Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/3465 E., 2025/3280 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3465 E., 2025/3280 K. (26.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3465
Karar No
2025/3280
Karar Tarihi
26.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/3465 E. , 2025/3280 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1097 Değişik İş-2022/1097 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/63699 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/231637 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç arasında 07.06.2021 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, davalının eksik ödeme yaptığını beyanla şimdilik 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı giderinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 31.09.2022 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 81.311,01 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 1.412,95 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm zararının karşılandığı 03.02.2022 tarihinde 38.361,00 TL ödeme yapıldığını ve başkaca sorumluluğun kalmadığını, davalının ibra edildiğini, kusur oranında sorumlulukları olduğunu, bu nedenle kusur oranlarının tespitini talep ettiklerini, iyileşme sürecinin tamamlanarak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden maluliyet raporu alınmasını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, emniyet kemeri takılmadığını ve bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, kaza tarihinden itibaren avans faizi talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kısmen kabulü ile 81.311,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.412,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 82.723,96 TL'nin 02.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici bakıcı gideri talebinin ise reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiği ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından usul ekonomisi gereği kusur raporu alınmadan sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacının tüm zararının karşılanmadığı, maluliyet raporuna itiraz edildiği, skar nedeni ile davacının %5 oranında maluliyeti olduğunun tespit edildiği ancak raporda tanımlanan (vücut yüzeyinin %1-9'unu kapsayan) skarlar 1,5 cm, 2 cm ve 2 cm ölçülerde 3 farklı noktada bulunduğu, Türkiye'de yaşayan yetişkin bir erkek ortalama boyu 172,6 cm² ve ağırlığı 75,8 kg ve vücut yüzeyinin DuBois formülüne göre 1,89 m² (18.900 cm²) ve bu vücudun %1'inin de 189 cm² olduğu, başvuru sahibinde bulunan skarların yüzölçümünün 3 cm² olduğundan bu skarların vücut yüzeyinin %1'i olan 189 cm² nin çok altında olduğu, başvuru sahibinin raporunun çok açık bir matematiksel çelişki içerdiği anlaşılmakta olup başvuru sahibi açısından verilen %5 engel oranının hatalı olduğu, sigorta kuruluşu tarafından başvuru sahibinin engel oranı %3 olarak kabul edilerek belli bir miktar tazminat ödemesi yapılmış olduğundan başvuru sahibinin engel oranının %3 olarak kabul edilerek tazminat hesabı yapılması gerektiği, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre alındığı ve usule uygun olduğu, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılması talebinin reddi gerektiği, davacı lehine maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğu, resen yapılan işlem ile %3 maluliyet oranı, %75 kusur oranı üzerinden yapılan ödemeninde tenzili neticesinde bakiye 32.707,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.412,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı alacağı bulunduğu gerekçesi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 32.707,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.412,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 34.120,80 TL tazminatın 17.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun doğru kabul edilmesine rağmen oranın değiştirilmesinin hatalı olduğu, aktüerya raporu alınmadan resen hesaplama yapıldığı, aleyhe vekalet ücreti verilmesini kabul etmedikleri gerekçeleri ile kararın bozulmasının talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ödeme yaptıklarını ve sorumluluklarının kalmadığını, kusur raporu alınmamasının hatalı olduğu, maluliyet oranını kabul etmedikleri, hesaplama yönteminin hatalı olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı ve rapor ücretinden sorumlu olmadıkları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödemenin tespiti, koruyucu tertibat kullanılmadığı bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, temerrüte düşmedikleri gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 07.06.2021 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı tarafından yapılan ödemenin yeterli olmadığının anlaşılmasına, hesaplama yönteminin usul ve yasaya uygun olmasına, davalının ödeme yaptığı tarihte temerrüte düşmüş olması ancak davalı lehine olacak şekilde temerrüt tarihi belirlenmiş olmasına, aleyhe hüküm kurulması halinde davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin yerinde olmasına göre davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan Balıkesir Üniversitesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 22.08.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince ise ortalama vücut yüzeyinin %1-9 arasını kaplayan yara izinin 189 cm² olacağı oysa davacıda, 1,5 cm², 2 cm² ve 2 cm² olmak üzere 3 farklı noktada skar bulunduğu ve bununda ancak %3 oranında sürekli iş göremezlik oranına tekabül edeceğinin kabulü ile resen hesaplama yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak maluliyet oranının belirlenmesi uzmanlık gerektiren bir konu olup bu konuda uzmanlığı olmayan hakem heyetince resen belirleme yapılması hatalıdır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı tarafından itiraz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının dosya arasında bulunduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün şeride tecavüz etmesi nedeni ile 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunu 84/1-g maddesinin ihlal etiği, davacının ise 52/1-a maddesini ihlal ettiği belirtilmiş; hakem heyetince davalının kazada %75 oranında kusuru bulunduğu kabulü ile hesap raporu alınarak karar verilmiştir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 666ace1ec8d35ab1 995fd00ea34ebe47 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/3465 E. , 2025/3280 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1097 Değişik İş-2022/1097 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/63699 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/231637 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç arasında 07.06.2021 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, davalının eksik ödeme yaptığını beyanla şimdilik 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı giderinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 31.09.2022 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 81.311,01 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 1.412,95 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm zararının karşılandığı 03.02.2022 tarihinde 38.361,00 TL ödeme yapıldığını ve başkaca sorumluluğun kalmadığını, davalının ibra edildiğini, kusur oranında sorumlulukları olduğunu, bu nedenle kusur oranlarının tespitini talep ettiklerini, iyileşme sürecinin tamamlanarak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden maluliyet raporu alınmasını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, emniyet kemeri takılmadığını ve bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, kaza tarihinden itibaren avans faizi talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kısmen kabulü ile 81.311,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.412,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 82.723,96 TL'nin 02.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici bakıcı gideri talebinin ise reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiği ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından usul ekonomisi gereği kusur raporu alınmadan sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacının tüm zararının karşılanmadığı, maluliyet raporuna itiraz edildiği, skar nedeni ile davacının %5 oranında maluliyeti olduğunun tespit edildiği ancak raporda tanımlanan (vücut yüzeyinin %1-9'unu kapsayan) skarlar 1,5 cm, 2 cm ve 2 cm ölçülerde 3 farklı noktada bulunduğu, Türkiye'de yaşayan yetişkin bir erkek ortalama boyu 172,6 cm² ve ağırlığı 75,8 kg ve vücut yüzeyinin DuBois formülüne göre 1,89 m² (18.900 cm²) ve bu vücudun %1'inin de 189 cm² olduğu, başvuru sahibinde bulunan skarların yüzölçümünün 3 cm² olduğundan bu skarların vücut yüzeyinin %1'i olan 189 cm² nin çok altında olduğu, başvuru sahibinin raporunun çok açık bir matematiksel çelişki içerdiği anlaşılmakta olup başvuru sahibi açısından verilen %5 engel oranının hatalı olduğu, sigorta kuruluşu tarafından başvuru sahibinin engel oranı %3 olarak kabul edilerek belli bir miktar tazminat ödemesi yapılmış olduğundan başvuru sahibinin engel oranının %3 olarak kabul edilerek tazminat hesabı yapılması gerektiği, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre alındığı ve usule uygun olduğu, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılması talebinin reddi gerektiği, davacı lehine maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğu, resen yapılan işlem ile %3 maluliyet oranı, %75 kusur oranı üzerinden yapılan ödemeninde tenzili neticesinde bakiye 32.707,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.412,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı alacağı bulunduğu gerekçesi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 32.707,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.412,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 34.120,80 TL tazminatın 17.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun doğru kabul edilmesine rağmen oranın değiştirilmesinin hatalı olduğu, aktüerya raporu alınmadan resen hesaplama yapıldığı, aleyhe vekalet ücreti verilmesini kabul etmedikleri gerekçeleri ile kararın bozulmasının talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ödeme yaptıklarını ve sorumluluklarının kalmadığını, kusur raporu alınmamasının hatalı olduğu, maluliyet oranını kabul etmedikleri, hesaplama yönteminin hatalı olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı ve rapor ücretinden sorumlu olmadıkları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödemenin tespiti, koruyucu tertibat kullanılmadığı bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, temerrüte düşmedikleri gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 07.06.2021 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı tarafından yapılan ödemenin yeterli olmadığının anlaşılmasına, hesaplama yönteminin usul ve yasaya uygun olmasına, davalının ödeme yaptığı tarihte temerrüte düşmüş olması ancak davalı lehine olacak şekilde temerrüt tarihi belirlenmiş olmasına, aleyhe hüküm kurulması halinde davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin yerinde olmasına göre davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan Balıkesir Üniversitesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 22.08.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince ise ortalama vücut yüzeyinin %1-9 arasını kaplayan yara izinin 189 cm² olacağı oysa davacıda, 1,5 cm², 2 cm² ve 2 cm² olmak üzere 3 farklı noktada skar bulunduğu ve bununda ancak %3 oranında sürekli iş göremezlik oranına tekabül edeceğinin kabulü ile resen hesaplama yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak maluliyet oranının belirlenmesi uzmanlık gerektiren bir konu olup bu konuda uzmanlığı olmayan hakem heyetince resen belirleme yapılması hatalıdır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı tarafından itiraz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının dosya arasında bulunduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün şeride tecavüz etmesi nedeni ile 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunu 84/1-g maddesinin ihlal etiği, davacının ise 52/1-a maddesini ihlal ettiği belirtilmiş; hakem heyetince davalının kazada %75 oranında kusuru bulunduğu kabulü ile hesap raporu alınarak karar verilmiştir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 666ace1ec8d35ab1 995fd00ea34ebe47 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı