Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/13608 E., 2025/6327 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13608 E., 2025/6327 K. (21.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13608
Karar No
2025/6327
Karar Tarihi
21.04.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/13608 E. , 2025/6327 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/696 D.İş, 2023/698 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-54889 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/283301 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalanan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda 28.06.2019 tarihinde yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 323.195,87 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının ceza dosyasında şikayetçi olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunu kazanın gerçekleştiği tarihteki ZMSS poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kusur durumunun tespiti için rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 323.195,87 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 48.247,42 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, tazminat hesabının progresif rant yöntemine göre yapılmış olmasının Yargıtay kararları gereği olmasına, kusur raporunun kazanın oluş şekline uygun olmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum ve olgunun olmamasına göre buna yönelik itirazlarının reddine ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendindeki 48.247,42 TL vekalet ücreti ibaresinin kaldırılarak 9.650,00 TL vekalet ücreti ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine karar vermiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının ceza dosyasında şikayetçi olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur raporunun hatalı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması ile meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kaza tarihi ile dava tarihi arasındaki geçen süre dikkate alındığından taleplerin zamanaşımına uğramamış olmasına, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılmış olmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum veya olgunun bulunmamasına, ceza yargılamasındaki yalnızca şikayetten vazgeçmeye ilişkin beyanın hukuk yargılamasını etkiler nitelikte olmamasına, temerrüt tarihinin 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesine uygun olarak belirlenmiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Davacı tarafça sunulan ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Kurulu tarafından düzenlenen 02.09.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sağ radius distal fraktürü yaralanmasına bağlı olarak toplamda %8 oranında olduğu kabul edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce alınan ve hükme esas alınan ve üç adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen 21.07.2023 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sağ radius distal fraktürü yaralanmasına bağlı olarak toplamda %8 oranında olduğu kabul edilmiştir. Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde el cerrahı uzmanının olmadığı görülmüş olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle en yakın Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde el cerrahı uzmanının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3-Davaya konu kazaya ilişkin olarak kolluk görevlilerince tutulan kaza tespit tutanağında; davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün yan yana iki devamlı yol çizgisi ile karşı şeride geçmenin yasak olduğu yerden U dönüşü yapmak isterken, kendi şeridinde seyreden davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması suretiyle meydana gelen kazada; davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-c maddesinde düzenlenen trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak yasaktır kuralını ihlal ettiği ve davacının ise kazanın meydana gelmesinde kural ihlalinin bulunmadığı ifade edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, çift taraflı iş bu kazaya ilişkin olarak adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda, davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-c maddesinde düzenlenen trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak yasaktır kuralını ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu ve davacının ise kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı ifade edilmiş ve hakem heyetince bu kusur oranları hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan kusur raporunda kazaya karışan araçların çarpışma noktaları ve davacının kaza öncesindeki hız durumu irdelenmeden kusur durumu tespiti yapılmış olup, kusur raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak tüm deliller değerlendirilmek ve varsa ceza dosyası da getirtilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, çift taraflı trafik kazasında davacının motosiklet sürücüsü olduğu, dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporunda da davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu, bu haliyle kaza tespit tutanağı ve kusur raporunun uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda yeniden kusur raporu alınmasına gerek yoktur. Ayrıca, 28.06.2019 tarihli kaza nedeniyle ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca 5 adli tıp uzmanı, 1 romatoloji ve 1 ortopedi uzmanının bulunduğu heyetten alınan, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı 02.09.2022 tarihli raporun da mevzuata ve usule uygun olduğu, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sağ radius distal fraktürü yaralanmasına bağlı olarak toplamda %8 oranında olduğu kabul edildiği; yine Uyuşmazlık Hakem Heyetince 2 adli tıp uzmanı heyetten alınan 21.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sağ radius distal fraktürü yaralanmasına bağlı olarak toplamda %8 oranında olduğu kabul edildiği, bu haliyle raporların uyumlu olduğu gözetilerek yeniden maluliyet raporu alınmasına da gerek bulunmadığından, sayın çoğunluğun (2) ve (3) numaralı bentlerdeki bozma gerekçesine katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7326abc37b7dd54e bd89ee2c3b80a140

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı