4. Hukuk Dairesi 2023/13290 E. , 2025/8068 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/672 E., 2023/674 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.07.2020 tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın yaya konumundaki davacıya çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının yaralandığını, kuruma yapılan başvurudan sonuç alamadıklarını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı giderinin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında dava değerini 412.291,29 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyeti, kusuru, faizi kabul etmediklerini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.291,29 TL geçici bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 412.291,29 TL maddi tazminatın 15.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, buna göre davacının kazada tam kusurlu olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Asliye Ceza Mahkemesince hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun irdelenmediğini, ceza dava dosyasında sürücünün kusurlu bulunduğunu ve mahkumiyetine karar verildiğini, tüm bu belgelerin dava dosyası içine sunulduğunu, İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunun hatalı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yaya olan davacıya, zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın çarpması sonucu, yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri istemine ilişkindir. Dava konusu kazaya ilişkin olarak resmi görevlilerce tanzim edilen kaza tespit tutanağında, kazanın davacının karşıdan karşıya geçmekte iken davalıya sigortalı aracın davacının sağ ayağı üzerinden sol ön lastik kısımları ile geçmesi sonucu gerçekleştiği, davacı yayanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 69/1-c maddesindeki taşıt yolu üzerinden trafiği tehlikeye düşürecek hareketlerde bulunduğu tespiti ile tam kusurlu olduğu, davalıya sigortalı aracın ise kazada kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Savcılık soruşturma dosyasında alınan 05.02.2021 tarihli kusur bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsü ...'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 74/a maddesinde düzenlenen "Görevli bir kişi veya ışıklı trafik işaretleri bulunmayan, ancak başka bir trafik işareti ile belirlenmiş yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken bütün sürücüler araçlarını yavaşlatmak ve bu geçitlerden geçen veya geçmek üzere bulunan kişilere ve öğrencilere ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar." kuralını ihlal ettiği, yaya ...'nın ise kavşak girişinde ilk geçiş hakkının yayalara ait olması nedeniyle, kazada kusurunun bulunmadığı tespiti yapılmıştır. Kazaya ilişkin olarak Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/1000 Esas, 2023/1234 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada alınan 13.02.2023 tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporunda sanık sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında kavşak alanına yaklaşması nedeniyle hızını azaltıp, tedbir alabilecek şekilde seyrini sürdürmeye özen göstermesi ve ilk geçiş hakkını kavşak mahallinden karşıdan karşıya geçmeye çalışan mağdur yayaya vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kavşak mahallinden karşıya geçmeye çalışan mağdur yayaya karşı zamanında etkin tedbir almadan ayağının üzerinden geçmesi sonucu meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu, mağdur yayanın her ne kadar kavşak mahallinden karşıdan karşıya geçiş yapıyor ise de; taşıt yolundaki araçların seyir durumlarını dikkate alıp gerekli ve yeterli kontrollerinin akabinde geçişini gerçekleştirmesi, sanık sürücü idaresindeki araca karşı korunma tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip, kontrolsüzce karşıya geçişi sırasında sanık sürücü idaresindeki otomobilin ayağının üzerinden geçmesine maruz kaldığı olayda, yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin sonuç üzerinde tali etken ve tali kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır. Ceza mahkemesince işbu rapor hükme esas kabul edilerek, sanık sürücü ...'nin taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan mahkumiyetine karar verilmiş, karar istinaf edilmeden 02.04.2024 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki davada Uyuşmazlık Hakem Heyetince Savcılık soruşturma dosyasındaki rapor hükme esas kabul edilerek, davalıya sigortalı aracın %100 kusuruna göre belirlenen tazminata hükmedilmiştir. Davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından kusur raporu alınmadığı, hükme esas alınan Savcılık kusur raporu ile kaza tespit tutanağı arasında çelişki olduğu gerekçesiyle 3 kişilik bilirkişi heyeti oluşturularak çelişkiyi giderecek kusur raporu alınmasına karar verilmiştir. 02.10.2023 ve 20.10.2023 tarihli asıl ve ek bilirkişi raporunda davacı yayanın tam kusurlu olduğu, sürücünün kazada kusurunun bulunmadığı rapor edilmiş, Ceza dosyasında alınan ATK raporu ise irdelenmemiştir. İtiraz Hakem Heyetince işbu rapora itibar edilerek, davacının kazada tam kusurlu olması sebebiyle, davanın reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK’nun 74. maddesine göre hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hakimini bağlamaz. Buna göre, hukuk hakimi kural olarak ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile bağlı değil ise de, kesinleşen maddi olgu ile bağlıdır.(H.G.K. 06.02.2002 gün 2002/19-16, 2002/47 sayılı kararı). TBK 'nın 74 üncü maddesi uyarınca hukuk hakimi ceza hakiminin kusur değerlendirilmesi kararı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıalarla bağlıdır. Bu haliyle, kesinleşen mahkumiyet hükmü göz önünde bulundurulduğunda, davalıya sigortalı araç sürücüsünün olayda kusurlu olduğu kabul edilip tazminat kapsamının belirlenmesi ve sonucuna göre davalı tarafın sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
VI. KARAR Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 964308f50b4e65ef 653cf4fc5d5de2a9