Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/308 E., 2025/1473 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/308 E., 2025/1473 K. (03.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/308
Karar No
2025/1473
Karar Tarihi
03.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/308 E. , 2025/1473 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1037 D.İş, 2022/1036 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-62155 vekili Avukat Özlem Cemre Aksu SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/191027 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yaya iken davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 27.07.2016 tarihinde çarpması sonucu yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu belirterek HMK.'nın 107. maddesi kapsamında fazlaya dair hakları saklı kalarak 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 244.427,68 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıda oluştuğu iddia edilen maluliyetle kaza arasında illiet bağı olduğunun ispatlanması gerektiğini, şirketin sorumluluğunun teminat limitleri ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak talebin kabulü ile 244.427,68 TL tazminatın 22.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline ve nispi tarifeye göre hesaplanan 25.559,94 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, arazın kaza ile illiyet bağı bulunmadığını, maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespiti gerektiğini, bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranının hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurunun olduğunu, kusur bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarının çeliştiğini, bilirkişi raporundaki tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak resmi görevliler tarafından düzenlenen 27.07.2026 tarihli kaza tespit tutanağında; kaza yerinde yapılan incelemede davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsü Muammer Uysal'ın tali kusurlu olduğu, davacı yayanın ise asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 07.07.2022 tarihli kusur bilirkişi raporunda ise davacı yayanın gereken dikkat ve özeni gösterdiği, yaya geçidi olmadığından kavşak başından karşıya geçtiği, kazanın da kavşak mıntıkası üzerinde gerçekleştiği, kazadan kaçınabilme veya önleyebilme durumunun olmadığından kusurunun bulunmadığı; davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsü Muammer Uysal'ın ise kavşağa giriş yaparken aracın hızını azaltmadığı yayayı fark ettiğinde aracnı durdurarak veya geçişini tamamlamak üzere olan yayanın geçişini tamamladıktan sonra seyrine devam etmesi gerekirken sürücünün gereken dikkat ve özeni göstermediği için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 74. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bu durumda, kusur oranları konusunda dosyada birbiriyle çelişkili görüşler bulunmakta olup davalının sorumluluğu ile bu sorumluluğun derecesinin belirlenmesi bakımından, sigortalı araç sürücüsünün kusur tespitinin tereddüde yer bırakmayacak şekilde yapılması gerektiği dikkate alındığında, eksik incelemeyle karar verildiği izahtan uzaktır. Açıklanan nedenler karşısında İtiraz Hakem Heyetince; tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden, tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle, kaza tespit tutanağı, savcılık soruşturma dosyasında alınan kusur raporu ile hükme esas alınan kusur raporu arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararın bozulması gerekmiştir. 3. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda, hükme esas alınan Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 18.11.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının kafa travmasına bağlı beyin kanaması ile birlikte epilepsi riski arızasının "nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar" kapsamında sürekli iş göremezlik oranının %5 olduğu; vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının da %5 olduğu ve Balthazard hesaplama tablosuna göre toplam sürekli iş göremezlik oranının %10 olduğu mütalaa edilmiştir. Dosya içerinde bulunan davacının vasisi de olan babasına ait kolluk ifadesinde ise; oğlunun 1 yaşından beri epilepsi hastası olduğunu, sürekli ilaç kullandığını, okuma yazması olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu raporda her ne kadar epilepsi riski nedeniyle %5 oranında maluliyeti olduğu belirtilmiş ve toplamda %10 oranındaki maluliyete istinaden tazminat hesabı yapılmışsa da raporda davacının geçmişten gelen "epilepsi" rahatsızlığının etkisi ve meydana gelen kaza ile mevcut epilepsi nöbeti geçirme riski arasındaki nedensellik bağının yeterince tartışılarak aydınlatılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluştuğu iddia edilen epilepsi nöbeti geçirme riskinin davacının çocukluğundan beri süregeldiği belirtilen hastalığı ve buna dair tedavi kayıtları da dosyaya kazandırılarak talebe konu trafik kazası ile nedensellik bağının da tartışılması ve sonucuna raporda yer verilmesi gerekir. Ayrıca davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı, vücut yüzeyine oranı da belirtilerek, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde davacıda oluştuğu iddia edilen arazların niteliği de gözetilerek, içerisinde nöroloji ve plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 97840e2309c33332 cb691fbb5e9ace01 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/308 E. , 2025/1473 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1037 D.