Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/13334 E., 2025/4926 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13334 E., 2025/4926 K. (25.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13334
Karar No
2025/4926
Karar Tarihi
25.03.2025
Konu
Tazminat, Miras

4. Hukuk Dairesi 2023/13334 E. , 2025/4926 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/440 E., 2023/135 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve taraf sıfatı bulunmadığı için temyiz talebinin reddi kararına karşı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekillerinden ...'nın 12.01.2005 tarihinde davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın aşırı hız, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu müvekkiline çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, olay günü ... plakalı İETT otobüsü ile seyahat ederken yabancı uyruklu kişilerin kullandığı jeep marka aracın otobüse arkadan çarparak bütün yolcuların aşağı indiğini, otobüs şoförünün kaza yerinden yaklaşık 50 mt arka taraftan gelen araçları uyarmak için üçgen bir ışıldak koyduğunu, müvekkilinin emniyet şeridi içinde bariyerlere bitişik bir biçimde başka bir kazaya meydan verilmemesi amacıyla elindeki gazeteleri sallayarak gelen araçları uyarmaya çalışırken davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın... plakalı aracın başka bir kaza nedeniyle yavaşlaması üzerine aracın yönünü emniyet şeridine doğru kırdığını, yol kenarında emniyet şeridinde bulunan müvekkiline çarptığını, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün 5/8 oranında asli kusurlu bulunduğunu, ağır vasıta ehliyeti bulunan müvekkilinin 600,00 TL ile maaşlı bir işe başladığını, 5 ay boyunca ...'ın eşinin, refakatçi olarak hastanede kaldığını, müvekkili ...'ın hayatı boyuncu ayağını sağlıklı bir şekilde kullanamayacağını, çocuklarının ve eşinin bu olay nedeniyle psikolojik olarak sarsıldığını belirterek davacı ... için 100.000,00 TL manevi, 200.000,00 TL maddi, eşi ... için 20.000,00 TL manevi, 20.000,00 TL maddi, çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi, 20.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; trafik kazasının müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, kazanın olduğu gün havanın yağışlı ve sisli, yolun kaygan, görüş mesafesinin dar olduğunu, müvekkilinin önünde seyreden aracın kaza mahalline yakın bir mesafede solladığını, belediye otobüsünün yaptığı kazayı görünce ani fren yaptığını, zikzak çizmeye başladığını, müvekkilinin bu arabaya çarpmamak için manevra yatığını ve otobüsten inen yolculardan farklı ve tehlikeli bir yerde bulunan davacıya çarptığını, olay günü tutulan tutanakta müvekkilinin 3/8 kusurlu bulunmasına rağmen, Eyüp 2. Asliye Ceza Mahkemesinde keşif yapılmadan müvekkilinin 5/8 oranında kusurlu bulunduğunu, ceza mahkemesi kararının temyiz edildiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacının eşi ve çocukları için destekten yoksun kalma tazminatı adı altında maddi tazminat talebinde bulunamayacağını, talep edilen tazminat miktarının davacının sebepsiz zenginleştirecek boyutta olduğunu, müvekkilinin aracının davalı İşviçre Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu trafik sigortası kapsamında sigortalı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalılar cevap dilekçesi ibraz etmemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2016 tarih ve 2007/2 Esas 2016/89 sayılı kararı ile; davalı .... Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine, davacılar ..., ..., ...'nın açtıkları maddi tazminat davasının reddine, davacı ... yönünden maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile yaralanma nedeni ile 55.070,98 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ..., ... ve Ergo sigorta A.Ş'den (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, tedavi gideri nedeniyle 33.477,44 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... ve ...'ten alınarak davacı ...'ya ödenmesine, tedavi gideri yönünden sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddine, manevi tazminat yönünden davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... için 30.000,00 TL diğer davacılar Nurseza, Halil İbrahim ve Hilal Nur için ayrı ayrı 7.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 23.06.2020 tarih ve 2018/3879 Esas 2020/3861 Karar sayılı ilamıyla, "1-...özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporlarında belirlenen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, 2-...Somut olayda, karar tarihinden sonra davalı ... davacı yan ile sulh olunduğu, 27.05.2016 tarihli ibraname ve sulh anlaşması gereği maddi tazminat yönünden davadan feragat edildiği görülmüştür. Ödeme borcu sona erdiren sebeplerden olup, sunulan sulh ibranamenin açılan davadaki talepler yönünden etkisinin ne olacağının değerlendirilmesi gerekmekte olup, iddia olunan ödemenin ve ibra keyfiyetinin araştırılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir. 3-...6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler dikkate alındığında; 6111 sayılı Kanun ile KTK'da yapılan değişiklik gereği, trafik sigortacısının sorumluluğunun son bulduğu belgeli tedavi giderleri yönünden, trafik sigorta poliçesi gereği sigortacısına prim ödeyerek sorumluluğunu aktaran araç işleteni ile işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu araç sürücüsünün de sorumluluğunun son bulduğu gözetilmelidir. Bu yönün gözetilmemiş oluşu da eksik inceleme mahiyetindedir. Açıklanan tüm bu maddi ve hukuki vakıalar karşısında mahkemece; yargılamanın devamı sırasında 