4. Hukuk Dairesi 2023/1315 E. , 2025/1657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/903 Değişik İş-2022/903 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-46490 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/186640 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.08.2019 tarihinde davacının sürücüsü olduğu araç ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sürekli iş göremezlik tazminatı için 5.000,00 TL ve geçici bakıcı için 1.000,00 TL tazminatın başvuru tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 243.601,95 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından sunulan raporun uygun olmadığını, davacının sürüşü sırasında kask takmadığından %20 müterafik kusur indirimi uygulanmasını, bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını ve vekalet ücretinin belirlenecek ücretin 1/5'i oranında olması gerektiğini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 194.881,56 TL'nin 13.12.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıya verilmesine, kalan 48.720,39 TL istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, maluliyet yönetmeliğindeki oranın hatalı alındığını ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirmiştir. B. Gerekçe: Uyuşmazlık;Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın yaptığı kazada sürücü konumunda olan davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 28.08.2018 tarihinde meydana gelmiştir. Kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanma nedeniyle dosyada oluşturulan heyet tarafından düzenlenen maluliyet raporunda toplam maluliyetin % 13 oranında olduğu belirlenmiştir. Davacının çene kırığı sebebiyle maluliyeti oluştuğu, Özel ... Ağız ve Diş Sağlığı Polikliğinden temin edilen raporda tam ısırma pozisyonunda oklüzyon normal, ağız açma hafif sağa deviyasyon olduğu, ağız tam açık durumda iken interinsizyal mesafe 43 mm olduğu, lateral hareketler normal anterior harekette sağa deviyasyon mevcut, çenede sağa kayma arazının yönetmek hükümlerine göre çiğnemede hafif etkilenmede sınıfına girebileceği bu kapsamda davacının %10 nispetinde engel olduğu ve yine heyet tarafından alt dudak altında cilt dokusunda hipopigmente, düzensiz sınırlı yaklaşık 3 cm skar, çene altında orta hatta sakal nedeniyle tam değerlendirilemediği ancak yaklaşık 5 cm çevre cilt dokusuna göre düzensiz skar dokusu olduğu tespiti ile yüz bölgesindeki skar dokusunun sosyal ve psikolojik etkileri dikkate alındığında %3 maluliyet bulunduğu tespitleri yer almaktadır. Şu durumda, davacının yaralanmasına ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına alındıktan sonra muayenesi de yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen çenedeki hareket kısıtlılığı ve yüzdeki sabit iz de değerlendirilerek davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, söz konusu maluliyetin kaza ile illiyet bağının olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde çene cerrahı uzmanı ile plastik cerrah bulunan bir heyetten açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre, davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 08612b2f25b18d8f 7dea686105be8e2e