Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/3451 E., 2025/2294 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3451 E., 2025/2294 K. (12.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3451
Karar No
2025/2294
Karar Tarihi
12.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/3451 E. , 2025/2294 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/979 E., 2022/985 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/41977 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/144517 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; sürücü olan müvekkili ile davalıya trafik sigortalı araç sürücüsü arasında 20.05.2014 tarihinde meydana gelen kazada davacının malul kaldığını belirtip belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatını 23.12.2019 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan talep etmiş, 15.01.2022 tarihli dilekçe ile talebini 82.793,78 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ceza dosyası kapsamında uzlaşması nedeni ile davanın feragat nedeni ile reddini talep ettiklerini, maluliyet raporunu ve faiz talebini kabul etmediklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 82.793,78 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflardan uzlaşmaya dair evrakların talep edildiği, davalı ceza yargılamasında taraf olmadığından ellerinde belgelerin bulunmadığını beyan ettiği, başvuranın ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/130648 Soruşturma 2014/84673 Karar no.lu dosyası kapsamında başvuru sahibi ... ile kazaya karışan diğer araç sürücüsünün uzlaştığı ve 30.10.2014 tarihli uzlaşma sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğine dair karar evrakı ibraz ettiği fakat uzlaşma raporunu sunmadığı, uzlaşmanın niteliği, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulup tutulmadığının anlaşılamadığı, bu nedenle tekrar gönderilen e-posta ile uzlaşma raporunun istendiği, davacının süre istediği ancak ibraz etmediği, dönüş yapılmadığının bildirilmesi üzerine davacının belgenin temin edilemediğini beyan ettiği, açık beyan karşısında verilen ara kararın yerine getirilmemesi nedeni ile usulden ret kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uzlaşma nedeni ile red kararı verildiği ancak uzlaşma safhasında gerekli bilgilendirmelerin yapılmadığı, maddi haklarından vazgeçmedikleri gerekçeleri ile kararın bozulmasının talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 20.05.2014 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Davacı 20.05.2014 tarihli kaza nedeni ile malul kaldığı beyanı ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, davalı vekili ise davacı ve sigortalı araç sürücüsünün savcılık aşamasında uzlaşmış olmaları nedeni ile davanın reddi talep edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından talebin kabulüne karar verilirken, davalının karara yaptığı itiraz neticesinde İtiraz Hakem Heyeti tarafından süre verilmesine rağmen uzlaşma raporunun sunulmaması nedeni ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalıdır. Dava konusu kazaya ilişkin olarak yürütülen soruşturmada davacı ile davalıya sigortalı araç sürücüsü arasında uzlaşma sağlanmış, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/130648 Soruşturma no ve 2014/84673 karar numarası ile uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. CMK'nın 253/19. maddesi uyarınca uzlaşmanın sağlanması hâlinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağına dair kural, Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43-141 E-K. sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Kararın gerekçesinde Mahkeme, şu tespitlere yer vermiştir: "Suç teşkil eden fiil nedeniyle uğranılan zararın uzlaşma süreci içinde bilinmesinin her durumda mümkün olmayacağı, özellikle maluliyet oranı gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulan hâllerde uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesinin güçleşeceği açıktır. Başka bir ifadeyle taraflara uzlaşmanın sağlanmasının sonuçları hakkında bilgi verilmesi öngörülmüş ise de teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma görüşmeleri esnasında belirlenmesi mümkün olmayabilir. Buna göre ilgililerin uzlaşmanın sağlanması durumunda edimi aşan ve tazminat davasına konu edilemeyecek zarara ilişkin her durumda eksiksiz ve doğru bilgiye sahip olabilecekleri söylenemez.". Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle CMK'nın 253. maddesinin 19. fıkrasının beşinci cümlesinin başına “Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;" ibaresi eklenmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile anılan yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde bahse konu hukuki süreç sonrasında uzlaşma hâlinde tazminat davası açılamayacağına ilişkin Dairemizin yerleşik uygulamasından dönülmesi zorunluluğu doğmuştur. Gerek Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi, gerekse yeni yasal düzenleme ile getirilen istisna hükmü uyarınca somut olaydaki gibi bedensel zararlar söz konusu olduğunda maluliyet raporu ve aktüer hesabı incelemesi gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulacağından, dava konusu eylemle ilgili olayın hemen akabinde ve soruşturmanın başında işletilen uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesi her zaman mümkün olamayacaktır. Bu aşamada, teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma anında tespit edilmesi mümkün olmadığından bu konuda araştırma yapılarak bir sonuca varılması gerekmektedir. Nitekim davacı taraf eldeki davayı açarken 07.09.2021 tarihli Balıkesir Üniversitesi Adli Tıp Polikliniği tarafından tanzim edilen rapora göre kazadan kaynaklı olarak maluliyetinin oluştuğunu iddia etmektedir. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince; a) Uzlaşma sürecinde zararın kesin olarak belirlenip belirlenmediği veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan bir zarar olup olmadığı belirlenmeli, b) Zararın kesin olarak belirlenmesinden sonra uzlaşma yapılmış veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan bir zarar yoksa CMK'nın 253/19. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmeli, c) Zararın kesin olarak belirlenmesi mümkün değil veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan bir zarar söz konusu ise davanın esası incelenmelidir. d) Davanın esasının incelenmesi durumunda uzlaşmanın edimli olup olmadığının belirlenerek uzlaşma sürecinde ödenen edimin hangi zarar kalemine ilişkin olduğu da belirlenerek o zarar kalemine ilişkin hesaplanacak tazminattan güncellenerek mahsup edilerek bir karar verilmesi gerekirken uzlaşma raporunun davacı tarafından verilen kesin süre içinde ibraz edilmemesi gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından savcılık evrakları getirtilerek uzlaşmanın edim karşılığı yapılıp yapılmadığı, edim karşılığı yapılmış ise gerekirse ek hesap raporu alarak hesaplanacak tazminattan ödenmiş olan miktarın tenzil edilerek sonuca gidilmesi gerekirken verilen ret kararı hatalı olmuştur. Ayrıca karar içeriğinden dosyaya alındığı belirtilen ek aktüerya raporununda dosya içinde olmadığının anlaşılmasına göre söz konusu raporun da dosya içine eklenerek karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine 12.02.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3f14895b1e4bf94f 4762a57a6ac85e24

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı