4. Hukuk Dairesi 2023/13093 E. , 2025/6091 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/593 D. İş, 600 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: 2023/İHK-42589 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 8.050,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazlarının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüyle toplam 299.397,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, kusur durumunun tespitine yönelik rapor alınmadığını, kazanın oluşumunda kaçınılmazlık unsurunun bulunduğunu, yoldaki yağış ve ıslak zeminin kazaya etken olduğunu, maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, hesaplamada hatalı metod kullanıldığını ve ayrıca aktif ve pasif döneme ilişkin ayrım yapılmadığını, faiz türü ve vekalet ücreti konusunda hatalı karar verildiğini, yargılama gideri taleplerinin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğinin aşikar olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe 1. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kayb��nın olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda karara esas alınan maluliyet raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan mesnisküs yırtığına bağlı diz eklem hareket kısıtlılığı nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak belirlenmiş, davalı vekili, davacının davaya konu kazadan önce başka bir kazada da yaralandığını, davacıda oluşan arazların davaya konu kaza ile illiyet bağı olup olmadığının araştırılmasını savunmuş, savunmaları ekinde daha önceki kazaya ilişkin epikriz raporunu ibraz etmiş, Hakem Heyetince davalının savunmaları yönünden araştırma ve inceleme yapılmaksızın rapor karara esas alınarak yazılı olduğu üzere karar verilmiştir. Eksik incelemeyle karar verilemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve güncel muayenesi yapılmak suretiyle, mümkünse yönetmeliğin 6/4 üncü maddesi uyarınca davacının tedavisini yapan hekimin görüşü de alınarak davacının ikametine en yakın yetkili sağlık kurulundan kaza ile illiyetli davacıda sürekli iş göremezlik bulunup bulunmadığı, varsa oranına ilişkin rapor alınıp sonucuna göre karar verilmek üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3. Dosya kapsamından davacının polis memuru olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle davacıya 2330 sayılı Yasa kapsamında nakdi tazminat ödenip ödenmediği hususunda herhangi bir araştırma yapılmadan karar verilmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun dahilinde davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmışsa ödenen bedelin neye ilişkin olduğu (maddi-manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı belirtilmesi) araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir. 4.Sürekli iş gücü kaybı tazminatının belirlenmesinde, davacının son gelir durumu ile birlikte muhtemel yaşam süresinin ve bu sürenin ne kadarında aktif çalışma hayatının devam edeceği, ne kadarında pasif döneme bulunacağının tespiti önem arz etmektedir. Çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu; sürekli iş gücü kaybı nedeniyle tazminatın hesabında, pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği Dairemizin yerleşik içtihatlarındandır. Özel yasaları gereği çalışma süreleri ayrık olarak düzenlenenler dışında kalan kişiler yönünden, aktif-pasif devre ayrımı anılan şekilde yapılmakla birlikte; asker, polis gibi özel yasaları ile çalışma süreleri farklı belirlenen kişiler için sürelerin bu yasalardaki düzenlemelere göre belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre polis memuru olan davacı yönünden pasif döneme ilişkin zarar hesabı yapılırken pasif dönemin 55 yaşında başlayacağının kabulü ile bu yönde kazanılmış haklar korunmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. 5.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1e0e4c9e1448927d 6f111f600d5a3311