4. Hukuk Dairesi 2023/4015 E. , 2025/9129 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2084 Esas - 2022/2133 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gediz Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 19.01.2021 SAYISI : 2019/385 Esas - 2021/27 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 05.03.2018 tarihinde konutunda yaşandığı iddia edilen hırsızlık olayı ile ilgili kolluğa ihbarda bulunduğunu, daha sonra eşi ve abisinin Facebook üzerinden gösterdiği fotoğraflardan yola çıkarak müvekkili hakkında kolluğa 08.03.2018 tarihinde şikayette bulunduğunu, müvekkili hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından yürütülen soruşturma aşamasında adli kontrol kararı verildiğini ve ceza yargılamasında hakkında verilen beraat kararının kesinleştiğini, davalının öznel değerlendirmeleri dışında ceza dosyasında bir delil olmadığını, müvekkilinin yüz kızartıcı suç isnadı nedeniyle toplum nezdinde itibarının zedelendiğini, adli kontrol kararı nedeniyle iş bulamadığını, maddi yönden geçimini sağlayamamasına bağlı maddi zarara ve kişilik haklarına saldırıya bağlı da manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 08.03.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığını, şikayet hakkını kullandığını akabinde ceza yargılamasında şikayetinden vazgeçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından yapılan teşhislerde ve verilen ifadelerde ısrarla davacının isminin verildiği ancak buna ilişkin herhangi bir delil veya emare ortaya konulamadığı, şikayetin haksız olduğu, şikayete konu bu iddianın davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu ve davacı yararına bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği ancak SGK kayıtlarına göre davacının adli kontrol kararı verilmeden önce mevcut işinden ayrıldığı ve iş bulamamasının doğrudan haksız şikayetle bağlantısının somut olarak ispatlanamadığı, maddi tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 08.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, davacı hakkında şikayetçi olması için zayıf da olsa emare bulunduğu, davalının şikayetinin gündeme getiriliş biçiminde aşırıya kaçılmadığı, davacıyı zararlandırma kastıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığı, Anayasal şikayet hakkının sınırlarının aşılmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; şikayeti haklı gösterecek bir emare bulunmadığını, gece sokakta gördükleri kişilerin fotoğrafları arasından teşhis yapılarak müvekkili hakkında şikayette bulunulduğunu, hırsızlığın ağır bir isnat olduğunu, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşıldığını, şikayet hakkının kötüye kullanıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalının eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, davacıya zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, maddi ve manevi tazminatın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.