6111 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği ve tedavi giderleri yönünden SGK Başkanlığı'nın yasal hasım haline geldiği gözetilip SGK Başkanlığı'nın davaya dahil edilmesi için süre verilmesine rağmen davacı tarafça yasal hasım SGK'nun davaya dahil edilmediği gözetilerek; davaya konu edilen tedavi giderlerinden, KTK'nun 98. maddesinde 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik gereği, SGK'nın sorumluluğunda bulunan ve bulunmayan tedavi giderlerinin belirlenmesi için, konusunda uzman doktor bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı, gerekçeli bir rapor alınarak SGK'nın sorumlu olduğu tedavi giderlerinin saptanması; 6111 sayılı Kanun gereği SGK'nın sorumluluğunda olmayan tedavi giderleri ile belgesiz tedavi giderlerinden trafik sigortacısı da dahil olmak üzere tüm davalıların sorumlu tutulması; Kanun gereği SGK'nın sorumluluğu kapsamında olan tedavi giderleri için red kararı verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4-...davacılar için takdir olunan manevi tazminatların bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. " gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla,Yargıtay bozma ilamına uyularak dava konusu ile ilgili olarak SGK'nın sorumluluğunda bulunan tedavi giderlerinin tespiti için dosyanın doktor bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, davacı vekiline SGK'yı davaya dahil etmek üzere süre verilmiş ise de bozma öncesi verilen kesin süre içerisinde SGK'nın davaya dahil edilmediği, bozma ilamında bu hususa değinilmediği gözetilerek SGK'nın dahili davalı sıfatının kaldırılmasına, bozma ilamı sonrası yapılan incelemede SGK'nın sorumluluğunda olmayan tedavi giderinin 15.500,00 TL olduğu anlaşılmış olup maluliyet nedeniyle maddi tazminat talebi bakımından sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sonrası kalan bedelin diğer davalılardan tahsiline dair ve manevi tazminat bakımından da bozma ilamı doğrultusunda davanın, davalı ... yönünden reddine, davalı ... Sigortaya yönelik maddi tazminat talebinin sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacılar ..., ... ve ...'nın maddi tazminat talebinin reddine, davacı ...'nın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile maluliyet nedeniyle 14.436,90 TL tazminatın ve 15.500,00 TL tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ... mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine, 40.634,00 TL bakımından karar verilmesine yer olmadığına, bakiye bedel yönünden reddine, davalı ... bakımından reddine, davalılar ... ve ... mirasçıları bakımından kısmen kabulü ile davacı ... için 25.000,00 TL diğer davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve SGK temyiz isteminde bulunmuştur. Mahkeme 12.09.2023 tarihli kararıyla; 19.01.2022 tarihli celsede davacı vekiline SGK'yı davaya dahil etmek üzere süre verilmiş ise de bozma öncesi verilen kesin süre içerisinde SGK'nın davaya dahil edilmediği, bozma ilamında bu hususa değinilmediği gözetilerek SGK'nın dahili davalı sıfatının kaldırılmasına karar verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının taraf sıfatının dosyada bulunmadığı anlaşılmakla temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde; davacı ...'nın amacının tam aksine trafiği ve kendi can güvenliğini tehlikeye sokacak bu dikkatsiz davranışı sebebiyle kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin kusur durumunun şüphesiz bir şekilde ortaya konulamadığını, ceza davasından celp edilmiş olan ve eksik inceleme ile oluşturulmuş bilirkişi raporunun dikkate alınmasının tamamen usule aykırı olduğunu, maddi ve manevi tazminat istemlerinin sigorta şirketi tarafından karşılanmasına ve bunun yanı sıra tedavi giderleri hususunda ise SGK'nın sorumluluğu devam etmesine rağmen hala yüksek miktarda tazminat bedellerinden münferit olarak sorumlu tutulduklarını, Yargıtay bozma ilamı gereği davaya dahil edilmesi gereken SGK'nın dahili davalı sıfatının kaldırılarak tedavi giderlerine dair sorumluğun sadece müvekkiline yükletilmesinin kanuna aykırı olduğunu, davacı ...'nın SGK ile anlaşması olmayan özel bir hastaneye gitmesinin müvekkile izafe edilebilecek bir kusur olmadığını, SGK'nın davacının tedavi giderlerinin tamamından sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı; mahkemece davacı vekiline SGK'yı davaya dahil etmek üzere süre verilmiş ise de bozma öncesi verilen kesin süre içerisinde SGK'nın davaya dahil edilmediği, bozma ilamında da bu hususa değinilmediği gözetilerek SGK'nın taraf sıfatının dosyada bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinin reddine karar verildiğini, 19.01.2022 tarihli celsede taraf sıfatlarının kaldırıldığını, daha sonra hazırlanan gerekçeli kararda ise Kurumları lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, hatalı şekilde düzenlenen gerekçeli kararı vekalet ücreti yönünden temyiz etmeleri gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe Uyuşmazlık, yaya olan davacının trafik kazası nedeniyle davalı sürücü, malik ve ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1- Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı hakkında temyize konu kararda herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, davada taraf sıfatı bulunmayan ve hakkında hüküm kurulmayan, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında ve delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçesinin temyiz hakkı bulunmadığından REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b2538f187004fb9f 4423736c36ddfbf1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı