraz ettiklerini, hakemce alınan 02.09.2022 tarihli maluliyet raporunu kabul etmediklerini, heyet teşkili sağlanmadığını, zira heyette göğüs hastalıkları uzmanı bulunmadığını, nefes darlığı yani göğüs hastalıklarından kaynaklanıyor olmakla anılan uzmanın da bulunması gerektiğini, raporun güncel muayene yapılmaksızın tıbbi evrak üzerinden düzenlendiğini, hesaplamada % 1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, davacı kaza tarihinde öğrenci olup gelir elde etmediğini, hakemce alınan maluliyet raporunda davacının talep sonucundan fazla belirlenen 90 günlük geçici iş göremezlik süresinin hükme esas alınmasının usule aykırı olduğunu, medikal raporda geçici iş göremezlik süresinin 30 gün olarak belirlendiğini, davacının ise 75 gün geçici iş göremezlik süresi yönünden talepte bulunduğunu, bu süre yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını, talepten fazlaya karar verilemeyeceğini, davacının SGK'dan ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, kaza tarihinde davacının öğrenci olması nedeniyle aktif dönem hesabının 25 yaşından itibaren başlatılması gerektiğini, geçici bakıcı gideri zararının teminat dışı olduğu gibi brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının da doğru olmadığını, davalının temerrüte düşmediğini, faiz talebinin reddi gerektiğini, itirazları kısmen kabul edilmesine karşın itiraz başvuru ücretinin tamamının müvekkili kurum üzerinde bırakılmasının doğru olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 11.10.2020 tarihinde davacının sürücüsü olduğu araçla, trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, başvurunun usulüne uygun yapılmasına, hükme esas alınan 02.09.2022 tarihli raporda yüzde ileri derecede şekil bozukluğu nedeniyle maluliyet oranının %5 olarak belirlendiği, solunum bozukluğundan oran verilmediği, bu rapor esas alınarak hüküm kurulduğu gözetildiğinde raporu oluşturan heyette bulunmayan göğüs hastalıkları uzmanının heyete eklenmesi talebi davacı yararına olup davacının temyiz talebi bulunmamasına, hükme esas alınan %5 oran yönünden ise davalının kabul beyanı bulunmasına, kaza tespit tutanağı ile oluşa ve dosya kapsamına uygun kusur raporunun birbiriyle örtüşmesine, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı gereği yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve 1.8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden uygulanmasının mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-6100 sayılı HMK’nın 26. maddesinde belirtildiği üzere, “Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” Taleple bağlılık ilkesi gereği hâkim, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacaklar ile bağlı olup daha fazlasına hükmedemez. Dosyanın incelenmesinde, davacı vekilinin Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru dilekçesinde başvuruya sunulan 01.09.2021 tarihli maluliyet raporunda belirlendiği üzere davacının 75 gün geçici iş göremezliği bulunduğunu belirterek geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, sürenin değişmesine dair fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğuna yönelik bir talebi bulunmadığ, yargılamada alınan 02.09.2022 tarihli raporda ise geçici iş göremezlik süresinin 90 gün olarak belirlendiği, hesap raporunda 90 gün üzerinden geçici iş göremezlik zararı hesaplanarak hüküm kurulduğu, talep sonucundan fazla belirlenen geçici iş göremezlik süresinin hükme esas alınmasının usule aykırı olduğuna ilişkin davalı vekilinin itirazının ise gerekçe gösterilmeyerek İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği anlaşılmaktadır. Şu hâlde İtiraz Hakem Heyetince; davacının 75 günlük geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebi aşılarak 90 günlük geçici iş göremezlik süresinin hükme esas alınması ve böylece HMK'nın 26. maddesine aykırı şekilde talep aşılarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. 3-Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı taraf vekilleri itirazda bulunmuş; İtiraz Hakem Heyetince, davacının itirazlarının reddi ile itiraz giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalının müterafik kusur indirimi uygulanmasına ve temerrüt tarihine ilişkin itirazları yerinde bulunarak davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile gerekçe belirtilmeksizin "itiraz giderinin itiraz eden üzerinde bırakılmasına" şeklinde hüküm kurulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmesi karşısında, itiraz giderlerinin tamamının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.