4. Hukuk Dairesi 2023/4245 E. , 2025/2067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/130 D.İş, 2023/139 K. SAYISI : 2023/İHK-6429 SAYISI : K-2022/173559 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.12.2020 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanarak %9 oranında malul kaldığını, 45 gün geçici iş göremezliği ve 15 gün bakıcı ihtiyacı oluştuğunu, davalıya bakiye tazminat için yapılan başvuruya cevap verilmediğini, maluliyet oranı için fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.800,00 TL sürekli ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun şekilde başvuru yapılmaması nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, ceza dosyasının getirtilerek uzlaşma olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün herhangi bur kusuru olmadığını, kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, sunulan maluliyet raporunda belirlenen oranının çok yüksek olduğunu, yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinden davalının değil SGK'nın sorumlu olduğunu, SGK hizmet dökümünün dosyaya kazandırılması ve müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağında belirlenen ile sigorta şirketinin %100 kusur oranına dayanarak yaptığı ödeme nazara alınarak kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz bulunduğu, alınan hesap raporunun benimsendiği gerekçesiyle; başvurunun kabulü ile 223.114,94 TL'nin 29.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile KTK m. 111 maddesine göre ödeme tarihindeki veriler üzerinden bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada ödemenin zararı karşılamadığının tespit edildiği, usulüne uygun şekilde davalıya başvuru yapıldığı, hesap yönteminde hata bulunmadığı, dosya kapsamında uzlaşmaya ilişkin bir delil bulunmadığı, bu yöne ilişkin itirazın reddi gerektiği, davalının tam kusuru kabulle ödeme yaptığı ve kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edilmiş olmakla bilirkişiden kusur raporu alınmasına yönelik itirazın yerinde olmadığı, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğu, kaza tespit tutanağına göre davacının kaskının takılı olmadığı, yüz bölgesinde skar izi meydana geldiği anlaşılmakla hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına karar verildiği, tam vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 158.297,01 TL sürekli ve 2.976,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 841,60 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 162.115,37 TL tazminatın 29.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ibraname doğrultusunda başvuran vekiline 76.067,99 TL ödeme yapılarak sorumluluğun kalmadığını, bir yıllık bekleme süresi dolmadan düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, alınan medikal raporda oranın yüksek bulunduğunu, kusur raporu alınmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden SGK'nın sorumlu olduğunu, SGK hizmet dökümünün celbedilmediğini, kask takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren ve ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, tam vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 01.12.2020 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 01.12.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik'in ekinde yer alan "Engel Oranları Cetveli"nin "alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları" başlıklı 3 üncü maddesinde, "....engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; maluliyetin bir kısmını oluşturan ve sağ bacakta atrofiye sebep olan yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği (26.07.2021) tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli'ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün sola dönüş kuralını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu, davacı sürücünün ise kusursuz bulunduğunun belirtildiği, davalının savunmasında kusur raporu alınmasını talep ettiği, ancak İtiraz Hakem Heyetince trafik kazasında tarafların kusur oranları belirlenmeden, kaza tespit tutanağındaki kural ihlallerine ilişkin tespitler esas alınarak ve davalının tam kusura göre ibraname karşılığı ödeme yaptığı gerekçesiyle davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasında alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürülüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3-Bozma sebebine göre ve dosya kapsamı ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda bulunmayan davacının ıslah dilekçesinin, dosyada sadece iki sayfadan ibaret başvuru dilekçesi bulunduğu görülmekle başvuru dilekçesi/başvuru formunun eksiği varsa tamamının, davalının yaptığı kısmi ödemeye ilişkin tüm belgelerin İtiraz Hakem Heyetince dosya kapsamına alınması gerektiğinden davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1-Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2-Yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3106974932372de3 58f720049ebc3e96 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/4245 E. , 2025/2067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/130 D.İş, 2023/139 K. SAYISI : 2023/İHK-6429 SAYISI : K-2022/173559 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.12.2020 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanarak %9 oranında malul kaldığını, 45 gün geçici iş göremezliği ve 15 gün bakıcı ihtiyacı oluştuğunu, davalıya bakiye tazminat için yapılan başvuruya cevap verilmediğini, maluliyet oranı için fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.800,00 TL sürekli ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun şekilde başvuru yapılmaması nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, ceza dosyasının getirtilerek uzlaşma olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün herhangi bur kusuru olmadığını, kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, sunulan maluliyet raporunda belirlenen oranının çok yüksek olduğunu, yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinden davalının değil SGK'nın sorumlu olduğunu, SGK hizmet dökümünün dosyaya kazandırılması ve müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağında belirlenen ile sigorta şirketinin %100 kusur oranına dayanarak yaptığı ödeme nazara alınarak kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz bulunduğu, alınan hesap raporunun benimsendiği gerekçesiyle; başvurunun kabulü ile 223.114,94 TL'nin 29.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile KTK m. 111 maddesine göre ödeme tarihindeki veriler üzerinden bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada ödemenin zararı karşılamadığının tespit edildiği, usulüne uygun şekilde davalıya başvuru yapıldığı, hesap yönteminde hata bulunmadığı, dosya kapsamında uzlaşmaya ilişkin bir delil bulunmadığı, bu yöne ilişkin itirazın reddi gerektiği, davalının tam kusuru kabulle ödeme yaptığı ve kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edilmiş olmakla bilirkişiden kusur raporu alınmasına yönelik itirazın yerinde olmadığı, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğu, kaza tespit tutanağına göre davacının kaskının takılı olmadığı, yüz bölgesinde skar izi meydana geldiği anlaşılmakla hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına karar verildiği, tam vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 158.297,01 TL sürekli ve 2.976,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 841,60 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 162.115,37 TL tazminatın 29.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ibraname doğrultusunda başvuran vekiline 76.067,99 TL ödeme yapılarak sorumluluğun kalmadığını, bir yıllık bekleme süresi dolmadan düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, alınan medikal raporda oranın yüksek bulunduğunu, kusur raporu alınmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden SGK'nın sorumlu olduğunu, SGK hizmet dökümünün celbedilmediğini, kask takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren ve ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, tam vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 01.12.2020 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 01.12.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik'in ekinde yer alan "Engel Oranları Cetveli"nin "alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları" başlıklı 3 üncü maddesinde, "....engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; maluliyetin bir kısmını oluşturan ve sağ bacakta atrofiye sebep olan yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği (26.07.2021) tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli'ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün sola dönüş kuralını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu, davacı sürücünün ise kusursuz bulunduğunun belirtildiği, davalının savunmasında kusur raporu alınmasını talep ettiği, ancak İtiraz Hakem Heyetince trafik kazasında tarafların kusur oranları belirlenmeden, kaza tespit tutanağındaki kural ihlallerine ilişkin tespitler esas alınarak ve davalının tam kusura göre ibraname karşılığı ödeme yaptığı gerekçesiyle davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasında alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürülüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3-Bozma sebebine göre ve dosya kapsamı ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda bulunmayan davacının ıslah dilekçesinin, dosyada sadece iki sayfadan ibaret başvuru dilekçesi bulunduğu görülmekle başvuru dilekçesi/başvuru formunun eksiği varsa tamamının, davalının yaptığı kısmi ödemeye ilişkin tüm belgelerin İtiraz Hakem Heyetince dosya kapsamına alınması gerektiğinden davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1-Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2-Yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3106974932372de3 58f720049ebc3e96 ... ...