Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/1155 E., 2025/1084 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1155 E., 2025/1084 K. (28.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1155
Karar No
2025/1084
Karar Tarihi
28.01.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/1155 E. , 2025/1084 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1093 D. İş, 2022/1119 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-58900 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/246534 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.08.2021 tarihinde meydana gelen kazada davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalının...’si olduğu aracın %100 kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.750,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 226.920,72 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyada ibraname bulunduğunu ve başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, sunulan sağlık kurulu raporunun yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, bir yıllık iyileşme süresinin beklenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, vekalet ücretininin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 187.743,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 33.811,08 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.336,25 TL geçici bakıcı gideri tazminatının 14.04.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada ibraname bulunduğunu ve başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, sunulan sağlık kurulu raporunun yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, bir yıllık iyileşme süresinin beklenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, vekalet ücretininin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşa��ıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, kaza tarihi 06.08.2021 olup dosyaya ibraz edilen...Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 22.03.2022 tarihli raporda maluliyetin Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alt ekstremitede antaljik yürüyüş %8, nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olan %5 olmak üzere toplam %13 olarak belirlendiği belirtilmiştir. Hükme esas alınan rapor her ne kadar kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğe göre alınmışsa da; raporun incelenmesinden nöbet geçirme riski nedeniyle verilen maluliyetle ilgili olarak heyette nörolog bilirkişi bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, söz konusu raporun kaza tarihi olan 06.08.2021 tarihinden 7 ay sonra tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Oysa ki; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik eki cetvellerine göre, alt ekstremite sorunlarında engellilik durumunun kişinin mevcut durumuna göre belirlenmesi gerektiği, kişinin özür durumunun zaman içinde değişebilme ihtimali varsa raporun süreli verilmesi gerektiği, devamlı engelllik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senede düzelme olmadığının tespit edilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen yönetmeliğin eki cetvellerinde belirtilen söz konusu süre beklenmeksizin 7 ay sonra rapor tanzim edilmiştir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı tarafından ibraz edilen 22.03.2022 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere uygun biçimde tanzim edilmeyerek 1 yıllık süre dolmadan raporun alındığı, heyette nörolog bilirkişi bulunmadığı anlaşılmakla, davacının kazadan kaynaklı olarak rahatsızlığının tespiti için tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirilmek üzere içerisinde nörolog bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden (ATK İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp bölümünden) kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, kazadan sonra oluştuğu belirtilen nöbet geçirme riski nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı ve varsa oranının ne olduğu ve maluliyetin davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceği hususlarında, bilirkişi heyetince gerekli görülmesi halinde bizzat muayenesi de yapılarak ayrıntılı, gerekçeli, kaza ile illiyet bağı kuran, denetime elverişli bir rapor alınarak (temyiz eden davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek), sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; hakem heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 28.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9ecdaf4b663d8507 d5051c78e0262717

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı