Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/2639 E., 2025/1220 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2639 E., 2025/1220 K. (29.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2639
Karar No
2025/1220
Karar Tarihi
29.01.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/2639 E. , 2025/1220 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/38 Değişik İş - 2023/51 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-68457 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/277050 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 30.08.2020 tarihinde karıştığı trafik kazasında, araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, sürekli ve geçici iş göremezliğe uğradığını ayrıca bakıcı gideri talebinde bulunduğunu açıklayarak, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 433.361,47 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusura yönelik tespit yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesap yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan maluliyet raporunun ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre yapılan hesap raporunun uygun ve denetime elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 362.731,00 TL sürekli iş göremezlik, 47.269,00 TL geçici iş göremezlik ve 23.361,47 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 433.361,47 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusura yönelik tespiti kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesap yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. 1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.02.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin yüz bölgesindeki skar izleri nedeniyle %5 oranında olduğu kabul edilmiştir. Hükme esas alınan maluliyet raporu her ne kadar kaza tarihindeki yönetmeliğe göre alınmışsa da yaralanma nedeniyle maluliyet oranı belirlenmesi için ileri derecede skar dokusu bozulması veya vücudun en az %1'ini kapsaması gerektiğine, davacının yaralanması sonucu oluşan yara izinin ömür boyu maluliyete sebep olup olmayacağı hususundaki tespitlerin yeterli olmaması sebebiyle yakın bir üniversite hastanesinden davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun ve temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle içerisinde plastik cerrahın veya dermatoloji uzmanının da bulunduğu heyetten yeni bir rapor alındıktan sonra karar verilmek üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otomobildir. Somut olayda; davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yüzünden yaralandığı ve buna göre davacının emniyet kemeri takmadığı anlaşılmakla, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. (818 sayılı BK’nın 43) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Somut olayda davacı, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanaklarına göre davacı ile davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün arkadaş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, araç sürücüsü ile davacının arkadaş oldukları, bu taşımanın yalnızca davacının yararına yapıldığına dair bir belge ve bilgi bulunmadığı, taşımanın hatır için olduğunun davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle olayda hatır taşıması bulunmadığı yönünde hatalı şekilde değerlendirme yapılmış ise de sürücü ile yolcu olan davacının arkadaş olduğu ve davacı ile sürücünün birlikte düğünden döndükleri gözetilerek olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 29.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı