4. Hukuk Dairesi 2023/11211 E. , 2025/1709 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/188 E., 2022/337 K. Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kamu borçlusu ... hakkında takip yaptığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 04.02.2010 tarihinde davalı ...'a sattığını onun da 16.02.2010 tarihinde davalı ... Zor'a devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.12.2015 tarihli ve 2014/495 Esas, 2015/581 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.09.2020 tarihli ve 2019/1683 Esas, 2020/4912 Karar sayılı ilamı ile; "... Davalı ...’ın davalı borçlu ...’nun 1/5 hissesi için ödemiş olduğu bedel tapuda gösterilen 2.400,00 TL’dir. Taşınmazın bilirkişi tarafından belirtilen gerçek değeri ise yine borçlu ...’nun 1/5 hissesi yönünden 20.160,00 TL olduğundan bedel farkı gerçekleşmiş olur. Bu nedenle; mahkemece bedel farkı bulunması nedeniyle İİK 278/3-2 maddeye göre ve İİK’nın 283/2. maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişi ...’ın dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir..." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... hakkında açılan davanın reddine, 20.160,00 TL tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'nın da taşınmazı düşük bedel ile aldığını ve borçlunun ızrar kastını bildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin taşınmazı raiç bedelden aldığını kararın hatalı olduğunu belirterek, bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa'dan kaynaklanan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143/5.maddesi gereğince davacıdan harç alınmamasına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.