İş, 2022/1036 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-62155 vekili Avukat Özlem Cemre Aksu SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/191027 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yaya iken davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 27.07.2016 tarihinde çarpması sonucu yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu belirterek HMK.'nın 107. maddesi kapsamında fazlaya dair hakları saklı kalarak 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 244.427,68 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıda oluştuğu iddia edilen maluliyetle kaza arasında illiet bağı olduğunun ispatlanması gerektiğini, şirketin sorumluluğunun teminat limitleri ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak talebin kabulü ile 244.427,68 TL tazminatın 22.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline ve nispi tarifeye göre hesaplanan 25.559,94 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, arazın kaza ile illiyet bağı bulunmadığını, maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespiti gerektiğini, bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranının hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurunun olduğunu, kusur bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarının çeliştiğini, bilirkişi raporundaki tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak resmi görevliler tarafından düzenlenen 27.07.2026 tarihli kaza tespit tutanağında; kaza yerinde yapılan incelemede davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsü Muammer Uysal'ın tali kusurlu olduğu, davacı yayanın ise asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 07.07.2022 tarihli kusur bilirkişi raporunda ise davacı yayanın gereken dikkat ve özeni gösterdiği, yaya geçidi olmadığından kavşak başından karşıya geçtiği, kazanın da kavşak mıntıkası üzerinde gerçekleştiği, kazadan kaçınabilme veya önleyebilme durumunun olmadığından kusurunun bulunmadığı; davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsü Muammer Uysal'ın ise kavşağa giriş yaparken aracın hızını azaltmadığı yayayı fark ettiğinde aracnı durdurarak veya geçişini tamamlamak üzere olan yayanın geçişini tamamladıktan sonra seyrine devam etmesi gerekirken sürücünün gereken dikkat ve özeni göstermediği için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 74. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bu durumda, kusur oranları konusunda dosyada birbiriyle çelişkili görüşler bulunmakta olup davalının sorumluluğu ile bu sorumluluğun derecesinin belirlenmesi bakımından, sigortalı araç sürücüsünün kusur tespitinin tereddüde yer bırakmayacak şekilde yapılması gerektiği dikkate alındığında, eksik incelemeyle karar verildiği izahtan uzaktır. Açıklanan nedenler karşısında İtiraz Hakem Heyetince; tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden, tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle, kaza tespit tutanağı, savcılık soruşturma dosyasında alınan kusur raporu ile hükme esas alınan kusur raporu arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararın bozulması gerekmiştir. 3. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda, hükme esas alınan Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 18.11.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının kafa travmasına bağlı beyin kanaması ile birlikte epilepsi riski arızasının "nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar" kapsamında sürekli iş göremezlik oranının %5 olduğu; vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının da %5 olduğu ve Balthazard hesaplama tablosuna göre toplam sürekli iş göremezlik oranının %10 olduğu mütalaa edilmiştir. Dosya içerinde bulunan davacının vasisi de olan babasına ait kolluk ifadesinde ise; oğlunun 1 yaşından beri epilepsi hastası olduğunu, sürekli ilaç kullandığını, okuma yazması olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu raporda her ne kadar epilepsi riski nedeniyle %5 oranında maluliyeti olduğu belirtilmiş ve toplamda %10 oranındaki maluliyete istinaden tazminat hesabı yapılmışsa da raporda davacının geçmişten gelen "epilepsi" rahatsızlığının etkisi ve meydana gelen kaza ile mevcut epilepsi nöbeti geçirme riski arasındaki nedensellik bağının yeterince tartışılarak aydınlatılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluştuğu iddia edilen epilepsi nöbeti geçirme riskinin davacının çocukluğundan beri süregeldiği belirtilen hastalığı ve buna dair tedavi kayıtları da dosyaya kazandırılarak talebe konu trafik kazası ile nedensellik bağının da tartışılması ve sonucuna raporda yer verilmesi gerekir. Ayrıca davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı, vücut yüzeyine oranı da belirtilerek, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde davacıda oluştuğu iddia edilen arazların niteliği de gözetilerek, içerisinde nöroloji ve plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 97840e2309c33332 cb691fbb5e9ace01 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı