4. Hukuk Dairesi 2023/1655 E. , 2025/636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1121 D.İş 2022/1121 K SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-65606 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/263443 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 12.01.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 600,00 TL maluliyet raporu için yapılan masrafın gider olarak eklenmesine karar verilmesini talep etmiş, 08.09.2022 tarihli değer arttırım dilekçesiyle talebini 219.902,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 12.716,55 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 232.619,36 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, başvurucunun koruyucu ekipmanlarının olup olmadığının araştırılarak koruyucu ekipmanların olmadığının anlaşılması halinde hesaplanacak tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, başvuran tarafından sunulan sağlık kurulu raporunun Yönetmeliğe uygun olmadığını, başvurunun usulüne uygun olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, başvurucunun söz konusu olaydan dolayı Sosyal Güvenlik Kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranın kullanılması gerektiğini, başvuruya konu ulaşım ve adli tıp rapor masrafına ilişkin taleplerin teminat kapsamı dışında olduğunu, faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 232.619,36 TL sürekli maluliyet tazminatının 07.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden alınıp, başvuru sahibine verilmesine" karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuran davacı tarafından ibraz edilen maluliyet raporunun mevzuata uygun olarak düzenlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince benimsenen kusur durumu raporunda kaza tutanağı, kroki ve olay yeri resimleri ile ifade tutanakları birlikte değerlendirildiği, aktüer bilirkişi raporunun da Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemiyle davacının gelir durumu, sürekli maluliyet oranı ve kusur durumunun dikkate alınarak hazırlandığı; her iki mütalaanın da denetlenebilir, hüküm vermeye elverişli olduğu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin ZMSS teminatının altında olduğu, başvuranın, maluliyete esas yaralanması ile kask takmaması arasında illiyet bağı bulunmadığından, davalının müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin itirazlarının reddi gerektiği, rapor ücretinin davalıdan tahsili yönünde verilen kararda, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediği, sigorta şirketine başvuru tarihi 28.03.2022'den 8 iş günü sonrası olan 08.04.2022 tarihinde sigorta şirketi temerrüde düşmüş olduğundan bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği halde, 07.04.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğu, başvuran lehine AAÜT'nin 17.maddesinin 2.fıkrası ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrası gereğince asliye hukuk mahkemeleri için öngörülen maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak ve kabul/ret miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5'i oranında vekâlet ücretine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin faiz başlangıç tarihi ve vekâlet ücreti dışındaki tüm itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 1 numaralı bendinde yer alan faiz başlangıç tarihinin “ 08.04.2022 “ tarihi olarak, 3 numaralı bendinde yer alan başvuran lehine verilen vekâlet ücretinin ise “9.200,00 TL “ olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretine yönelik tüm düzenlemeler incelendiğinde Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13.maddesindeki düzenlemenin 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 169. maddesine aykırı olduğunu, Kanuna aykırı bu hususun Yönetmelik ile değiştirilemeyeceğini, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te yapılan düzenlemeye göre başvuran yararına hükmedilecek beşte bir oranında vekalet ücretinin yasal dayanağı bulunmadığından taraflar arasında uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararında AAÜT'nin uygulanması gerektiğini, ilam vekalet ücreti yönünden İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu trafik kazasında müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, başvurucunun koruyucu ekipmanlarının olup olmadığının araştırılarak koruyucu ekipmanların olmadığının anlaşılması halinde hesaplanacak tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, başvuran tarafından sunulan sağlık kurulu raporunun Yönetmeliğe uygun olmadığını, medikal raporun dikkate alınmasını talep ettiklerini, başvurunun usulüne uygun olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, başvurucunun söz konusu olaydan dolayı Sosyal Güvenlik Kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, yapılan ödemelerin hesaplanacak tazminat tutarından mahsubu gerektiğini, tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının kullanılması gerektiğini, başvuruya konu ulaşım ve adli tıp rapor masrafına ilişkin taleplerin teminat kapsamı dışında olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete davadan önce usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı için müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, başvurunun usulüne uygun olmasına, kusur raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmiş olmasına, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın doğru olmasına, davacının yaralanma bölgesi dikkate alındığında kask nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının yerinde olmasına, vekalet ücretinde hata bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.